Dubai’de 26–28 Ocak tarihlerinde düzenlenen World Grain and Pulses Forum 2026’da konuşan isimler, 2025/26 sezonunda piyasaların genel olarak arz açısından rahat olduğunu ve ticarette toparlanma işaretleri görüldüğünü belirtti.
S&P Global Energy’nin analizine göre, Ukrayna mısırının ihracat değerleri ocak ayının son günlerinde son beş ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Antalya’da gerçekleşecek TUSAF 20. Uluslararası Kongre ve Sergisi’ne Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı katılacak.
20 Mart’ta küresel değirmencilik topluluğu, unun küresel beslenme ve kalkınmadaki önemini odağına alıyor.
Bakliyat, gıda sektöründeki geleneksel rolünün ötesinde, bitki bazlı protein pazarındaki hızlı büyümenin de etkisiyle yem ve gıda işleme sektörlerinden gelen talepte bir artış yaşıyor.
Son küresel tahıl projeksiyonları, başlıca tahıllar için olumlu üretim tahminlerine işaret ediyor.
Türkiye, buğdayda “istikrar–verimlilik–kalite” eksenli yeni bir faza hazırlanıyor. Değirmenci Dergisi’ne konuşan Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Yaşar Serpi, suya göre üretim planlaması, modern sulama, kuraklığa dayanıklı çeşitler ve teknoloji odaklı desteklerle 2040’ta 30 milyon ton üretim hedefine ulaşmanın mümkün olduğunu; stratejik stok yönetimi ve öngörülebilir politikaların ise bu dönüşümün temel sigortası olacağını vurguladı.
Ulusoy Un’un kurucu ortağı Nevin Ulusoy, öğretmenlikten değirmenciliğe uzanan kararlı dönüşümünü ve Türkiye’nin önde gelen gıda gruplarından birinin arkasındaki “sessiz emeği” Değirmenci’ye anlattı.
240 yılı aşkın değirmencilik mirası üzerine inşa edilen Loulis Food Ingredients, köklü bir Yunan aile şirketini modern bir Avrupa gıda bileşenleri gücüne dönüştürüyor.
Tahıl piyasalarının riskleri yanlış fiyatladığı uyarısından bulunan SovEcon Genel Direktörü Andrey Sizov, “Bugünkü fiyatlar ve volatilite, karşımızdaki jeopolitik, politik, lojistik ve yapısal riskleri kesinlikle yansıtmıyor. Özellikle buğday arz-talep dengesinin sıkılığı, önümüzdeki dönemde piyasaların beklediğinden çok daha kırılgan bir ortam yaratabilir,” dedi.
Sahra Altı Afrika buğday sektörü; demografi, kentleşme ve değişen tüketim alışkanlıklarının etkisiyle hızla büyüyor. Buğday ithalatı istikrarlı biçimde artarken tedarik rotaları değişiyor; değirmencilik sektörü ise güçlü sermayeye sahip az sayıda oyuncu etrafında konsolide oluyor.
Buğday fiyatlarının 2022–23 fırtınasına kıyasla daha ‘sakin’ seyrettiği bir ortamda bile, un sanayicileri için kararlar artık sadece fiyata değil, riske ve performansa dayalı bir bütün resme göre alınıyor.
Küresel un ihracatı hacim bakımından istikrarlı seyrini korurken, değer açısından dalgalanmalar gösteriyor; bu da sektörün hem dayanıklılığını hem de kırılganlığını ortaya koyuyor.
Gıda üretiminin geleneksel direklerinden biri olarak görülen değirmencilik sektörü, sessiz ama köklü bir dönüşümden geçiyor. Bu değişimin arkasında ise insan kaynağına, mesleki becerilere ve akıllı teknolojilere yapılan yeni yatırımlar yatıyor.
Kadınlar; üretimden ticarete, işlemeden teknolojiye ve politika yapımına kadar tahıl sektörünün geleceğini giderek daha fazla şekillendiriyor.
On yıllar boyunca küresel tahıl ve değirmencilik ekonomisi; ekim alanları, tonaj, marjlar ve risk gibi kavramların diliyle anlatıldı. Ancak çoğu kez görünmez kalan bir gerçek var: Bu rakamların arkasında, sektörü içeriden taşıyan kadınların emeği, uzmanlığı ve liderliği.
Bu özel kapak dosyası, tahıl ve değirmencilik değer zinciri boyunca değişime liderlik eden kadınları odağına alıyor; kadınların daha görünür olması, sesinin daha güçlü duyulması ve fırsatlara daha eşit erişmesi halinde sektör performansının, inovasyon kapasitesinin ve gıda güvenliğinin nasıl güçlenebileceğini ortaya koyuyor.
Buğday işleme dünyasında tasarım, yalnızca teknik bir çizimden ibaret değildir — yenilik, verimlilik ve sürdürülebilirliğin bir araya geldiği ortak bir dildir. Değirmen tasarımı, bu dönüşümün tam merkezinde yer alır; sektörün küresel talebi nasıl karşıladığını, gıda güvenliğini nasıl sağladığını ve çevresel etkisini nasıl azalttığını şekillendirir.
Avustralya buğday sektörü 2026/27 sezonuna, teknoloji ve ölçek ekonomisinin desteklediği güçlü bir verim ivmesiyle giriyor. Çiftliklerin konsolidasyonu, daha gelişmiş makine parkı, hassas ve otonom ilaçlama uygulamalarının yaygınlaşması ve daha kurak koşullara uyum sağlayan tohum ıslahındaki ilerlemeler bu ivmeyi besliyor.
Almanya değirmencilik sektörü, Avrupa’daki en derin yapısal dönüşümlerden birini yaşadı. On binlerce küçük, zanaatkâr ölçekli değirmenden, az sayıda yüksek kapasiteli endüstriyel tesise uzanan bu yolculukta sektör; modernleşme, konsolidasyon ve gelenek arasında bir denge kurarak, hem arz güvenliğini sağlıyor hem de sürdürülebilirlik ve regülasyon alanlarındaki yeni gerekliliklere uyum sağlamaya çalışıyor.
Ekonomik dalgalanmalar ve iklim belirsizliklerine rağmen Güney Afrika, bölgesel ticareti şekillendiren ve gıda güvenliğinin temel direklerinden biri olan dirençli bir tahıl gücü olarak öne çıkıyor. Gelişmiş değirmencilik ve lojistik altyapısı ise ülkeyi, bölgenin stratejik tahıl işleme merkezi konumuna yükseltiyor.
Değirmenci Dergisi’ne konuşan Kenya Tarım ve Gıda Kurumu Genel Direktörü Calistus Efukho, ülkesinin tahıl ithalatını azaltmak, yerli üretimi artırmak ve Doğu Afrika’da yükselen bir ihracat merkezi haline gelmek için izlediği cesur stratejiyi anlattı.
Gaziantep merkezli, üçüncü kuşak bir aile şirketi olan Tanış Milling, un–irmik ve mısır değirmenlerinden yem fabrikalarına uzanan anahtar teslim tesisleriyle bugün 70’ten fazla ülkede yatırımcıların çözüm ortağı. Cidde’de görüştüğümüz Tanış Milling Genel Müdürü Emre Tan, Afrika ve Ortadoğu’nun şirket için neden “omurga” olduğunu, yeni Puridant Semolina Purifier ile dikey mısır degerminatörünün sahada nasıl fark yarattığını anlattı.
Yüksek kaliteli laboratuvar ölçüm cihazları ve proses ölçüm sistemleri üreten Anton Paar’ın, Brabender’i bünyesine katmasının ardından tam bir yıl geride kaldı.
Artık ülkelerin tahıl işleme kapasitelerini geliştirmeye önem verdiklerini belirten, Ortaş Değirmen Yönetim Kurulu Üyesi Samet Taşkın, anahtar teslim fabrika kurulumuna olan ihtiyacın arttığını söyledi.
2025/26 buğday sezonu belirgin bir arz fazlası ile açıldı. USDA’nın projeksiyonuna göre küresel üretim 837,8 milyon ton ile yıllık bazda +37 milyon ton artarken, dönem sonu stokları 274,9 milyon tona yükselecek.
Son üç yıldır tarımsal emtia fiyatları baskı altında kaldı: yüksek rekolteler, spot piyasa fiyatlarının düşük seyretmesi ve rahat arz-talep bilançoları 2025’i düşüş eğilimli kapattı ve üretici marjlarını sıkıştırdı.
2025/26 sezonunda küresel tahıl manzarası, bol arz ile tarihsel olarak yüksek seyreden talebi bir araya getiriyor. Ancak piyasalar açısından en önemli riskler tarlalardan değil, ekonomi ve jeopolitik cepheden geliyor. Önümüzdeki aylarda bu dengeyi doğru okumak, piyasaları sağlıklı yönetebilmenin anahtarı olacak.
Global Grain Geneva 2025 konferansında yapılan tartışmalar, küresel tahıl piyasalarında rekor üretim ve yüksek stoklara rağmen asıl mücadelenin artık başka alanlara kaydığını gösterdi: jeopolitik, finans ve teknoloji.
Parantez Medya'nın İDMA İstanbul'da hayata geçirdiği IDMA Today ve BBM Mutfak projelerinin mimarı Parantez Medya Genel Müdür Yardımcısı Mohammed Freij, ilham kaynağını ve gelecek planları hakkındaki görüşlerini paylaştı.
İDMA İstanbul ile eşzamanlı olarak düzenlenen TABADER, artık gelenekselleşen Duayenler Ödül Töreni’nin beşincisi 2 Mayıs tarihinde Wow Otel’de gerçekleştirildi.
Fas Un Sanayicileri Federasyonu (FNM) Başkanı Moulay Abdelkadir Alalaoui, İstanbul’da düzenlenen İDMA Fuarı sırasında verdiği özel röportajda ülkesindeki değirmencilik sektörünün durumu ve Türkiye ile ilişkileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Dünya tahıl işleme endüstrisi İstanbul’da buluştu. Üretiminin yüzde 90’ını ihraç eden önemli endüstriler arasında yer alan yerli un, tahıl, yem, bakliyat üretim ekipmanları ve değirmen makineleri sektörü, 120 ülkede 10.000’den fazla profesyonel ile 10. İDMA İstanbul’da buluştu.
Gündemi yakalayın, etkinlikleri takip edin, özel içeriklere ulaşın!
07 Nisan 2023 2 dk okuma
HABERLER
03 Kasım 2021 2 dk okuma