“Dünyada %1,50 oranında gerçekleşen nüfus artış hızıyla birlikte, bu çoğalan nüfusun tahıl ihtiyaçlarını karşılamak oldukça önemli hale gelir. Bu kaçınılmaz nüfus artışı, şu anda insanların beslenme düzeninin ve besin stoğunun %67-80'ini oluşturan tüm hububat ürünlerine yönelik büyük bir talep oluşturacaktır. Tahıl üretimi ise genetik iyileştirmeler ve gelişmiş ekim uygulamaları gibi çeşitli teknolojilerde görülen ilerlemelere bağlı olarak giderek artmaktadır. Ancak uygun olmayan depolama koşulları, yüksek oranda tahıl kaybına neden olur.”
Prashant Pandharinath SAİD, Rama Chandra PRADHAN
Banaras Hindu Üniversitesi, Ziraat Mühendisliği Bölümü, Hindistan
ÖZET
Tahıl üretimi son yıllarda tüm dünyada artış göstermiştir. Günümüzde tahıllar çeşitli gelişmiş yöntemler kullanılarak torbalarda, silolarda, ambarlarda, konteynerlerde ve hatta yerde yığınlar halinde depolanabilir. Bu sistemler, insan yapımı ekosistemler olarak işlev görür; bu durumda depolanan tahılın bozulması ise fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktörler arasındaki etkileşimlerin sonucunda gerçekleşir.
Depolanan tahıllara musallat olan böcekler ve zararlı haşereler de tahıllarda büyük kayıplara yol açar. Feromon kullanımına yönelik yeni bir yaklaşım, kademeli olarak kontrol programlarına entegre edilen uzaktan algılama özellikli elektronik vericilerle böceklerin denetlenmesini konu edinir.
Entegre Haşere Yönetimi programı, böcek kontrolü ve tahıl kalitesinin korunması için haşere denetimini, havalandırmayı, soğutuculu depolamayı, düzenlenmiş veya kontrollü ortamları bir araya getirebilecektir. Bu hususta bir sonraki aşama mevcut bilgileri sentezlemek ve dünyanın değişik bölgelerinde hasat sonrası oluşan tahıl kayıplarını en aza indirmek için yöntemler ortaya koymak olacaktır.
GİRİŞ
Gıda, su ve barınma ihtiyacı, insanlar için en temel gereksinimlerdir. Dünyada %1,50 oranında gerçekleşen nüfus artış hızıyla birlikte, bu çoğalan nüfusun tahıl ihtiyaçlarını karşılamak oldukça önemli hale gelir.
Bu kaçınılmaz nüfus artışı, şu anda insanların beslenme düzeninin ve besin stoğunun %67-80'ini oluşturan tüm hububat ürünlerine yönelik büyük bir talep oluşturacaktır. Tahıl üretimi ise genetik iyileştirmeler ve gelişmiş ekim uygulamaları gibi çeşitli teknolojilerde görülen ilerlemelere bağlı olarak giderek artmaktadır.
Ancak uygun olmayan depolama koşulları, yüksek oranda tahıl kaybına neden olur. Depolama esnasındaki tahıl kaybı, tüm üretimin %10-20’sine eşittir; depolamadaki başlıca kayıplar yetersiz kapasite durumuna, böcek ve haşere istilasına bağlı olarak gerçekleşir.
Dünya Bankası raporuna göre, Hindistan her yıl yaklaşık 12-16 milyon metrik ton tahıl kaybediyor. Tahıl, insanlar için temel tüketim maddesidir. Günlük beslenme düzeninin bir parçası olarak ekonomiyi de büyük ölçüde etkiler. Bu nedenle toplumsal mevcudiyetin ve gelişimin temeli durumundadır.
Bu yüzden de, tahıl üretimi ekonomik ve toplumsal kalkınmanın kilit ögesidir. Buna bağlı olarak, farklı ülkelerden tahıl araştırmacıları gelişmiş bilimsel tahıl depolama teknikleri ve tesisleri üzerine çalışmaktadır. Düzgün depolanan tahıllar, üretilen tahıl miktarıyla aynı kalabilir.
Hindistan her yıl yaklaşık 259.32 milyon ton tahıl üretir (FAO, 2012). Bu üretilen tahılın yaklaşık %60-70 kadarı, çiftçiler tarafından kendi tüketimleri için saklanır. Hintli çiftçiler, bölgede mevcut olan materyallerle sağlanan çeşitli depolama biçimlerini kullanarak tahılları geleneksel yollarla depolamayı tercih etmektedir.
Buna karşılık, büyük çaplı iş yapan çiftçiler tahıllarını Hindistan Gıda Kurumu gibi devlet kurumları tarafından sağlanan depolama tesislerinde saklamaktadır.
Çevresel faktörler, kullanılan depolama biçimi, depolamanın uzunluğu ve amacı, seçilen tahıl depolama yöntemi gibi çeşitli etmenler tahıl tanelerinin yitimine sebep olur. Çevresel faktörler arasında sıcaklık, tahıldaki rutubet miktarı, pH değeri ve nem oranı sayılabilir.
Diğer biyolojik faktörler ise böcekler, haşereler, mikroorganizmalar ve kemirgenlerdir. Depolama sırasındaki kayda değer nitel ve nicel kayıplar da bu biyolojik faktörler nedeniyle oluşur.
Bu makale, farklı depolama uygulamalarını incelemektedir. Bu incelemede, çeşitli yeni geliştirilmiş depolama yapıları, gelişmiş depolama yöntemleri, böcek ve haşere kontrollerindeki gelişmeler ve çeşitli tahıl koruma uygulamaları ele alınmıştır.
TAHIL DEPOLAMA YAPILARINDAKİ GELİŞMELER
Genel bitkisel gıda üretim yüzdesi, çiftlik düzeyinde kalmıştır. Depolama süreci ise çiftliğin boyutu, hektar başına alınan verim, ailenin büyüklüğü, tüketim alışkanlıkları, pazarlama biçimi, işçilik ödeme biçimleri, kredi durumu ve gelecekteki ürün beklentileriyle doğrudan ilgilidir.
Hindistan'da çiftçiler, kendi kullanımları için genellikle bölgeye özgü depolama yapılarını tercih etmektedir. Bu geleneksel saklama biçimlerinde bazı dezavantajlar ve sınırlamalar vardır.
Bu nedenle, depolanan tahıllara daha iyi bir güvenlik imkanı sunmak üzere geleneksel tahıl depolama yapılarında bazı değişiklikler yapılmıştır. PAU teneke, Pusa teneke, kömür katranlı teneke varil ve evde kullanılabilen Hapur tekka, küçük ölçekli depolama için biliminsanları tarafından geliştirilmiş ve sunulmuştur.
PAU teneke, ismini Punjab Ziraat Üniversitesi (Punjab Agricultural University) tarafından geliştirildiği için almıştır. Bu teneke depo, galvanizli metal demir bir yapıdan oluşur. Teneke, 150 ila 1500 kilo arasında değişen orta düzeyde bir kapasiteye sahiptir.
Pusa ambarı, LDPE (düşük yoğunluklu polietilen) sandviç depo olarak da adlandırılır. Söz konusu depolama yapısı çamur veya tuğladan yapılmıştır; bir sandviç misali duvarlar içinde gömülü bir polietilen film bulunur.
Bu gelişmiş ambar yapısında, LDPE tarafından sağlanan iyi yalıtım özellikleri nedeniyle en az düzeyde rutubet geçişi görülmektedir. Kömür katranlı teneke varil (200 kg) Bhopal’deki Ziraat Mühendisliği Merkez Enstitüsü (CIAE) tarafından geliştirilmiştir.
Bu düşük maliyetli teneke depo, çiftçilerin kendi kullanımları için oldukça elverişlidir. Evde kullanılabilen Hapur tekka veya teneke 200-1000 kg arasında değişen bir kapasiteye sahiptir. Galvanizli demir ve/veya alüminyum levhadan imal edilen bu silindir yapının alt tarafında tahılın çıkarılabileceği küçük bir delik bulunur.
Küçük ölçekli depolama yöntemlerine ek olarak, büyük ölçekli depolamaya uygun yapılar da vardır. Hindistan Gıda Kurumu, Merkezi Depolama Kurumu, Devlet Depolama Kurumu, tahıl pazarındaki iştirakçiler ve bazı devlet kuruluşları çiftçilere kiralayabilecekleri depolama tesisleri sunmaktadır. Büyük ölçekli tahıl depolama, Taban üzerine Örtü sistemiyle (Cover and Plinth-CAP) ve silolarda yapılır.
CAP depolama sistemini şöyle açıklamak mümkündür: yerden 14 cm yüksekliğe kadar tuğlalardan bir zemin oluşturulur. Bu tabanın üstüne tahıl torbalarını istifleyebilmek için ahşap kasalar yerleştirilir.
Daha sonra bu yığınlar, yukarıdan ve dört bir yandan 250 mikron LDPE örtülerle kapatılır. Buğday, mısır, nohut, çeltik ve sorgum gibi tahıllar genellikle 6-12 aylık dönemlerde CAP depoda saklanır.
En ekonomik depolama biçimi olan CAP, torbalanmış tahıllar için Hindistan Gıda Kurumu tarafından yaygın olarak kullanılıyor. Bu yapı, 3 haftadan daha kısa bir sürede üretilebilir. Büyük ölçekli depolamalar için ekonomik bir yoldur.
Silolar metal veya betondan yapılır. Beton silolar genellikle metal silolardan ucuzdur. Silolarda tahıllar yığınlar halinde taşıyıcı bantlara boşaltılır ve mekanik bir sistemle birlikte bu depoya taşınır.
Galvaniz silo depolama sistemleri, Avrupa ve Amerika'da tahıl depolama konusunda kanıtlanmış bir bilimsel sistem haline gelmiştir. Bu sistem, rutubet, mantar ve kemirgenler nedeniyle oluşacak zararı sıfıra indirir. ,
Hindistan'da bu sistem özel sektör tarafından 1990'dan beri belirli bir düzeyde kullanılmaktadır; ancak bu kullanım tahılı uzun süre saklamaktan ziyade işleme endüstrisiyle sınırlıdır.
Her bir silonun depolama kapasitesi 25.000 ton civarındadır. Çiftlik iştirakçileri böyle bir sistemi maddi olarak karşılayamaz. Hindistan Gıda Kurumu 26.62 milyon ton kapasiteye sahip en büyük kuruluştur. Yığın halinde depolamanın yararları şunlardır:
1. Düşük maliyet,
2. İşçiliğe daha az gereksinim,
3. Hızlı işleme,
4. Dökülme ve kemirgenler nedeniyle daha az kayıp,
5. Verimli ve etkili buharla dezenfeksiyon işlemi,
6. Daha az alan gereksinimi,
7. Eksiksiz bir havalandırma kontrolü,
8. Tahılı daha uzun müddet saklamak mümkün,
9. Tüm işlemler mekanik hale getirilebilir,
10. Nemli tahılları daha kısa sürelerde depolamak mümkün.
GELİŞMİŞ DEPOLAMA YÖNTEMLERİ
Havalandırma, soğutulmuş depolama, değiştirilmiş atmosferik depolama ve hava geçirmez depolama sistemleri gibi gelişmiş depolama teknolojileri zaten birçok gelişmiş ülkede kullanılmaktadır ve Hindistan da aynı yolu izlemektedir..
Hava geçirmez depolama sistemleri Hindistan’ın köylerinde kullanımda olsa da, bu sistemin bazı modernleştirme çalışmalarıyla uyarlanması büyük holdinglerin de dikkatini çekmiştir. Modern müdahalelerle birlikte sağlanan böcek denetimi ve doz kontrolü, depolama kayıplarını engellemek için alınan önlemlerden bazılarıdır.
TAHIL HAVALANDIRMA
Havalandırma, depolanan tahılların korunmasında yaygın olarak kullanılır. Havalandırma, tahıl dayanıklılığını iyileştirmek üzere bir tahıl yığını için ortamda bulunan uygun kalitedeki havanın veya uygun iklimlendirilmiş havanın basınçla hareket ettirilmesi olarak tanımlanabilir.
Ürünün sıcaklığını azaltmak için kabul edilebilir bir yöntemdir ve fanlar sayesinde mekanik havalandırma kullanılarak yapılır. Bu sistem düşük nemli ortam için uygundur. Ticari ölçekte basınçlı havalandırma tahılları korumak için önemli ve etkili bir rol oynar.
SOĞUK DEPOLAMA
Bu yöntemde, ortam havası soğutulur ve mevcut havalandırma sistemi kullanılarak tahıl yığınlarına ulaştırılır.. Soğutulmuş havalandırma, ortam sıcaklığının çok yüksek olduğu subtropik iklimlerde işlenmemiş havayla sağlanan havalandırmanın böcek kontrolünde başarısız olduğu durumlarda kuru tahılları soğutmak için kullanılır.
Soğuk hava depolama sistemi için yapılacak ilk yatırım nispeten yüksek bir tutar olacaktır; ama rutubeti alınmış hava yöntemiyle birlikte, bu tropikal iklimlerde güvenli ticari depolama için gerekli havalandırma çözümlerini sağlayabilir.
DEĞİŞTİRİLMİŞ ATMOSFER TEKNOLOJİSİ
Çeşitli araştırmacılar, tahılların korunması için farklı atmosfer düzenlemeleri üzerinde çalışmıştır. Hava geçirmez depolama sistemleri, tahıl kalitesini korumak için Hindistan, Güney Amerika (Arjantin) ve Kuzey Afrika’da başarıyla uygulanmaktadır.
Değiştirilmiş atmosfer (MA) ve kontrollü atmosfer (CA) sistemleri, depolanan tahıllara, yağlı tohumlara, işlenmiş ürünlere ve bazı paketli gıdalara saldıran haşereleri kontrol altında tutarken kalıntı bırakan kimyasal dezenfektanların kullanımına alternatif oluşturmaktadır. CA sistemi ayrıca mantar oluşmasını engeller ve ürün kalitesini korur.
HAVA GEÇİRMEZ DEPOLAMA
Hava geçirmez veya kapalı depolama sistemleri "hermetik depolama" ya da “kapalı depolama" olarak adlandırılır. Bu yöntem, solunum metabolizmasıyla birlikte oksijeni (O2) azaltarak ve karbondioksidi (CO2) arttırarak üründe bulunan böcekler ve diğer aerobik organizmaların veya ürünün kendisinin değiştirilmiş atmosfer oluşturmasını mümkün kılar. Canlı organizmaların solunum aktivitesi yaklaşık % 1-2 oksijen ve yaklaşık % 20 karbondioksit içeren bir atmosfer oluşturur .
Hermetik depolama uygulamalarının böcek kontrolündeki başarısı, geleneksel dezenfektanlarla kıyaslanabilir (% 99.9 üzerinde öldürme oranı) ve böcek faaliyeti nedeniyle oluşan zarar en az düzeydedir (15 aylık bir depolama süresi için % 0.15 Ağırlık kaybı).
Düşük O2 ve yüksek CO2 ortamı, böcekleri ve küçük haşereleri öldürür; aerobik mantarların büyümesini engeller. Yüksek CO2 ve azaltılmış O2 seviyeleri genellikle depolanan tahılın kalitesini uzun süre korur.
Tahıllar, yağlı tohum, bakliyat, kakao ve kahve gibi ürünler bu şekilde uzun aylar boyu güvenle saklanabilir ve bu esnada yüksek kalitesini korur, rutubet ve mikotoksin oluşumu engellenir.
BÖCEK VE HAŞERE KONTROL SİSTEMLERİNDEKİ GELİŞMELER
Genellikle kimyasal dezenfektanlar ve temas zehirleri, depolanan ürünlerdeki haşereleri kontrol altında tutmak için kullanılır. Tahıllardaki organik kalıntılar nedeniyle oluşan sağlık sorunları hakkında artan farkındalıkla birlikte, bu kalıntıların tahıl ve çevre üzerindeki olumsuz etkileri kimyasal böcek ilaçlarının kullanımına kısıtlama getirilmesini sağlamıştır.
Bu durum, düzenlemeleri yürüten kurumlar tarafından böcek ilaçlarının kayıt altında tutulmasına yönelik sıkı kısıtlamaların uygulanmasıyla sonuçlandı. Buna ek olarak, pek çok ülkede böcekler bu temas zehirlerine ve genel olarak kullanılan fosfamin gazına bağışıklık geliştirmektedir. Bu meseleleri halletmek için, geleneksel yöntemler yerine biyorasyonel yaklaşım tercih edilmektedir.
Depolanan tahıllarda en sık görülen zararlı canlılar arasında böcekler (Callosobrunchus sp, Trogodermagranarium, Tribolium confusum), buğday bitleri (Acanthoscel idesobtectus), güve (Corcyra cephalonica) ve kemirgenler sayılabilir.
Böcek ve haşere istilasını kontrol altına almak için uygulanan yöntemler önleyici ve iyileştirici olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Önleyici tedavi, böcek saldırısını engellemek için istiladan önce sağlanır. İyileştirici tedavi ise enfekte olmuş stokları kontrol altına almak veya hava geçirmez durumun etkisini azaltmak için dezenfektanlı alüminyum fosfit kullanımını gerektirir.
Kemirgenleri kontrol etmek için, sıçan kafesleri, zehirli yemler ve fareler için ilaçlama kullanılması önerilir. Depolanan ürün böceklerinin, kurutulmuş, depolanmış ve diğer durumlardaki dayanıklı tarım ürünlerine dünya çapında ciddi zararları vardır.
Depolanmış tahıllardaki küresel kayıplar, gelişmiş ülkelerde %10 civarında tahmin edilirken, gelişmekte olan ülkelerde bu rakam %20’lere ve daha da fazlasına ulaşmaktadır. Biyorasyonel yaklaşım, çok etkili böcek öldürücülerin (örneğin, metil bromür) ortadan kalkması, böcek ilacı direnci ve gıdalardaki böcek ilacı artıkları nedeniyle depolanan ürünlerdeki böcek durumunu kontrol altında tutmak için tercih edilmektedir.
Uygun kimyasal böcek ilaçlarının ve biyo-dezenfektan özellikli dozların denetimi ve uygulanması için dünyanın farklı bölgelerinde elektronik denetleme sistemleri geliştirilmekte ve başarıyla uygulanmaktadır.
Sentetik feromonlarla geliştirilen çeşitli tuzaklar, gıda işleme ve depolama tesislerindeki denetim programlarında kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Feromon, birkaç hafta veya ay içinde yavaş yavaş salınabileceği plastik bir yapının içine eklenmiştir.
Sonda şeklinde tuzak veya çukur-koni tuzağı, tahıl yığınlarının yüzeyine veya altına yerleştirilir; feromon kullanımı gerektirmez. Bu tuzaklar, sonda milinin delikleri üstünde yürüyen böcekleri yakalar, sondanın içindeki boşluktan düşmelerini sağlar ve bir huniyle toplama kabına yönlendirir.
Böcekleri denetlemek için yakın zamanda geliştirilmiş bir teknoloji de, böcekleri sayan ve bunu bilgisayara ileten bir elektronik cihazla donatılmış sonda tuzağıdır (Shuman vd., 1996) Deneme için seçilen bir tesiste kabuklu ve kabuksuz fıstıklar için kurulan sonda tuzakları, Tribolium castaneum toplanmasında sondadaki feromon temelli çekici maddelerin varlığının belirgin bir fark yaratmadığını ortaya koymuştur.
Phillips ve diğerleri (2000) yaptıkları çalışmada yığınla depolanmış tahıllarda böcekleri denetlemek üzere oluşturulan araçlarda feromonların ve cezbedici gıda maddelerinin kullanılmaması gerektiğini öne sürmüşlerdir.
Bir ısıtıcı ve vantilatör içeren “speedbox” adındaki özel cihaz, düşük sıcaklıklarda ve daha kısa tedavi sürelerinde kullanılmak üzere geliştirilmiştir. Bu cihazın kullanımı, en sık görülen haşerelerin düşük sıcaklıklarda ve azaltılmış maruziyet sürelerindeki gelişimsel aşamaları üzerinde etkili bir kontrol sağlayarak, fosfamin dezenfeksiyonunu en iyi duruma getirmeye imkan tanır.
Bazı bitki özleri, böcekler için özellikle cezbedicidir; zira memeli olmayan bir hedef için, böceklerin dikkatini çekecek octopaminergic bir reseptör söz konusudur. Çok sayıda aromatik bitkiden elde edilen uçucu yağlar, böcek kontrolü için tahıl tenekelerinde dezenfektan olarak kullanılabilecek etkin yağları ayırt etmek üzere incelenmiştir.
Yazarlar, S. oryzae ve C. maculates türlerine karşı CO2 takviyesiyle laboratuar ve saha koşullarında incelenmiş ve etkili olmuş iki uçucu yağ raporlamıştır. Elde ettikleri sonuçlar, depolanan tahıllara musallat olan böcekleri kontrol altında tutmak için kullanılan toksik fosfamine alternatif olarak bu uçucu bitki özlerinin botanik dezenfektanlar olarak kullanılabileceklerini ortaya koymuştur.
Doğru tahıl işleme, düzenli denetimler ve haşere kontrolü için stratejik planlama, tahıl ürünlerini depolayan her çiftçi için hayati önem taşıyan uygulamalardır.
Uygulanan stratejilerden biri, öncül böcek popülasyonunun baskı altına alınmasını sağlamak ve depolama tenekesindeki fiziksel koşulların önleyici sağlık uygulamalarına bağlı olarak böceklere davetiye çıkarmamasını mümkün kılmaktır (temiz tahılları depolamak, temiz çevre koşullarında böceksiz yapılar kullanmak).
Ayrıca böceklerin çoğalmasını azaltacak şekilde düşük rutubet içeriği (yüzde 12-13) sağlayabilmek için tahılları depoya koymadan önce iyice kurutmak gerekir.
HİJYENİK UYGULAMALAR
Depolama ortamının hijyeni, böcek ve haşerelerin depoyu istila etmesine neden olan en önemli faktördür. Böcek denetimi soğutma yoluyla yapılabilir; uygulanabilir olan her yerde dezenfeksiyon uygulanır. Böcek parazitlerinin ve patojenlerin termal dezenfeksiyonu, yeterli olması halinde geleneksel katkı maddeleriyle birlikte güneş ısısı veya tedavisiyle gerçekleştirilebilir.
Tahıl depolama teçhizatlarının içindeki ve dışındaki hijyen, bu depolardaki böcek istilasını önlemek için etkili ve kârlı bir idari yöntemdir. Bu yaklaşım, tahılları depolamak ve korumak için en temel olan IPM (Birleşik Zararlı Organizma Denetimi) uygulamasıdır.
Başarılı bir hijyen uygulaması, depolanan tahıllardaki etkili bir IPM programının yüzde 80’ini oluşturur. Hasattan ve toplanan tahılları depolamadan önce, biçerdöverleri, gerekli araçları, havalandırma fanlarını ve tahılla temas eden diğer ekipmanları iyice temizlemek gereklidir.
Boş tenekeleri temizleyerek ve depo duvarlarını fırçalayarak tenekelerin içindeki tahılları veya tahıl tozlarını tamamen temizlemek esastır. Depo alanına ve tenekenin dışına dökülen tahılları temizlemek de gerekmektedir.
Saklama tenekelerini dikkatlice kontrol etmek, mevcut herhangi bir boşluğu veya açıklığı bağlamak ve mühürlemek çok önemlidir; zira bu alanlar böcekler ve kemirgenler için olası giriş noktaları olabilir.
DOĞAL TAHIL KORUYUCU OLARAK SPINOSAD
Spinosad, Saccharopolyspora spinosa adlı aktinomiset toprağından fermantasyon yoluyla elde edilen riski azaltılmış bir böcek ilacıdır (Mertz ve Yao, 1993). Spinosad, bir tahıl koruyucu olarak işlev görmekte ve büyük çaplı tahıl ihracatı-ithalatıyla uğraşan ülkelerce belirlenen uluslararası kalıntı toleransı testinden kabul beklemektedir. Spinosad depolanmış tahıllarla ilişkilendirilen ekonomik yönden zararlı böcek ve güve haşerelerini etkili olarak kontrol eder ve ayrıca belirli psocid türlerine karşı da etkilidir.
SONUÇ
Hindistan yıllık yaklaşık 259.32 milyon ton tahıl üretir; ancak üretim sonrası kayıp oranları da oldukça yüksektir. Stokların çoğu çiftçilerin elindedir (%70), geri kalan stok ise kurumsal düzeydedir.
Bilimsel tasarılarda yaşanan gelişmeler ve düşük maliyetli depolama yapılarının ortaya çıkması, çiftçiler ve tüccarlar arasında bir farkındalık yaratmış ve tahılları güvenle saklamanın önemini göstermiştir.
Değiştirilmiş ve geliştirilmiş yapılar, tahıl depolama uzun süreli olarak güvenli ve ekonomik bir yol sağlar. Şu anda gerekli olan, modern verilerle depolama yöntemlerinin geleneksel yollarını güçlendirmek ve büyük çaplı depolama kayıplarını önlemek üzere çiftçilere düşük maliyetli tenekeler gibi ucuz depolama yapıları sağlamaktır.
İnsan sağlığı üzerindeki kalıntısal etkileri nedeniyle, kimyasal böcek ilaçları artık tercih edilmemektedir. Günümüzde esas olan, depolama sistemlerinde hijyenik uygulamaları mümkün kılmaktır.
Böceklerin yayılmasını kontrol altında tutmak için CA veya hermetik depolama ortamı sağlamak da oldukça etkilidir; yığınla depolama sistemi için de uygulanabilir. Böcek nüfusunun takibi ve böcek ilaçlarının kontrollü dozlarla uygulanmasının hassas şekilde denetlenmesi, tahıl güvenliğini ve sağlamlığını sağlamak için alınması gereken önlemlerden bazılarıdır.