BLOG

Tahıl ihracat kısıtlamaları, enflasyonu artırıyor

29 Haziran 20223 dk okuma

Ukrayna savaşının başladığı şubat ayından bu yana 20’yi aşkın ülke, başta tahıl olmak üzere çeşitli temel gıda ürünlülerinde ihracata yasak veya kısıtlama getirdi. İhracat kısıtlamaları dalgası, dünyada ticareti yapılan toplam kalorinin neredeyse beşte birini etkiledi. Uzmanlar, bu önlemlerin küresel gıda fiyatlarını daha artırma riski taşıdığını belirtiyor.

Rusya-Ukrayna savaşının, küresel gıda tedarik zinciri üzerinde ciddi etkileri oluyor. Birçok tahıl ihracatçısı ülke kısıtlamalara başvururken, ithalatçı ülkeler ise stoklarını güçlendirmek için büyük hacimli alımlar yapıyor. Tahıl piyasalarında arz-talep dengesi bozulurken sonuç olarak, birçok ülkede gıda fiyatları yükseliyor.

Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü'ne (IFPRI) göre, savaşın başladığı 24 Şubat’tan mayıs ayı sonuna kadar dünya genelinde 57 adet gıda ihracat yasağı getirildi. Aralarında Rusya, Ukrayna, Arjantin, Kazakistan, Sırbistan, Macaristan, Türkiye, Mısır,  Tunus, Endonezya ve İran gibi ülkelerin bulunduğu 23 ülke, başta tahıl olmak üzere çeşitli temel gıda ürünlülerinde ihracata yasak veya kısıtlama kararı aldı. En son mayıs ayında dünyanın ikinci büyük buğday üreticisi Hindistan, buğday ihracatını durdurdu.

 IFPRI’ya göre ihracat kısıtlamaları dalgası, şimdiye dek dünyada ticareti yapılan toplam kalorinin neredeyse beşte birini etkiledi. Bu, 2008'deki son küresel gıda krizindeki etkinin neredeyse iki katı. Uzmanlar, bu önlemlerin fiyat artışını hızlandıran panik alımlarına veya stokçuluğa neden olduğu uyarısında bulunuyor.

COVID-19 pandemisinin neden olduğu ekonomik sarsıntıların etkilerinin hissedildiği bir dönemde getirilen bu yasaklar, tahıl üretimini vuran aşırı hava olayları ve tedarik zinciri darboğazları gibi faktörlerle birleşince, dünya genelinde açlık seviyesini de daha önce görülmemiş noktalara getirdi. BM Dünya Gıda Programı (WFP), nisan ayında yaptığı açıklamada, akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalan insan sayısının 2019'dan bu yana iki katından fazla artarak 276 milyona ulaştığını duyurdu. WFP, Rusya-Ukrayna savaşının, en az 33 milyon kişiyi daha açlığa iteceğini tahmin ediyor. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2020/21 sezonunda Ukrayna ve Rusya, küresel buğday ihracatının %28'ini, mısır ihracatının %15'ini ve ay çiçek yağı ihracatının da  %75'ini karşıladı.

‘2008’DEN DAHA ŞİDDETLİ BİR GIDA KRİZİ’

Dünya Bankası Makroekonomi, Ticaret ve Küresel Yatırım Uygulamaları birimi baş ekonomisti Michele Ruta’ya göre söz konusu ihracat kısıtlamaları, domino etkisi meydana getirerek diğer ülkeleri de benzer adımlar atmaya yöneltiyor ve dolayısıyla küresel gıda fiyatlarındaki artışı daha da kötüleştirme riskini taşıyor. Zaten bir çok ekonomist, yaşanan küresel gıda krizinin; kuraklık, küresel nüfus artışı, gelişmekte olan başlıca ekonomilerde daha fazla et tüketimi ve biyoyakıt kullanımının artması gibi faktörlerin yol açtığı 2008 krizinden daha şiddetli olduğunu düşünüyor.

Saygın uluslararası ticaret ve ekonomik kalkınma uzmanlarından Prof. Simon Evenett, Reuters’e yaptığı açıklamada, 2008'de uluslararası kuruluşların ulusal hükümetlere, küresel olarak herkese yetecek kadar gıda olduğuna dair verdiği güvencelerin, ihracat kısıtlamaları getirmek isteyen ülkelerin önünü kestiğini hatırlatarak, “Ancak bu sefer hem Ukrayna'dan hem de Rusya'dan arz darbe aldığı için bunu yapmak daha zor.” diyor. Evenett, büyük tahıl üreticilerindeki yaz hasadı rekoltesinin, 2022'nin ikinci yarısında işlerin nasıl gelişeceğinde belirleyici olacağını da ekliyor. 

Dünya gıda fiyatları, Kuzey Yarımküre’de yaklaşan hasada rağmen geçtiğimiz iki ay boyunca yine yüksek seviyelerde kalmaya devam etti. AB’nin en büyük buğday üreticisi Fransa'da dolu, kuvvetli rüzgar ve sağanak yağışlar mahsule zarar verirken, ABD’de yaşanan kuraklık da buğday rekoltesi konusunda endişelere yol açıyor. Dünyanın altıncı en büyük buğday ihracatçısı Arjantin'de de sıcak hava, ekimin durmasına ve 2022/23 sezonu üretim tahminlerini aşağı yönlü revize edilmesine neden oldu.

Prof. Eventett, dünya buğday üretimi konusundaki tüm olumsuz işaretlere,  yıllarca süren popülizm ve büyük jeopolitik oyuncular arasındaki artan gerilimden sonra G20 gibi uluslararası platformlardaki havanın artık daha az işbirlikçi olduğunu da ekleyerek, “Bu mevcut durum birçok yönden 2008'den çok daha rahatsız edici. O dönemdeki siyasî istikrar açısından hangi risklerin ortaya çıktığına bir bakın. Önümüzde çok gergin bir altı ila dokuz ay olacak.” uyarısında bulunuyor.



Haberler Kategorisindeki Yazılar
10 Ağustos 20174 dk okuma

Usta diagramcıdan değirmencilik sektörüne GÖNÜLLÜ EĞİTİM DESTEĞİ

Türkiye değirmencilik endüstrisinin usta diagramcılarından Noyan Erik, yılların birikimini ve tecrü...

04 Kasım 20151 dk okuma

İstanbullu hububat ve bakliyatçılardan 75. yıl kutlaması

Türkiye’nin en eski ihracatçı birliklerinden biri olan İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar v...

29 Mayıs 20201 dk okuma

Avustralya’nın en büyük un değirmeni kapasitesini artırıyor

Avustralya’nın en büyük un değirmencisi olan Manildra Flour Mill, üretim kapasitesini artırarak y...