BLOG

Yurtiçi öğütme kapasitelerindeki artış küresel un ticaretini dönüştürüyor

09 Nisan 20265 dk okuma



Alexander Karavaytsev
Kıdemli Ekonomist
Uluslararası Hububat Konseyi (IGC)


Dünya buğday unu ticaretinin, 2025/26 sezonunda üst üste ikinci kez gerileyerek 16 milyon tona (buğday eşdeğeri) düşmesi ve böylece son dört yılın en düşük seviyesini görmesi bekleniyor. Bu gerilemede, Irak ve Sudan gibi pazarlarda un ithalatının yerini giderek daha fazla yerel öğütme faaliyetleri ile buğday ithalatının alması etkili oluyor. Türkiye’nin 4,1 milyon tonla liderliğini koruyacağı öngörülürken, 2026/27 sezonunda ticaretin 16,2 milyon tona yükseleceğine yönelik ilk tahminler de küresel un ticaretinin siyasi kararlar, yeni tesis yatırımları ve bölgesel güvenlik sorunlarının baskısı altında kalmayı sürdüreceğine işaret ediyor.

2025/26 SEZONUNA İLİŞKİN TAHMİNLER

Uluslararası Hububat Konseyi (IGC), düzenli olarak yayımladığı Tahıl Piyasası Raporları’nda (GMR) küresel buğday unu ticaretindeki gelişmeleri izliyor. Beklenenden zayıf seyreden ticaret akışlarını yansıtan mart ayı raporunda, 2025/26 sezonuna ilişkin tahmin aşağı yönlü revize edildi. Buna göre dünya un ticaretinin 16 milyon tonla (buğday eşdeğeri) son dört yılın en düşük seviyesine gerilemesi, geçen sezonki 16,5 milyon tonun altında kalması ve yıllık bazda üst üste ikinci düşüşü kaydetmesi bekleniyor.

SAHRA ALTI AFRİKA’DA İTHALAT DARALIYOR

Yıllık bazda öngörülen yüzde 3’lük düşüşün temel nedeni, Sahra Altı Afrika’nın ithalatındaki azalma. Bölgenin un ithalatının 3,3 milyon tondan 2,6 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Sudan’da değirmenlerin yeniden faaliyetlerine başlaması, bu ülkede un ithalatı talebini sınırlayarak yeniden buğday alımına yönelişi beraberinde getirdi. Sudan’ın un ithalatı 2024/25 sezonunda 1,4 milyon tonla zirveye çıktıktan sonra, 2025/26 sezonunda tarihsel normlara daha yakın bir seviye olan 0,4 milyon tona düşecek gibi görünüyor. Bunun sonucunda unun, toplam buğday ithalatı içindeki payının geçen sezonki yaklaşık yüzde 60 seviyesinden bu sezon yüzde 15 civarına inmesi bekleniyor. Etiyopya’nın un ithalatındaki aşağı yönlü eğilimin de sürmesi öngörülürken, bölgenin diğer bazı ülkelerinde talebin nispeten güçlü kalacağı tahmin ediliyor.

Yakın Doğu Asya’nın un ithalatının ise yıllık bazda hafif artarak 2,4 milyon tona çıkması bekleniyor; ancak tek tek ithalatçı ülkeler arasında farklı yönlerde eğilimler görülüyor. Irak’ın un ithalatı 0,7 milyon ton olarak tahmin ediliyor; bu rakam geçen yıla göre 0,5 milyon tonluk düşüşe işaret ediyor ve gerçekleşmesi halinde 2007/08 sezonundan bu yana en düşük seviye olabilir. Bu gerileme, ülke içi öğütme kapasitesindeki artış, un sanayini destekleyici politika adımları ve yerli tahıl üretimindeki yükselişten kaynaklanıyor. Buna ek olarak, sezonun ilk yarısında çoğunluğu Avustralya ve Rusya’dan olmak üzere önemli miktarda buğday tedarik edildi. Bununla birlikte, gelecekteki ticaretin Basra Körfezi’ndeki olası aksamalar nedeniyle etkilenebileceği değerlendiriliyor. Buna karşılık Suriye, zayıf hasat ve yurtiçi öğütme faaliyetlerinde süregelen aksaklıklar nedeniyle Türkiye’den un alımlarını artırdı. 2025/26 sezonunda ülkeye ulaşacak un sevkiyatlarının 1,0 milyon ton ile rekor düzeye çıkması ve Suriye’nin böylece dünyanın en büyük ikinci un ithalatçısı haline gelmesi bekleniyor.

Uzak Doğu Asya’ya yönelik un sevkiyatlarında öngörülen sınırlı artışla hacmin 5,8 milyon tona ulaşması, esas olarak Endonezya’da ithal una yönelik talebin yükselmesinden kaynaklanıyor; ancak bu miktar yine de ülkenin yurtiçi üretiminin yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor. Dünyanın açık ara en büyük un ithalatçısı olan Afganistan’ın ithalatının ise yıllık bazda büyük ölçüde değişmeden kalacağı tahmin ediliyor. Tedarikin başlıca Özbekistan ve Kazakistan’dan, giderek artan ölçüde ise Rusya’dan sağlandığı belirtiliyor.


İHRACATTA TÜRKİYE LİDERLİĞİNİ KORUYOR

İhracat cephesinde Türkiye’nin sevkiyatlarının 4,1 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bu rakam geçen yıla göre 0,5 milyon ton artış anlamına gelse de, uluslararası talebin yavaş seyretmesi nedeniyle son beş yıl ortalamasının altında kalıyor. Bu çerçevede bazı değirmencilerin, yumuşak buğday bazlı ürünler de dahil olmak üzere makarna üretimine yönelerek ürün portföylerini çeşitlendirdikleri bildiriliyor. Benzer şekilde, Mısır’ın ihracatının da Sudan’a yapılan daha düşük teslimatların etkisiyle 1,9 milyon tondan yaklaşık 0,6 milyon tona gerilemesi bekleniyor.

2026/27 SEZONUNA YÖNELİK İLK GÖRÜNÜM

İlk görünüm, 2026/27 sezonunda küresel un ticaretinde sınırlı bir toparlanmaya işaret ediyor. Ticaretin 16,0 milyon tondan 16,2 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Bununla birlikte görünüm büyük ölçüde ithalat marjlarına, politika gelişmelerine ve başlıca ithalatçı ülkelerdeki güvenlik koşullarına bağlı olacak.

Irak ve Sudan’ın ithalatının geçmişteki zirve seviyelerin altında kalmaya devam etmesi beklenirken, Afganistan’ın alımlarında Özbekistan ile gelişen ticaretin desteğiyle sınırlı bir artış görülebilir. Sahra Altı Afrika’da da mütevazı artışlar öngörülüyor; Somali’nin bölgenin en büyük ithalatçısı haline gelmesi bekleniyor. Bununla birlikte Etiyopya, Kenya ve Tanzanya dahil olmak üzere Sahra Altı Afrika’daki birçok ülke, yurtiçi değirmen kapasitelerini aktif biçimde geliştiriyor.

Türkiye’nin ihracatının hafif artacağı tahmin edilse de, bazı kilit pazarlardaki zayıf talep nedeniyle sevkiyatların baskı altında kalmayı sürdürmesi bekleniyor. Mısır’ın ihracatı da yeni Afrika pazarlarına açılma çabalarının desteğiyle bir miktar artabilir.

Buna karşılık daha sıkı tahıl arzının Kazakistan’ın ihracatını sınırlaması bekleniyor. Rusya’nın sevkiyatları ise buğday ihracat vergisinin seviyesine bağlı olacak; çünkü daha yüksek vergiler genellikle işlenmiş ürün ihracatını destekliyor.

KÜRESEL UN TİCARETİ YAPISAL BİR UYUM SÜRECİNE GİRİYOR

Küresel buğday unu ticaretinin 2025/26 sezonunda üst üste ikinci yıl daralarak son dört yılın en düşük seviyesine gerilemesi bekleniyor. Bu görünüm, başta Irak ve Sudan olmak üzere kilit ithalatçı ülkelerde, yurtiçi buğday öğütme kapasitesinin genişlemesi ve buğday ithalatına yönelişin sürmesi nedeniyle talebin yapısal olarak zayıflamasını yansıtıyor. Suriye, Endonezya ve Güney Amerika’nın bazı bölgeleri dahil olmak üzere belirli pazarlarda büyüme beklentisi bulunsa da, bu artış diğer bölgelerdeki düşüşleri telafi etmeye yetmiyor. İhracat fırsatları sınırlı sayıda tedarikçinin elinde yoğunlaşmayı sürdürürken, Türkiye geleneksel alıcılarından bazılarındaki zayıflayan talebe rağmen baskın konumunu koruyor.

2026/27 sezonunda ise ticaretin yalnızca sınırlı ölçüde toparlanması bekleniyor. Çünkü ithalat eğilimlerindeki yapısal değişimlerin sürmesi ve bazı gelişmekte olan ülkelerin yurtiçi un sanayilerine yatırım yapmaya devam etmesi muhtemel görünüyor. Genel olarak orta vadeli görünüm, buğday unu talebinin artık yalnızca temel buğday arzı tarafından değil; giderek daha fazla ölçüde politika kararları, öğütme kapasitesindeki artış ve bölgesel güvenlik koşulları tarafından şekillendirileceğine işaret ediyor.

Piyasa Analizi Kategorisindeki Yazılar