BLOG

Rus buğdayında ihracat temposu düştü, pazar dar koridora sıkıştı

16 Şubat 20265 dk okuma

IKAR Direktörü Dmitri Rylko, TUSAF’ta yaptığı sunumda rublenin “tüm küresel para birimlerini” geride bırakan değerlenmesi ve iç piyasada birçok tarımsal emtianın fiyatının yıllık bazda düşmesi nedeniyle Rusya’nın bu sezon buğday ihracatında belirgin yavaşlama yaşadığını söyledi. Rylko’ya göre Rusya, buğdayda 46 milyon ton ihracat potansiyeline rağmen sezonun bu aşamasında potansiyelin yalnızca %62’sini kullanabildi; ihracatın %75’i ise “Rus buğday koridoru” olarak tanımladığı sınırlı bir coğrafyaya yoğunlaştı.

TUSAF 20’nci Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde, “Global Tahıl Piyasalarında Yeni Denge Arayışı” başlıklı oturumda konuşan Institute for Agricultural Market Studies (IKAR) Direktörü Dmitri Rylko, Rusya’da döviz kuru, lojistik ve kalite dinamiklerinin bu sezon buğday ticaretini “alışılmadık” biçimde sıkıştırdığını belirterek, Karadeniz’de kısa vadeli fiyat hareketlerinde hava koşulları ve liman altyapısı kaynaklı belirsizliğin belirleyici olacağını söyledi.

Rylko, 2026 Şubat’ında Rusya iç piyasasında çok sayıda tarımsal ürünün fiyatının bir yıl öncesine kıyasla daha düşük seyrettiğini; buna karşılık rublenin “tüm küresel para birimlerini” geride bırakan bir performans gösterdiğini söyledi. Bu durumun ihracat odaklı Rus tarım-gıda sektörü için “çok acı verici” bir tablo yarattığını belirtti.

RUSYA’NIN BUĞDAY İHRACATI POTANSİYELİN GERİSİNDE

IKAR Direktörü’ne göre bu sezon Rusya’nın buğday ihracatı, birçok önceki sezona kıyasla geride seyrediyor. Rylko, buğdayda bu sezon ihracatın “potansiyelin yalnızca %62’si” seviyesinde kaldığını ve bunun “tarihteki en düşük oranlardan biri” olduğunu söyledi. Toplam tahılda da ihracatın son üç sezona göre düşük seyrettiğini ekledi.

Rylko, Rus buğday sektörünün bu sezonki “üç temel özelliğini” ise şöyle özetledi:

  • Üretimde “ortalamanın üzerinde” büyüklük: Kırım dahil Rusya buğday üretimini 91 milyon ton olarak verdi; ihracat potansiyelini 46 milyon ton olarak açıkladı.
  • Kalite dağılımında sıra dışı yapı: Azak üzerinden ve Baltık’taki yeni sevkiyat kapasiteleriyle giden ihracatın %90’ının 12,5 protein ve üzeri olduğunu söyledi.
  • Menşe kompozisyonunda değişim: Tarihte ilk kez Rusya güney bölgelerinin toplam buğday ihracat potansiyelindeki payının %58’e indiğini kaydetti. 

Dmitri Rylko, Rus ihracatçılarının kalite tarafında “çok ciddi” bir sıkışmaya girdiğini belirtti. Güney Rusya’da 11,5 protein ve altı buğdayın ya “neredeyse hiç bulunmadığını” ya da çok yüksek fiyatla hızla iç yem sanayisi tarafından çekildiğini söyleyen Rylko, bu nedenle ihracat harmanlamasında kullanılacak daha düşük protein/daha düşük kalite buğdayın yokluğunun, ihracatçıları 13,5 ve üzeri kaliteyi dahi 12,5 standardı fiyatıyla satmaya zorlayabileceğini ifade etti.

ÜRETİM COĞRAFYASI DEĞİŞTİ, LOJİSTİK FATURASI BÜYÜDÜ

Bölgesel üretim yapısındaki kaymanın lojistiği ağırlaştırdığına dikkat çeken Rylko, Novorossiyskterminallerine taşınan buğdayın ağırlıklı ortalama demiryolu mesafesinin Ocak itibarıyla 1.800 km’ye ulaştığını, sezon ilerledikçe bunun 2.000 km’nin üzerine çıkabileceğini söyledi. Bunun hem maliyeti artırdığını hem de kalite ortalamasını sezonun ikinci yarısında aşağı çekebileceğini belirtti: Volga, Sibirya ve Ural bölgelerinde 12,5 proteinin daha sınırlı olduğunu; böcek kaynaklı zarar riskinin ve özellikle düşme sayısı (Falling Number) değerinde düşüş riskinin daha belirgin olduğunu kaydetti.

AZAK LİMANLARINDA YÜKLEME SÜRESİ 1 AYA ÇIKTI

IKAR Direktörü, Karadeniz’de Ocak ayında fırtına/yağış/rüzgâr nedeniyle yükleme kapasitesinin “yaklaşık yarısının” kaybedildiğini; şubatın da iyi başlamadığını belirterek Azak Denizi’nde 25 cm buz seviyesine işaret etti. “Lojistik sorunlar” nedeniyle navlun tarafında sağlıksız bir durum oluştuğunu ifade eden Rylko, Azak limanlarına gelen küçük gemilerde (coaster) ortalama yükleme süresinin 1 aya çıktığını; bunun çok nadir görülen bir tablo olduğunu söyledi.

RUS BUĞDAY İHRACATINDA COĞRAFİ DARALMA

Rylko, sunumunda ayrıca Rus buğdayının pazar çeşitliliğinin azaldığını ve ihracatın daha dar bir coğrafyaya yoğunlaştığını söyledi. “Rus buğday koridoru” olarak tanımladığı eksenin Fas’tan İran’a ve Türkiye’den Doğu Afrika üzerinden Güney Afrika’ya uzandığını; bu sezon Rus buğday ihracatının %75’inin bu hatta yapıldığını belirtti. Bu oranı, “tarihte görülmemiş” bir yoğunlaşma olarak niteledi.

Türkiye’nin Rus buğdayında “başlıca müşteri” olduğunu, bugün “ikinci büyük alıcı” konumunda bulunduğunu söyleyen Rylko, buna rağmen ithalatın rekor seviyelerden uzak kaldığını ve Türkiye’nin “alışıldığı kadar aktif” görünmemesinin kendilerinde “endişe” yarattığını ifade etti.


KISA VADE BUĞDAY FİYAT SENARYOSU

Dünya buğday piyasasına ilişkin kısa vadeli değerlendirmesinde Rylko, büyük ihracatçılarda sevkiyatın güçlü olduğunu; ancak geçen yıla kıyasla piyasada “daha fazla gönderilecek” buğday bulunduğunu söyledi. “Gönderilecek kalan” hacimde geçen yıl 73 milyon ton civarından bu yıl 79 milyon ton seviyesine çıkış olduğunu kaydetti.

Karadeniz tarafında ise Rusya-Ukrayna lojistik ve altyapı kısıtlarının kısa vadede fiyatları destekleyebileceğini, bu nedenle “önümüzdeki 1-2 hafta bir miktar yukarı” hareket beklediklerini; ancak ardından Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Ukrayna ve Rusya’yı kapsayan bölgedeki “gerçekleşmemiş ihracat potansiyelinin” (Rylko’ya göre bu sezon 32 milyon ton; önceki sezon 22 milyon ton) piyasaya baskı yapabileceğini söyledi. Ukrayna’da özellikle mısırda “gerçekleşmemiş” ihracat potansiyelinin çiftliklerde kaldığını ve bazı bölgelerde mısırın henüz kurutulmadığını da ekledi.

Rylko, Rusya’da 15 Şubat–13 Haziran arasında kotanın, ihracatı kısıtlayan temel faktör olmadığını söyledi. Asıl riskin, kur/lojistik/kalite dinamikleri nedeniyle ihracat potansiyelinin gerçekleşmemesi olduğunu kaydetti.

IKAR’DAN YENİ SEZON İLK TAHMİNLERİ

2026/27 sezonuna dair ilk üretim ve ihracat tahminlerini de paylaşan Rylko, IKAR’ın Rusya buğday üretim tahminini yeni güncelleyerek 88 milyon tondan 91 milyon tona çıkardıklarını, ihracat potansiyelinin ise bu sezona göre artarak 47 milyon ton olabileceğini söyledi. Toplam tahılda ihracat potansiyelini de 63,5 milyon ton olarak telaffuz etti.


RUSYA UN İHRACTINDA SERT DÜŞÜŞ

Rylko, Rus un sanayisinde “gizli ama tektonik” bir dönüşüm yaşandığını; büyük üreticilerin kademeli olarak fonksiyonel unlara yöneldiğini ve tahıl işleme tesislerine büyük yatırımlar gördüklerini söyledi. Ancak buna paralel olarak Rus buğday unu ihracatında “dramatik” bir gerileme yaşandığını belirtti: 2024’te 1,2 milyon ton ile rekor kıran un ihracatının, 2025’te yarı yarıya düştüğünü kaydetti. Rylko’ya göre düşüşün iki ana nedeni var:

  • Rublenin değerlenmesi, un ihracatçısının rekabetçiliğini zayıflattı.
  • Rylko, buğday ihracat vergisinin yarattığı marj, işleme maliyetinin altına düştüğünde, un ihracatına teşvik kalmadığını ve ihracatın can çekiştiğini söyledi.

Rylko, un ihracatında rekabetin sertleştiğini de belirterek Türkiye’nin “kilit ülke” konumunu vurguladı. Orta Asya’da ise Kazakistan’ın Özbekistan’ı “ana rakip” olarak görürken, Özbeklerin agresif genişlemesinin Kazakları zorladığını; Kazak tarafında un ihracatını yavaşlatıp rekabetçiliği artırmayı hedefleyen bazı vergisel düzenleme arayışlarından söz etti.

Haberler Kategorisindeki Yazılar