BLOG

Buğday piyasalarında muhtemel senaryolar

05 Temmuz 20214 dk okuma

“Buğday piyasalarındaki hareketlilik devam edecek. Değişkenliğin hakim olduğu piyasadaki oyuncular da sürekli olarak senaryoları yeniden değerlendiriyor, ortama adapte edilebilecek stratejileri seçiyor. Deneyimli buğday alıcıları, büyük miktardaki arza aldanmamalı ve merakla beklenen hasadın tahmin edilen rekor talepten önce gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini görmek için beklemeli.”

Natalja Skuratovic Kıdemli Tahıl Piyasaları Analisti PETKUS Technologie

Dilerseniz hemen konuya girelim: AB’nin buğday stok kullanım oranı şu anda son 40 yılın en düşük düzeyinde. Bir sonraki döneme aktarılacak yeni buğday miktarı da az. Dahası, Fransa’nın yeni mahsul buğdayı Çin’e satacağına dair dedikodular var. Benzer şekilde, ABD Tarım Bakanlığı da yeni mahsul mısırda stok kullanım oranının son 10 yılın en düşük düzeyinde olduğunu açıkladı. Baklagillerde ise tüm zamanların en düşük düzeyinde. Doğal olarak, arz ve talep dengesizliği söz konusu olduğunda, hem tüccarlar hem de tüketiciler tetikte. Buğdayın fiyatı, mısır fiyatlarının da yüksek olmasından dolayı bu yıl inanılmaz derecede yükseldi.

Çin, Hindistan, AB ve ABD’de yem talebinin yüksek olması ve hatta rekor kırması beklentisinden dolayı 2021/22 döneminde buğday tüketiminin de bir önceki yıla göre artacağı tahmin ediliyor. Gelecek yıl global piyasalarda işlem görecek olan yemin neredeyse dörtte biri Çin’e sevk edilecek. 2021/22 döneminde ABD’nin toplam mısır satışı şimdiden 11 milyon tona, yani yılın bu dönemi için görülmemiş bir miktara ulaştı. Mısır fiyatlarının yüksek olması, yemlik buğdayın değerini de yükseltiyor. Asya ülkeleri, yemlik buğday alımlarını en üst düzeye çıkarmış durumda. Diğer yandan, ekmeklik buğday için Karadeniz ülkeleri ve Avustralya arasında rekabet söz konusu. Arjantinli çiftçiler ise uzun süredir devam eden kuraklıktan dolayı buğday ekiminde sıkıntı yaşıyor.

Çin’in satın aldığı ya da rezerve ettiği tahıl miktarı dikkate alındığında, global emtia fiyatlarının bir süre daha aşırı yüksek seyredeceği anlaşılıyor. Önümüzdeki birkaç yıl boyunca, hayvan yemi sektöründe yem maliyetlerinde de önemli bir artış bekleniyor. En önemli soru ise şu: Amerikan buğdayı, mısırı ve soya fasulyesi bu yıl hem miktar hem de kalite olarak beklentilerin altında kalırsa ne olacak?

Buğdayın yem ve gıda olarak kullanımındaki yıllık değişim

Rekor derecede yüksek fiyatlar, ABD’de mısır ve soya fasulyesi için rekor üretim beklentisine rağmen oluştu. Peki ABD Tarım Bakanlığı’nın beklentileri gerçekleşmezse ne olacak? Bu durumda, söz konusu ürünler için tüm zamanların en yüksek fiyatları söz konusu olabilir.

Diğer yandan, global gıda fiyatlarındaki ateşi söndürmeye çalışan ülkeler de söz konusu. Bunun için ihracat vergileri veya kotalar koyarak üretimi ülke içinde tutmaya çalışacaklar ya da ithalat için gümrük vergilerini aşağı çekecekler veya gıda fiyatlarını ülke içinde sübvanse edecekler. Bu adımlardan bazıları şimdiden atıldı. Bazıları ise sırada bekliyor. Bu konuda çok istekli olan hükümetlerin piyasaya bu tür müdahalelerde bulunması hiçbir şeyi çözmeyecek. Tam tersine, krizi daha da ağırlaştıracak ve fiyatları artıracak.

Son dönemde dünya genelindeki tüketiciler ucuz olan eski mahsul Karadeniz buğdayını satın almaya alışmıştı. Ancak bu yıl Karadeniz buğdayı ticareti heyecanını yitirmiş durumda. Rusya’nın tahıl ihracatına getirdiği yeni dinamik vergi, vadeli tahıl anlaşmalarında vergiyi hesaplamayı imkansız hale getiriyor. Bu ölüm öpücüğünün ardından Rusya’nın yeni mahsul ürünlerinin satışı durgunlaştı. İthalatçıların peşin ödeme ile vergiyi sabitleyebileceğine dair dedikodular var. Ancak, sezonun ilk çeyreğinde Rusya’nın ihracatının nasıl şekilleneceğine dair bir işaret yok. %11,5 protein oranına sahip nominal yeni mahsul Ukrayna buğdayının fiyatı bir yıl öncesine göre %25 artarak 250$’a yükseldi. %12,5 protein oranına sahip Baltık buğdayı da 250$ ve nominal Rus ürünlerine göre 10$ indirimli olarak alıcı arıyor.

Kuru yük kargolarına yönelik güçlü talep ve depolama ücretlerindeki toparlanmadan dolayı, tüm temel tahıllar ve yağlı tohumlar için okyanus aşırı nakliye ücretleri son on iki ay içinde inanılmaz şekilde arttı. Uluslararası Tahıl Konseyi’nin Tahıl ve Yağlı Tohum Nakliye Endeksi (GOFI), Avustralya başta olmak üzere Güney yarımküredeki ihracatçılardan dolayı mayıs ayı ortasında 183,6’ya yükseldi. Endeks bir yıl önce 72 düzeyindeydi. Halihazırda Karadeniz’in derin limanlarında taşıma ücretleri de çok yüksek. Tahıl tüccarları, tahıl fiyatları düşerken nakliye için yüksek bedeller ödemek zorunda kalıyor.

Rus ihracat vergisinin 50 Euro’dan 28 dolara düşeceği beklentisi ile 600 bin ton Rus buğdayını yüklemek için sıraya girildi ve nakliye ücretleri düşmedi. Yani daha düşük FOB buğday ücretleri hedef konumdaki müşteri için daha düşük CIF fiyatları anlamına gelmiyor. Sonuç olarak, FOB değerlerindeki azalmaya rağmen daha düşük tekliflerin olmamasından dolayı müşteriler şimdilik bekliyor. Global buğday tüketimiyle ilgili tahminler, Çin de dahil olmak üzere tüm dünyada gıda ve yem talebindeki büyüme öngörülerine bağlı olarak yapılıyor (aşağıdaki IGC grafiğine bakınız)

Yem olarak kullanılan buğday

Fiyatlar için bu kadar güçlü bir destek söz konusu iken piyasaların durgun olduğunu kimse iddia edemez. Değişkenliğin hakim olduğu piyasadaki oyuncular da sürekli olarak senaryoları yeniden değerlendiriyor, ortama adapte edilebilecek stratejileri seçiyor. Önümüzdeki birkaç ay boyunca, Rus buğdayının fiyatı ile ilgili belirsizliklerin yol açtığı sisli sularda yönümüzü bulabilmek için hava şartlarına bakıyor olacağız. Şu anda Temmuz-Eylül dönemi için Rusya’nın bir ihracat programı söz konusu değil. Ancak Rusya ve diğer bölgelerde bulunan çiftçiler buğday satmaya hazırlanıyor. Çiftçiler ve tüketiciler arasındaki oyun, kısa vadede fiyatların belirlenmesinde etkili olacak.

Buğday piyasalarındaki hareketlilik devam edecek. Deneyimli buğday alıcıları, büyük miktardaki arza aldanmamalı ve merakla beklenen hasadın tahmin edilen rekor talepten önce gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini görmek için beklemeli.

Dosya Kategorisindeki Yazılar
02 Mart 20151 dk okuma

Temizleme ve Sınıflandırma Teknolojilerinin Kaliteye Etkisi

“Globalleşen dünya piyasasında teknolojik gelişmelere ayak uydurmak, her üreticiyi ilgilendirmekted...

07 Mayıs 20181 dk okuma

TESİSLERDE KESTİRİMCİ BAKIM UYGULAMALARI VE AVANTAJLARI

Bakım maliyetleri, değirmencilik sektöründe ikinci büyük gider kalemini oluşturur. Dolayısıyla deği...