BLOG

COVID-19 kısıtlamaları Kazak değirmencileri endişelendiriyor

29 Mayıs 20205 dk okuma

Kazakistan, koronavirüs salgını sırasında iç piyasada arz sıkıntısı meydana gelmemesi için buğday ve un ihracatına bazı geçici kısıtlamalar getirdi. Ancak Kazak değirmenciler bu kısıtlamalardan endişeli. Değirmencilere göre bu kısıtlamalar iç piyasada buğday ve unda arz fazlasına neden olacak. Kazak değirmenciler ayrıca sonbaharda ettikleri zarardan sonra ayakta kalabilmeleri için dış piyasalarda gıda talebinde meydana gelen artışın kendileri için iyi bir fırsat olabileceğini düşünüyor.

Kazakistan, Orta Asya’da büyük bir ulaşım ve lojistik merkezi olarak öne çıkıyor. Ülke, Çin ve Güney Asya’da gelişmekte olan pazarları, Rusya ve Batı Avrupa ile karayolu ve demiryolunun yanı sıra Hazar Denizi üzerinden bağlıyor. Sovyetler Birliği’nden ayrılan son cumhuriyet olan Kazakistan, zengin doğal kaynaklara ve devasa bir ekonomik potansiyele sahip. 2,7 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile dünyanın en geniş 9. ülkesi. Ancak 18,5 milyon nüfusu ile kilometrekareye düşen kişi sayısı en düşük ülkelerden.

Sovyetler Birliği’nin çökmesinden sonra piyasa reformuna giden ve petrol sektörüne büyük yatırımlar yapan Kazakistan, kısa süre içinde hızlı gelişme kaydetti. Ancak hükümetin çeşitlendirme çabalarına rağmen, ülkede ekonomi büyük ölçüde hidrokarbon ihracatına bağımlı durumda. Kazakistan’ın ekonomik büyümesi doğalgaz ve petrol gelirlerine dayanıyor (GSYİH’nin %35’i ve ihracatın %75’i). 2019’da iç piyasada artan talep, ticari harcamalar ve inşaat sektöründeki patlama sayesinde Kazakistan GSYİH’si %4,5’i arttı. IMF’nin tahminlerine göre, 2020 yılında Kazakistan’da GSYİH, COVID-19 salgınından dolayı %2,5 oranında düşecek, ancak önümüzdeki yıl %4,1 oranında büyüyecek.

Geniş ve verimli arazilere sahip olan Kazakistan, tarım alanında büyük bir potansiyele sahip. Tarım sektörü, GSYİH’nin %4,4’ünü oluşturuyor ve toplam istihdamın %14,9’unu sağlıyor. Ülkede yoğun tarım yapılıyor, ancak altyapını eski olmasından dolayı gelişme sınırlı kalıyor. Yetiştirilen ürünlerin yarıdan fazlası tahıllar, yağlı tohumlar ve kabakgiller oluşturuyor. Tarım sektörünün önemli bir kısmını da hayvancılık ve mandıracılık teşkil ediyor. Kazakistan’ın tarım ürünleri bakımından neredeyse kendi kendine yeten bir ülke olduğunu söyleyebiliriz.

Kazakistan, tahıl ve un piyasasında büyük oyunculardan biri. Dünyanın en büyük 10 tahıl ihracatçısı arasında yer alan Kazakistan, 70’ten fazla ülkeye ihracat yapıyor. Başlıca pazarları ise Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Afganistan gibi bölge ülkeleri. Ancak buğday ihracatını artırmayı ve yeni pazarlar bulmayı da hedefliyor. Kazak Tahıl Birliği Başkanı Nurlan Ospanov, Değirmenci Dergisi’ne yaptığı açıklamada, ülkedeki ihracatçıların aktif şekilde yeni pazarlar aradığını ve ürünlerin sevk edilmesi için en uygun güzergahı araştırdığını ifade ediyor. Ancak ülkenin coğrafi konumu dikkate alındığında bunu yapmak hiç de kolay değil. Bunun yanında ürün kalitesini artırmak ve makul fiyatlar belirlemek için çalıştıklarını ifade eden Ospanov, “Ortaklarımızın ürün kalitesinde istikrar ve ürünlerin teslim tarihiyle ilgili planlara uyulmasını beklediklerini anlıyoruz. Bu yüzden de mevcut sorunlarımızı çözmemiz ve onların beklentilerini karşılamamız gerekiyor.” şeklinde konuşuyor.

Kazakistan’da uzun yıllar boyunca sadece buğday, arpa ve ayçiçeği üretiliyordu. Ancak son on yıldır durum ciddi şekilde değişti. Buğday ekimi azalırken; keten tohumu, kolza tohumu, arpa ve mercimek üretimi önemli oranda arttı. Örneğin, keten tohumu ekim alanları 2004 yılında 556 bin hektar iken 2019’da 1,287 milyon hektara yükseldi. 2019 yılında Kazak keteni üretimi, dünya genelindeki üretimin %25’ine, ihracat ise toplam uluslararası ticaret hacminin %35’ine yükseldi.

2012 yılındaki bereketli buğday hasadı, depolama kapasitesi bakımından yetersiz olan Kazakistan için çöküşe neden oldu. Sonuç olarak hükümet, çiftçilerin gelirlerini ve ihracat kalemlerini çeşitlendirmek için daha değerli olan yağlı tohumların ekilmesini teşvik etmeye başladı. Böylece son on yılda yağlı tohum üretimi önemli ölçüde artarken, buğday ekim alanları azaldı.

2020/21 sezonunda tahıl ve baklagil ekim alanlarının 193 bin hektar azalarak 15,2 milyon hektara gerilemesi bekleniyor. Bunun 11,381 milyon hektarına buğday ekileceği tahmin ediliyor.

BUĞDAY ÜRETİMİNDE TOPARLANMA Geçtiğimiz yıl kuraklığın vurduğu Kazakistan’da 11,4 milyon ton buğday üretilmişti. ABD Tarım Bakanlığı’nın raporuna göre ülkede buğday üretiminin ise bu yıl 13,5 milyon tonu bulması bekleniyor. Bu artışta, sonbahar ve kış aylarında düşen yağışlar sayesinde topraktaki nem oranının yükselmesi etkili oldu.

2020/21 döneminde buğday ihracatının bir önceki yıla göre 700 bin ton artışla 6,7 milyon tona yükseleceği tahmin ediliyor. Özbekistan, son üç yıldır olduğu gibi yine Kazak buğdayının bir numaralı müşterisi olmaya aday. 2018/19 döneminde ihraç edilen Kazak buğdayının %35’i Özbekistan’a sevk edilmişti. Tüccarlar, Orta Asya ülkelerinden talebin arttığını ancak ihracat miktarının kotalara bağlı olarak değişeceğini ifade ediyor. Kazakistan, özellikle Afganistan’a yönelik un ihracatında da önemli bir ülke. Ancak Kazak değirmenciler, Özbekistan’ın Kazak buğdayını kullanarak ürettiği unu Afganistan’a ihraç ederek kendileriyle rekabet etmesinden şikayetçi.

ARPA Arpa üretiminin 2020/21 döneminde 3,9 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bir önceki dönemde üretim bundan 100 bin ton daha azdı. Ekim alanlarının azalmasına rağmen, verimdeki artış sayesinde bu miktarın yakalanması bekleniyor. 2020/21 döneminde Kazakistan’ın 1,8 milyon ton arpa ihraç edeceği öngörülüyor. Buğday ve diğer bazı tahıl ürünlerinin aksine, Kazakistan’da ya da Avrasya Ekonomik Birliği’nde arpa ile ilgili herhangi bir ihracat kotası belirlenmiş değil. Kazakistan’da üretilen arpanın %89’unu 2018/19 satış yılında İran satın almıştı. Bu trendin devam etmesi bekleniyor. Çin ve Azerbaycan da Kazak arpasının yeni alıcıları arasında. Ancak bu durumun düzenli olarak devam edip etmeyeceği şimdilik belirsiz.

KAZAKİSTAN’IN BUĞDAY VE UN İHRACAT KOTALARI Kazakistan, koronavirüs salgınına karşı 16 Mart tarihinde olağanüstü hal ilan etti. Mart ayı sonunda da temel gıda ürünleri için geçici ihracat kısıtlamaları getirdi. Özellikle de buğday ve buğday unu için ihracat kotası konulurken, karabuğday ile birçok sebze ve yağlı tohum ürünlerinin ihraç edilmesi de yasaklandı. Kazakistan Tarım Bakanlığı, kısıtlamaların eylül ayına kadar yürürlükte kalmasının planlandığını açıkladı. Kazakistan hükümeti, kısıtlamaların iç piyasada arz sıkıntısı meydana gelmesini engellemeyi ve olağanüstü hal süresince ekonomideki istikrarı korumayı hedeflediğini belirtiyor.

Kazakistan başlangıçta un ihracatını tamamen yasaklamayı ve buğday ihracatına kısıtlama getirmemeyi planlamıştı. Ancak Kazakistan değirmencilik sektöründen gelen endişeleri dikkate alarak şimdilik kota sistemini getirmeye karar verdi. Nisan 2020 için un kotası 70 bin ton, buğday kotası ise 200 bin ton olarak belirlendi. Mayıs ayı için ise Tarım Bakanlığı un ihracatı kotasını 150 bin tona ve buğday ihracatı kotasını 257 bin tona yükseltti. Kota kapsamında ihracat yapanların, ülke dışına sattıkları miktarın yüzde 30’unu iç piyasada önceden belirlenen fiyatlarla satmaları gerekiyor. Kota başvurularının da Kazakistan Değirmenciler Birliği gibi üretici birlikleri aracılığıyla yapılması gerekiyor. İhracatçılar için kota miktarları ise belirlenen toplam kota ile ihracatçının toplam ihracattaki yüzdelik payının çarpılmasıyla hesaplanıyor.

DEĞİRMEN SAYISINDA DÜŞÜŞ Değirmenciler ise buğday unu ihracatının kısıtlanmasından endişeli. 2018’de ülkede 350 aktif değirmen varken bu sayı 2019’da 260’a düşmüştü. Ortalama un ihracatı 2,8 milyon ton civarındayken, bu miktar geçtiğimiz yıl yarı yarıya gerilemişti. Bu duruma, Kazak buğdayını öğüterek un ihraç eden Özbekistan’ın neden olduğu belirtiliyor. Kazak değirmenciler, Özbek meslektaşlarının rekabet gücünün azaltılması için 2019’da buğday ihracatının sınırlandırılmasını istemişti. Bu yılki ihracat kısıtlamalarının ise ülkede buğday ve un arzı fazlasına yol açacağı belirtiliyor. Değirmenciler, sonbaharda ettikleri zarardan sonra ayakta kalabilmeleri için dış piyasalarda Koronavirüs sürecinde gıda talebinde meydana gelen artışın bir fırsat olabileceğini belirtiyor.

Etiketler
#buğday unu
Ülke Profili Kategorisindeki Yazılar