BLOG

Tedarik zincirleri sürdürülebilirlik temelinde inşa edilmeli

09 Mart 20222 dk okuma

 “Pandemi Sonrası Şirketler İçin Yeni Tehditler” toplantısında konuşan Eti İcra Kurulu Başkanı Hakan Polatoğlu, dijital dönüşüm süreçlerinin bütünsel bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi ve tedarik zincirlerinin sürdürülebilirlik temelinde oluşturulmasının önemini anlattı.

Türkiye’nin özel sektör bazında GSYH’sinin %60’ını üreten şirket yöneticilerinin katılımıyla düzenlenen “Pandemi Sonrası Şirketler İçin Yeni Tehditler” konulu toplantı dijitalleşmeden sürdürülebilirliğe, döngüsel ekonomiden bulut teknolojisine ve siber güvenliğe, tedarik zincirlerinden kurum kültürlerindeki değişime kadar geniş bir yelpazede pandemi sonrası dönem için şirketlerin gündemindeki konular ele alındı. 

Toplantıda konuşan Eti İcra Kurulu Başkanı Hakan Polatoğlu büyük yatırımlar yapılan dijital dönüşüm süreçlerinin başarıya ulaşması için benimsenmesi gereken yaklaşımın üzerinde dururken, Çevresel, Sosyal ve Yönetişim alanlarında atılan adımların şirketlerin performansı üzerine etkileri ve tedarik zincirlerinin sürdürülebilirlik temelinde oluşturulmasının önemini vurguladı.

Eti İcra Kurulu Başkanı Hakan Polatoğlu toplantıda şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Dijitalleşme etkisi altında insanların gerçek hayatlarına ilaveten sanal boyutta da varlık göstermeleri sonucunda hibrit bir yaşam tarzına doğru evrildiklerini görüyoruz. Böylelikle, gerçek ve sanalın bileşkesinde yeni değerler, davranışlar ve tutumların gelişmekte olduğunu gözlemlemekteyiz. Öte yandan, dijital dünyanın araç ve hizmetlerini kullanan insanların üstün özelliklerle donatıldığını söyleyebiliriz. Örneğin, istediği detayda bilgiye hızla erişme, kendini eğitme, adres bulma, zaman tahmini yapma, anlık gündemi takip etme, hava tahminlerini öğrenme vb. sayısız yeteneklerin kazanıldığını görüyoruz. Bu yeni tip insan artık aynı görev ve sorumluluğu daha kısa bir sürede ve daha az efor harcayarak yapabilmektedir. Esnek ve uzaktan çalışabildiği için özel hayatı ve iş hayatı içi içedir. Bir yandan teknolojik gelişimi kurumlarımıza adapte ederken, dijitalleşmenin imkanlarını edinirken, aynı zamanda tüm iş süreçlerini yeni tip insana uyumlu hale getirmeli ve yeni insan kaynakları yönetim yaklaşımlarını geliştirmek zorundayız. Bu bütünsel değişimi başarıyla gerçekleştirebilmek, önümüzdeki dönemde iş dünyasının zor ödevlerinden birisidir.

Tarımsal ve hayvansal girdilere dayalı olan gıda sanayii için, çevre ve doğaya yönelik taşınması gereken sosyal sorumluluğun ötesinde, yarından sonrasında ihtiyaç duyulacak girdilerin istenen miktar, maliyet ve kalitede tedarik edilebilmesi de vazgeçilmezdir. Dolayısıyla, sürdürebilirlik önemli  bir hedef başlığı olmalıdır. 

Bilindiği gibi, dünya genelinde, artan iklim değişikliklerine bağlı olarak kuraklık, kıtlık, ve doğal afetler yaşanmaktadır. Aynı zamanda, gelir adaletsizliğine bağlı olarak geniş kitlelerin gıdaya erişimde yetersizlik ve eşitsizlik artmaktadır. Bu sorunların giderilmesi için lokal girişimler gerekli ama yetersizdir, global bir strateji altında belirlenen ana hedeflere doğru topyekün yönelinmesi zorunludur.



Haberler Kategorisindeki Yazılar
15 Eylül 20201 dk okuma

Avustralya’nın en büyük tahıl ihracatçısı karbon-nötr tahıl ürünleri geliştirecek

Wide Open Agriculture (WOA) ile CBH Group (CBH) şirketleri, karbon nötr tahıl ürünlerinin belgele...

07 Şubat 20181 dk okuma

Brezilyalı Amaggi, Ciapar’ı almak için görüşmelere başladı

Brezilya’nın endüstriyel tarım sektörünü domine eden Amaggi şirketi, Brezilyalı tahıl üreticisi Cia...