BLOG

Orta Doğu ve Kuzey Afrika buğday pazarında rekabet kızışıyor

07 Ağustos 20257 dk okuma

Inna Stepanenko
Baş Analist – ASAP Agri


Karadeniz bölgesi, agresif fiyatlandırma stratejisi ve coğrafi avantajıyla uzun yıllardır küresel buğday ticaretinin merkezinde yer alıyor — özellikle de Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinde. Ancak iklimsel değişkenliğin artması ve küresel rakiplerin yeniden pozisyon almasıyla birlikte bu dengeler değişmeye başladı. Bu analizde, üretim dinamiklerindeki kaymalar ve jeopolitik gerilimlerin, dünyanın başlıca buğday ithalatçılarından biri olan MENA bölgesinde ticaret haritasını nasıl yeniden şekillendirdiğini ele alıyoruz.

ÜRETİM: KARADENİZ, ARTAN KÜRESEL REKABETLE KARŞI KARŞIYA

2025 yılında Karadeniz bölgesinde buğday üretiminin neredeyse yatay seyretmesi bekleniyor. Bölge için yapılan tahmin 127,5 milyon tonla, 2024’e kıyasla yalnızca hafif bir artışa işaret ediyor. Buna karşılık, Karadeniz’in küresel ölçekteki başlıca rakipleri olan ABD, Kanada, Avustralya, Arjantin ve Fransa’nın toplam buğday üretimlerinin 166,7 milyon tondan 170,8 milyon tona yükselmesi öngörülüyor.


Bu üretim artışının başlıca dinamikleri, MENA bölgesinde Ukrayna buğdayının iki önemli rakibi olan Fransa ve Arjantin. Avrupa Komisyonu’na göre, Fransa geçtiğimiz yıl kuraklıktan zarar gören rekoltesinin ardından güçlü bir toparlanma sürecine giriyor. Üretimin 26,5 milyon tondan 32,3 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Arjantin’de de benzer şekilde buğday üretiminin artarak 20 milyon tona ulaşacağı öngörülüyor.

Karadeniz bölgesinde ise Rusya hâlâ hakim konumda. Güney bölgelerdeki kuraklığa rağmen, ülkenin 2025 buğday üretiminin artması bekleniyor. ABD Tarım Bakanlığı’na (USDA) göre Rusya'nın buğday üretimi geçen yılki 81,6 milyon tondan 83,5 milyon tona çıkacak. Yerel analistler de benzer tahminler sunuyor; üretimin 83,6 ila 84 milyon ton arasında olacağı öngörülüyor.


Christina Serebriakova
CEO | ASAP Agri

Ukrayna’da ise durum daha karamsar. Sonbahardaki ekim döneminde yetersiz toprak nemi, ilkbaharda yaşanan don olayları ve dane dolum sürecindeki şiddetli kuraklık ile aşırı sıcaklar, verim üzerinde olumsuz etkiler meydana getirdi. Rekolteye dair değerlendirmede bulunan ASAP Agri CEO’su Christina Serebriakova, “Ukrayna’nın sekiz ana buğday üretim bölgesini kapsayan saha turumuza dayanarak, ASAP Agri olarak 2025/26 sezonu buğday rekoltesini 21,74 milyon ton olarak öngörüyoruz. Bu da yıllık bazda %3’lük bir düşüş anlamına geliyor. Bu tahmin, geçici olarak işgal altındaki bölgeleri kapsamıyor ve ülke genelinde ortalama 4,37 ton/hektar verim üzerinden hesaplanmıştır. Bu rakam, geçen sezona göre %3,5 daha düşük olup, özellikle büyümenin kritik evrelerinde yaşanan olumsuz hava koşullarından kaynaklanıyor.” dedi.

Romanya için Avrupa Komisyonu, 2025 yılı buğday üretimi konusunda temkinli bir tahminde bulunuyor. Üretimin 10,4 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu rakam, geçen yılın yalnızca biraz üzerinde. Komşu Bulgaristan’da ise daha belirgin bir artış öngörülüyor. Ülkenin buğday üretiminin 6,7 milyon tondan 7,1 milyon tona çıkması bekleniyor.

Peki, bu karmaşık üretim tablosu 2025/26 sezonunda Karadeniz bölgesinin ihracat potansiyelini nasıl şekillendirecek?

İHRACAT: KARADENİZ YERİNİ KORUYOR, FRANSA SAHALARA GERİ DÖNÜYOR

Karadeniz bölgesi, 2023/24 sezonunda küresel buğday ihracatının neredeyse yarısını gerçekleştirerek dünya ticaretinde kilit bir rol oynamayı sürdürdü. 2025/26 sezonunda da bölgenin bu güçlü konumunu büyük ölçüde koruması bekleniyor. Bölgeden toplam buğday ihracatının 71,9 milyon ton seviyesine ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu da 2024/25 sezonuna göre hafif bir artış anlamına geliyor.

Ancak Karadeniz yerini korurken, diğer ihracatçılar ilerliyor. Başlıca rakip üretici ülkelerden yapılacak buğday ihracatının 89,3 milyon tondan 94,2 milyon tona yükseleceği öngörülüyor. Bu da küresel pazar payı mücadelesinin daha da kızışacağına işaret ediyor.

Karadeniz bölgesinin ihracatındaki sınırlı artışın başlıca kaynağı Rusya. Yerel analistler, Rusya’nın 2025/26 buğday ihracatının 43,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyor (2024/25’te 40,8 milyon tondu). ABD Tarım Bakanlığı (USDA) ise bu rakamın daha da yüksek olacağını tahmin ediyor ve 2025/26 için 46 milyon tonluk bir ihracat öngörüyor (2024/25 tahmini ise 43,5 milyon ton). Rusya’nın ihracatına yönelik bu tahmin farkı, gerçekleşmesi halinde küresel fiyatlar üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Ukrayna tarafında ise buğday ihracatında azalma bekleniyor. Serebriakova, “ASAP Agri, Ukrayna’nın 2025/26 sezonundaki buğday ihracatını 15 milyon ton olarak öngörüyor; bu rakam, 2024/25’teki 15,9 milyon tondan daha düşük. Bu düşüş hem üretimdeki azalmayı hem de AB’nin ithalat kotaları ile Türkiye ve Asya’daki kilit pazarlarda Rus buğdayının artan rekabetini yansıtıyor,” diye konuştu.

Bulgaristan’ın da bu sezon daha az buğday ihraç etmesi muhtemel. Buna karşılık, Romanya’nın olası rekor bir hasatla ihracatını 7,4 milyon tona çıkarması bekleniyor.

Öne çıkan diğer oyuncular arasında Fransa dikkat çekiyor. 2024/25 sezonunda zayıf bir performans sergileyerek 3,3 milyon ton ihracat yapan Fransa’nın, 2025/26 sezonunda buğday ihracatını 8,1 milyon tona çıkararak ihracatını iki katından fazla artırması bekleniyor. Her ne kadar bu seviye hâlâ kuraklık öncesi dönemin altında kalsa da, söz konusu toparlanma Fransa’nın Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki ana pazarlarda yeniden etkin bir oyuncu olmasına katkı sağlayabilir.


MENA BÖLGESİNİN BUĞDAY İTHALAT İŞTAHI SÜRÜYOR

MENA bölgesi, küresel buğday talebinin temel taşı olmayı sürdürüyor. Küresel tüketimin durağan seyrettiği yıllarda dahi bölge, 60 milyon tonun üzerinde buğday ithal etmeye devam ediyor. Bu da MENA’yı, dünya genelindeki ihracatçılar açısından büyük rekabetin yaşandığı kritik bir pazar haline getiriyor.

Dünyanın en büyük buğday ithalatçısı konumunu sürdüren Mısır, 2024/25 sezonunda da bu alandaki liderliğini korudu. Rusya, bu ülkenin buğday ihtiyacının büyük kısmını karşılayarak pazardaki baskın konumunu sürdürdü. Ukrayna ise savaş öncesi seviyelere kıyasla daha düşük hacimlerle varlık göstermeye devam etti. Romanya ve Bulgaristan ise Mısır için istikrarlı tedarikçiler olarak rolünü korudu.

Genel olarak bakıldığında, Mısır’ın buğday talebinin önümüzdeki dönemde de büyük ölçüde Karadeniz kaynaklı tedarikçiler tarafından karşılanması bekleniyor. Özellikle Romanya ve Bulgaristan’ın bu pazardaki paylarını daha da artırmaları muhtemel görünüyor.


Cezayir cephesinde ise dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. 2020/21 sezonunda ülke, ağırlıklı olarak Fransa ve diğer AB ülkelerinden buğday tedarik ediyordu. Ancak Fransa ile yaşanan diplomatik gerilimler, Cezayir’i tedarikte çeşitlendirmeye yöneltti. Bu stratejik değişim nedeniyle 2024/25 sezonuna gelindiğinde, Rusya, Ukrayna ve Bulgaristan gibi Karadeniz ülkeleri bu pazarda etkilerini artırarak Cezayir’in geleneksel tedarikçilere olan bağımlılığından doğan boşluğu doldurmaya başladılar.

Victoria Blazhko
ASAP Agri
Analiz Departmanı
Direktörü

Cezayir buğday pazarını değerlendiren ASAP Agri Analiz Departmanı Direktörü Victoria Blazhko, “Şu an itibarıyla Fransa ile Cezayir arasındaki ilişkilerde bir yumuşama emaresi görülmüyor ve Fransız buğdayı, Cezayir’in buğday ithalat ihalelerine hâlâ dahil edilmiyor. Bu durum, 2025/26 sezonunda Ukrayna menşeli buğday da dahil olmak üzere Karadeniz buğdayı için Cezayir pazarında elverişli bir zemin oluşturmaya devam ediyor,” diyor.

Fas’ın buğday ithalatı, büyük ölçüde yurt içi üretim performansına bağlı olarak yıldan yıla önemli değişkenlik gösteriyor. 2024/25 sezonunda Fransa önemli bir tedarikçi olarak kalmayı sürdürürken, Rusya pazardaki payını artırdı; Ukrayna’nın ise bu pazardaki varlığı azaldı. Ülkedeki hibrit tedarik sistemi — kamusal ve özel sektör alımlarının bir arada yürütülmesi — tedarik kararlarının büyük ölçüde fiyat ve navlun rekabetine göre şekillenmesine yol açıyor. Bu da, kaynak ülkeler arasında hızlı değişimlerin yaşanmasına olanak tanıyor. 2025/26 sezonunda ise Fransa’nın, daha büyük bir hasat ve artan ihracat imkânları sayesinde Fas’taki pazar payını artırması bekleniyor. Ancak fiyat, Fas’ın tedarik tercihlerinde belirleyici faktör olmaya devam edecek.


Tunus, daha küçük bir alıcı ülke olsa da stratejik açıdan önemli bir konuma sahip. Ülkenin yıllık buğday ithalatı genellikle 1,5 ila 2,5 milyon ton arasında değişiyor ve bu alımların büyük kısmı, büyük dökme yük gemileri yerine küçük tonajlı coaster tipi gemilerle gerçekleştiriliyor. Ukrayna, 2020/21 sezonunda bu pazarda güçlü bir varlığa sahipti. Ancak 2024/25 sezonunda Rus buğdayı pazar payını artırırken, Ukrayna’nın rolü zayıfladı.

Tunus, lojistik ve maliyet kriterlerine göre tedarikçi ülke tercihini hızlı şekilde değiştirebilen fırsatçı bir alıcı konumunda. 2024/25 sezonunda Karadeniz buğdayı sevkiyatlarında belirgin bir artış yaşandı. Bu eğilimin 2025/26 sezonunda da sürmesi ve Karadeniz menşeli — özellikle Rusya kaynaklı — buğdayın, esnek lojistik yapısı ve rekabetçi fiyatları sayesinde pazardaki avantajını koruması bekleniyor.


Kalite ve tedarik güvenilirliğine büyük önem veren büyük ölçekli alıcı konumundaki Suudi Arabistan, geleneksel olarak buğday tedarikini Avrupa Birliği, Avustralya ve zaman zaman Kuzey Amerika’dan sağlıyordu. Ancak son yıllarda, rekabetçi fiyatlar ve Kızıldeniz koridoru üzerinden erişimin kolaylaşması sayesinde Karadeniz menşeli buğdaya — özellikle de Rus buğdayına — giderek daha fazla kapı açmaya başladı. Öte yandan, Ukrayna menşeli buğday için Suudi Arabistan pazarı hâlâ ulaşılması zor bir hedef konumunda. Bunun başlıca nedeni ise ülkenin uyguladığı katı kalite standartları.



*ASAP Agri, 11–13 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Global Grain Geneva 2025 konferansında, 2025/26 sezonuna yönelik MENA bölgesindeki buğday talebi ile Karadeniz buğday arzına odaklanan özel bir sunum gerçekleştirecek. Şirketin CEO’su Christina Serebriakova, 12 Kasım’da gerçekleştirilecek “Karadeniz Tahıl Pazarı” paneline moderatörlük yapacak. ASAP Agri, Premium abonelerine sunduğu piyasa raporlarında Karadeniz tahıl piyasasına ilişkin analizlere her zaman özel bir yer ayırıyor.



Piyasa Analizi Kategorisindeki Yazılar