BLOG

Tahıl ve un sektöründe kadın sesleri

26 Ocak 202626 dk okuma

On yıllar boyunca küresel tahıl ve değirmencilik ekonomisi; ekim alanları, tonaj, marjlar ve risk gibi kavramların diliyle anlatıldı. Ancak çoğu kez görünmez kalan bir gerçek var: Bu rakamların arkasında, sektörü içeriden taşıyan kadınların emeği, uzmanlığı ve liderliği. Değirmenlerde ve laboratuvarlarda çalışan, ticaret birimlerine liderlik eden,  insan kaynakları ve eğitim süreçlerini yöneten ve şirketlerini uluslararası platformlarda temsil eden kadınlar.

Bu özel dosya, onların seslerini kendi sözleriyle bir araya getiriyor. Aile işletmesi un fabrikalarından bölgesel depolama operatörlerine; küresel tahıl ticareti şirketlerinden teknoloji sağlayıcılarına ve sektör derneklerine uzanan geniş bir yelpazede, burada öyküsü paylaşılan kadınlar sektöre nasıl girdiklerini, onları bu alanda tutan motivasyonları ve yeni nesil için nasıl kapılar açtıklarını anlatıyor. Kimi, değirmenciliğin aile mesleği olduğu bir ortamda büyüyerek bu işi öğrendi. Kimi ise finans, hukuk, mühendislik veya gazetecilik gibi alanlardan gelerek; şehirleri beslemenin ve çiftçiyi desteklemenin somut etkisine çekildi. 

Bu hikâyeler, sektörde giderek daha net görülen bir gerçeği doğruluyor: Çeşitlilik artık “olsa iyi olur” denilecek bir başlık değil, pratik bir rekabet avantajı. Bu dosyada yer alan kadınlar, tekrar tekrar aynı temalara dikkat çekiyor: tesis operasyonlarında ayrıntılara gösterilen özen, ekipler ve kültürler arasında güçlü iletişim, riske farklı bir yaklaşım ve insan kaynağını geliştirmeye yönelik derin bir odak. Bununla birlikte, işin gerçeklerini de açık yüreklilikle dile getiriyorlar: erkek egemen ortamlarda çalışmak, güvenilirliğini birden fazla kez kanıtlamak zorunda kalmak ve yoğun sorumlulukları aile yükümlülükleriyle dengelemek.

Ortaya çıkan tablo tek bir anlatı değil; bir mozaik. Gece vardiyasında genç teknisyenlere mentorluk yapan bir değirmen yöneticisi. Esnek çalışma politikaları için savunuculuk yapan bölgesel bir ticaret direktörü. Değirmencilikte kadınlara yönelik eğitim programlarını, bursları ve networking alanlarını desteklemek için platformunu kullanan bir CEO… Tümü birlikte, sektörümüzdeki değişimin hem “tepeden aşağı”—kurumsal stratejiler ve sektör girişimleriyle—hem de “tabandan yukarı”—fabrikada ve ofiste günlük liderlikle—ilerlediğini gösteriyor.

Önümüzdeki sayfalarda, farklı ülkelerden ve görev alanlarından kadınların kısa portrelerini sizinle  buluşturuyoruz. Her profil; bir kadının sektöre giriş yolunu, gördüğü zorluk ve fırsatları ve tahıl, değirmencilik ya da tarımsal ticarette kariyer düşünen genç profesyonellere mesajını yansıtıyor. Bu portreleri, hem birbirinden bağımsız yolculuklar hem de ortak bir hatırlatma olarak okuyun: Sektörümüzün geleceği; masadaki her ses duyulduğunda daha güçlü, daha yenilikçi ve daha dirençli olacak.


MELINDA FARRIS
CEO
Uluslararası Operasyonel Değirmenciler Birliği (IAOM)
ABD


Yeni nesle çağrı: Tutkunu büyüt, dünyayı besle


Sektöre nasıl girdi?

Değirmencilik sektöründeki rolüm klasik bir kariyer rotası değil; ancak son 21 yıldır bu hayati sektörün ilerlemesini sağlayan insanlarla omuz omuza çalışma ayrıcalığına sahip oldum. IAOM’a beni ilk çeken şey, uluslararası alanda çalışmayı sürdürme fırsatı ve yaptığım işin sınırların ötesinde bir etki yaratabileceğini bilmekti. Yaklaşık dokuz yıl Rusya’da yaşayıp çalıştıktan sonra, küresel bir topluluğa bağlı kalmak istedim ve değirmencilik sektörünün erişimi gerçekten sınırsız. Beni burada tutan ise insanlar oldu: Dünyayı besleme konusundaki derin tutkuları, cömertlikleri ve adanmışlıkları.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Kadınlar, tahıl işleme sektörüne farklı bakış açıları, iş birliği kültürü ve yaratıcılık kazandırıyor. Üstelik sektör iş gücü, sürdürülebilirlik ve teknoloji kaynaklı zorluklarla karşı karşıyayken bu nitelikler giderek daha da kritik hale geliyor. Kadınlar için fırsatlar artıyor; işin her düzeyinde yarattıkları değerin daha fazla görünürlük kazandığını da görüyoruz. Buna karşın görünürlük ve temsiliyet, hâlâ ilerleme kaydetmemiz gereken alanlar. Sektörün önümüzdeki on yıllarda güçlenerek yoluna devam etmesini istiyorsak, kadınların liderlik rollerinde görülmesi, seslerinin duyulması ve desteklenmesi kritik önem taşıyor.

Genç kadınlara mesajı:

Bu sektöre girmeyi düşünen genç kadınlara şunu söylemek isterim: Dünyanın, sektörümüzün yaptığı işe ihtiyacı var. İnsanları besleme fikrine tutkuyla bağlıysanız, karmaşık problemleri çözmekten keyif alıyorsanız ve küresel bir topluluğun parçası olmak istiyorsanız, burada sizin için bir yer var. Tutkunu büyüt. Dünyayı besle!



JUNE ARNOLD
Politika Direktörü
Tahıl ve Yem Ticareti Derneği (GAFTA)
İngiltere


Merakla başlayan kariyer, küresel etkiyle süren bir misyon


Sektöre nasıl girdi?

Tahıl tarlalarının ortasında büyüdüm. Uluslararası ilişkiler ve güvenli gıdaya duyduğum merak, beni tahıl sektöründe kariyer yapmaya yöneltti. Tahıllar günlük beslenmemizin büyük bir parçası; uluslararası tahıl ticareti, dünyada her altı kişiden birini besliyor ve gıda güvenliğinin sağlanmasına katkı sağlıyor. Bu küresel politikaları yönetmek benim için son derece motive edici bir alan.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Tahıl tedarik zincirinin her aşamasında kadınlar için giderek daha heyecan verici roller ve olağanüstü fırsatlar görüyorum. Her yıl yeni bir şeyler öğrenip gelişiyorsunuz: tahıl çeşitliliği ve kendine özgü nitelikleri, üretimi, ticareti ve işlemeyi etkileyen dış faktörler, ardından gelen düzenlemeler… Bu sektöre katılmak, adeta “donanmaya katılmak” gibi; hiçbir yıl bir öncekiyle aynı olmuyor. Sektör olumlu bir etki yaratıyor ve çevremizde, dev çok uluslu şirketlerden aile işletmesi değirmenlere kadar harika insanlar var. 

Son 25 yıla geriye dönüp baktığımda, iş-yaşam dengesi baskıları her zaman bir zorluk olarak kaldı. Değişim yavaş ilerledi, ancak tarım işletmelerinde kadın sayısı arttı, kapsayıcılık çabaları çoğaldı ve pek çok güçlü lider ortaya çıktı. Doğru yönde ilerliyoruz; ancak tarla sahipliği konusunda hâlâ gerideyiz. Cam tavan çatlamaya başladı ama henüz tamamen kırılmış değil.

Genç kadınlara mesajı:

Bilim, teknoloji, iş dünyası ya da sektör temsil sizi çekiyorsa, bu sektör yeniliği teşvik etme ve sürdürülebilir bir geleceği şekillendirme konusunda gerçek fırsatlar sunuyor. Dayanıklılığı ve uyum yeteneğini benimseyin. Çok çalışın, eğitime odaklanın, kendinizi harika mentorlarla çevreleyin; gerisi kendiliğinden gelir. Kendinize güvenerek adım atın.



ALEJANDRA CASTILLO
Başkan
Kuzey Amerika Tahıl İhracat Birliği (NAEGA)
ABD


Tesadüfen başladı, tahıl ticaretinde liderliğe uzandı


Sektöre nasıl girdi?

Tarım sektörüne—daha spesifik olarak da tahıl ticaretine—tesadüfen girdim. Sermaye ekipmanları satın alma tarafında bir pozisyonu kaçırdıktan sonra, Cargill’deki İK ofisi beni yeniden aradı ve taşımacılık ile lojistikte geçici ama tam zamanlı bir görev olduğunu söyledi. Tek şart şuydu: Kalıcı bir role geçebilmem için üç ay içinde şirket içinde bir pozisyon bulmam gerekiyordu. Tahmin edebileceğiniz gibi, arayışıma hemen başladım.

Tahıl ve yağlı tohumlar tedarik zinciri iş kolunda ticari operasyonlar koordinatörü pozisyonu açıldı. Tarımla ilgili hiçbir altyapım olmamasına rağmen başvurmaya karar verdim; şanslıydım ki işe alım yöneticisi bana bir fırsat vermeyi seçti. Kariyerim o gün başladı. Yöneticimde bir arkadaş ve mentör bulacak kadar şanslıydım; tradex ekibimde de etrafımda kenetlenen, öğrenme sürecimi destekleyen çok iyi öğretmenler vardı. Ticari operasyonlar koordinatörü olarak çalıştığım dönemde ilk kez Kuzey Amerika Tahıl İhracat Birliği’nin (NAEGA) FOB 2 sözleşmesiyle tanıştım. 2024’ten bu yana NAEGA’ya liderlik ederken, bir anlamda başladığım noktaya geri dönmüş oldum; her şeyin başladığı yere tam tur yaptım.

Tarımsal tedarik zinciri evrilmeye devam ederken, teknik bilgi ve uzmanlığa dayanan çeviklik ve esneklik gerektirecek pek çok zorluk görüyorum; NAEGA da tam olarak bu alanlarda derin biçimde çalışıyor. NAEGA, bir asrı aşkın süredir Kuzey Amerika’da tarımsal ticaretin şekillenmesine katkı veriyor. Bugün, bu taahhüdü yeniden teyit etme fırsatına sahip olmak benim için her zamankinden daha büyük bir onur.

NAEGA yakın zamanda ekibini genişletti. Ofisimizin düzenli ve verimli işlemesini sağlayan; ABD Senatosu deneyimine sahip bir program ve idari işler yöneticisini kadromuza kattık. Ayrıca, ticaretin operasyonel yürütümü alanında 35 yılı aşkın tecrübesi bulunan bir sözleşmeler direktörü ile ekibimizi güçlendirdik; bu da NAEGA’nın sözleşme mükemmeliyetine bağlılığını pekiştiriyor. Üstelik tesadüf bu ya, ekibimizin tamamı kadınlardan oluşuyor. Ekibimle birlikte önümüzdeki zorluklara hazır olduğumuza inanıyorum.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Tahıl ticaretinin en güzel yanı, sürekli evrilmesi ve büyümesi. Hiç sıkılmıyorum. 2023’ün sonlarında NAEGA’ya katıldığımdan beri; değişen bir ticaret politikası ortamı, ABD’de yeni bir yönetim, dünyada daha korumacı politikalara doğru yönelim, gıda güvencesizliğinin sürmesi, değişen ticaret ortakları ve küresel ticaret standartları ile bilime dayalı düzenlemeler için kamu sektöründen daha fazla destek ihtiyacı gibi pek çok başlığa yakından tanık oldum—bunlar sadece birkaç örnek. Ben bunları, ticareti nasıl yaptığımızı geliştirmeye devam etmek için fırsatlar olarak görüyorum. Bu alanda daha fazla kadının etkisini görmek beni ayrıca heyecanlandırıyor.

Tahıl ticaretinde daha fazla kadını görmek bana gerçekten moral veriyor. Sadece bu yıl bile, ticaret birliklerinin başında ya da tahıl ticareti şirketlerinin yönetiminde bulunan birkaç kadın lider var; ayrıca liderlik rollerine doğru ilerleyen çok daha fazla kadın görüyoruz.

Bu alanda bir kadın olarak hepimizi, ekiplerimizde, ofislerimizde ve çevremizde yer alan kadınları desteklemeye ve onların önünü açmaya devam etmeye teşvik ediyorum. Beni destekleyen, başarımı mümkün kılan çok iyi ekiplerle çalışma şansım oldu; aynı zamanda başkalarından sürekli öğrenme fırsatından da çok faydalandım.

Genç kadınlara mesajı:

Daha önce çalışmadığınız bir alandaki pozisyonlara başvurmaktan çekinmeyin. Ulaşılması zor gibi görünen o fırsat için el kaldırın. Ne istediğinizi açık, cesur ve özgüvenli biçimde dile getirin; biri size “hayır” dese bile yolunuza devam edin. Babamın sık söylediği bir söz var: “Sen ‘evet’i hedefle; çünkü ‘hayır’ zaten en baştan cebinde.”



Erin Gowriluk
Kanada Tahıl Konseyi Başkanı(CGC)
Kanada


Kanada tahıl sektörünü küresel sahnede temsil eden lider


Sektöre nasıl girdi?

Tahıl sektörüne ilgi duymamın nedeni, gıda, ticaret ve küresel sürdürülebilirliğin kesişim noktasında yer almasıydı. Bu sektör, sessizce dünyayı besler; ancak dayanıklılığını koruyabilmesi için sürekli inovasyona ve iş birliğine ihtiyaç duyar. Beni motive eden şey ise Kanada’nın liderliğinin ve bilime dayalı tahıl politikalarının gerçekten fark yaratabildiğini görmek: Çiftçileri desteklemekten, gıdanın dünyanın her yerine ulaşmasını sağlayan uluslararası ticaret çerçevelerinin şekillenmesine kadar.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Bu sektörde kadınlar için fırsatlar hiç olmadığı kadar büyük. Yönetim kurullarında, araştırma laboratuvarlarında ya da ticaret müzakerelerinde, farklı seslerin daha iyi karar alma süreçlerine katkı sunduğu giderek daha fazla kabul görüyor. Buna karşın temel zorluklardan biri hâlâ görünürlük. Kadınların, liderlik rollerinde kendilerini temsil edilmiş görmeye ve tarihsel olarak erkeklerin ağırlıkta olduğu konuşma alanlarında yer almaya teşvik edilmeye ihtiyacı var.

Liderlik havuzunu büyütmenin çeşitli yolları bulunuyor. Bunlardan biri; kadınların ilerlemesini destekleyen program ve politikalarla güçlendirilmiş kurumsal hedeflerin belirlenmesi.

Genç kadınlara mesajı:

Özgüvenle öne çıkın. Bu sektör ilişkiler ve güven üzerine kurulu; dürüstlüğünüz, fikirleriniz ve dayanıklılığınız en büyük gücünüz. Sesinizi yükseltecek kadar cesur, yükselirken başkalarını da yukarı taşıyacak kadar cömert olun.



MARTHA SIEMER STICE
Siemer Milling Yönetim Kurulu Üyesi
ABD


Altı kuşaklık değirmencilik mirası


Sektöre nasıl girdi, bugün onu ne motive ediyor?

Değirmencilik sektörünün içine doğmuş olmaktan dolayı kendimi şanslı hissediyorum. Siemer Milling’in altıncı kuşak sahiplerinden biriyim. Ailem, içinde yaşadığım topluluk, bu miras ve sektörün iyi insanları beni motive eden başlıca unsurlar.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Sektörde yeni fikirlere ve iş birliklerine güçlü bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Cinsiyet çeşitliliği de yeni bakış açıları kazandırmanın yollarından biri. Hepimizin, ulaşmak istediğimiz pozisyonlarda rol modeller görmeye ihtiyacı var; böylece kendimiz için nasıl bir yolculuk olacağını daha somut hayal edebiliriz. Kadınlar sektörde daha görünür hâle geldikçe, daha fazla kadının bu alana katılmaya ilgi duyacağına inanıyorum.

Genç kadınlara mesajı:

Dünyayı beslemek önemli ve değerli bir iş. Cesaretinizi koruyun; özenle çalışmaya ve öğrenmeye açık olmaya devam ederek kararlılıkla ilerleyin.



ZÜLEYHA ÇAKMAK
Beşler Grup Yönetim Kurulu Üyesi
Turkey


Aile geleneğini modern ve sürdürülebilir bir geleceğe taşıyor


Sektöre nasıl girdi, bugün onu ne motive ediyor?

Aile işletmesine dahil oluşum, aslında çocukluk yıllarıma dayanıyor. Fabrika bizim için sadece bir üretim alanı değil; birlikte emek verilen, ailece sorumluluğu paylaştığımız bir yaşam alanıydı. Üniversite eğitimim ve yurt dışında mastırımı tamamladıktan sonra, bilinçli bir dönüşle bu yapının bir parçası oldum. 

Bugün beni en çok heyecanlandıran şey ise, aile bireyleriyle omuz omuza vererek hem ülkemizin ekonomisine katkı sunmak hem de bu köklü yapıyı daha çağdaş, daha yenilikçi ve sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşımak.

Kadın olmak yönetim perspektifini nasıl şekillendiriyor?

Kadın olmamın değirmeni yönetme biçimime belirgin bir perspektif kattığını düşünüyorum. Özellikle insan odağını ve ayrıntılara gösterdiğim özeni çalışma kültürümüzün merkezine yerleştiriyorum. Bir değirmeni yönetmek yalnızca şirket faaliyetlerini yürütmek değil; ekip ruhunu, kurum kültürünü ve sürdürülebilirliği de ayakta tutmak demektir. Bu noktada kadın bakışının denge kuran, birleştiren ve uzun vadeli düşünen yapısının çok kıymetli olduğuna inanıyorum.

Sektörde kadınların önündeki başlıca zorluklar:

Sektörde kadınlar için hem önyargılardan hem de yapısal koşullardan doğan zorluklar var. Kadının narin yapısının dezavantaj olarak görülmesi, kendini sürekli ispat etme baskısını getiriyor. Bu algıyı kırmak zaman alıyor. Asıl zorluk ise üretim alanlarının fiziki yoğunluğu ve sahada aktif bir duruş gerektirmesidir. Bu yoğun tempoda sahanın dili sertleşebiliyor; ancak tam bu noktada kadınların en çok koruması gereken şey, kendi doğallığı ve kendi çizgisidir.

Kabul görmek için baskın iş kültürüne uyum sağlama çabası, kadının kendi değerini gölgeler, çünkü sektöre kattığımız asıl güç, özümüzden gelen eşsizliktir. Bu yüzden biz sahada olduğumuz anda dönüşüm başlar; duruşumuz ve bakışımız bile kültürü değiştirebilir.

Genç kadınlara mesajı:

Bu sektörde kariyer yapmayı düşünen genç kadınlara mesajım net: Kendinize güvenin ve masada yeriniz olduğunu bilin. Sektörümüz de ilk bakışta kariyer olanakları sınırlı görünse de gerçekte bilgiye, vizyona ve emeğe değer katan herkes için yer var. Neticede bir değirmeni ayakta tutan yalnızca mekanik sistemler değil; o sisteme ruh, yön ve anlam veren insandır. Özveri, disiplin ve öğrenme isteğiyle ilerlediğinizde, emeğiniz ve duruşunuz sizi sahada zaten görünür kılar.



CHRISTINA SEREBRIAKOVA
CEO
ASAP Agri Broker
Atria Brokers
Ukrayna


Tahıl piyasalarını iki cepheden okuyan kadın


Sektöre nasıl girdi?

APK-Inform’a, analitik tarafında “sadece bir iş” olacağını düşünerek katıldım; ama bir anda kendimi, piyasayı yalnızca okuyan değil, adeta “hisseden” insanların arasında buldum. Daha sonra fiziksel ticaretin içine girdiğimde de aynı şeyi gördüm: İnsanlar, daha ortada bir grafik yokken talepteki değişimi sezebiliyordu. O an anladım ki bu, sıkıcı bir emtia işi değil; hava koşulları, siyaset ve insan psikolojisine tepki veren canlı bir sistem. Beni bu sektörün içinde tutan şey, bu merak duygusu. Neden navlun bir hafta çökerken ertesi hafta patlıyor? Neden bir çiftçi çok erken satarken diğeri beklemeyi seçiyor? Brüksel’de ya da Kahire’de yazılan tek bir satır, Karadeniz dengelerini nasıl yeniden şekillendirebiliyor? Bunların “neden”ini bilmek istiyorum. Bugün iki ayrı şapka taşıyorum; biri analiz, diğeri sahadaki brokerlik. ASAP Agri, tarımsal ticareti anlamama yardımcı oluyor: Bölgeyi yakından izliyor, öngörülerimizle değirmencilere, tüccarlara ve hatta bakanlıklara yol gösteriyoruz. Atria Brokers ise bu dünyanın içinde hareket etmemi sağlıyor: Tahıl ve navlun brokerliği yapıyor, müşterilerin satış ve alım zamanlamasını yönetmelerine destek oluyor ve piyasa sertleştiğinde bile oyunun içinde kalıyoruz. Bu iki rol arasında kendi dengemi buldum.

Analizle saha ticaretini nasıl birleştiriyor?

Benim için bu, tek bir ekosistem. ASAP Agri’de gördüğümüz tabloya karşı acımasız derecede dürüstüz: Modeller kuruyor, sahada tarlaları geziyor, siyasi senaryoları stres testine tabi tutuyor ve rahatsız edici olsa bile bakış açımızı yayımlıyoruz. Atria Brokers’ta ise bu fikirlerin, gerçek hayatta—gerçek tekliflerde, navlun rotalarında ve çiftçi davranışında—karşılığının olup olmadığını görüyorum. ASAP Agri beni zihinsel olarak “dürüst” tutuyor: Model ve saha fotoğrafları tersini söylüyorsa, “hissettiklerimin” arkasına saklanamazsınız. Atria ise beni pratikte “dürüst” tutuyor: Bir öngörü kulağa akıllıca geliyorsa ama onunla bir anlaşma kapatamıyorsanız, o sadece bir hikâyedir. Teori ile pratiği sürekli uzlaştırıyorum; iki taraftaki müşteriler de bu disiplini hissediyor.


Genç kadınlara mesajı:

Gelin. Bu işi romantikleştirmeyin; ama ondan korkmayın da. Size kırmızı halı serilmeyecek; sabrınızı, egonuzu ve hata yaptığınızı kabul edebilme becerinizi sınayacak. Bu sektör size beklediğinizden daha fazla sorumluluk, daha fazla belirsizlik ve daha fazla gelişim alanı sunacak. İçinizde en küçük bir kıvılcım bile varsa, peşinden gidin, o kıvılcım alev alır.


MARIAM AL-HAZAA
İş Geliştirme Müdürü
Al Hazaa Investment Group
Mısır


Değirmenciliğin içinde doğdu, dönüşüme öncülük ediyor


Sektöre nasıl girdi?

Değirmencilik, kuşaklar boyunca ailemizin işi oldu; her zaman kimliğimizin bir parçasıydı. Bu işe katılmak benim için hiçbir zaman bir soru işareti olmadı; bu kadar anlamlı bir yapının parçası olma fikrinde hiç tereddüt etmedim. Küçük yaşlardan itibaren babamın işine duyduğu tutkudan ve bunun yarattığı olumlu etkiden ilham aldım. Zaman içinde sektöre olan bu sevgi bende de giderek güçlendi.

Bugün beni motive eden şey ise değirmenciler arasındaki güçlü dayanışma duygusu. İhtiyaç olduğunda birbirimizi ne kadar hızlı ve gönüllü biçimde desteklediğimize her zaman hayran kalıyorum. Bu sektör rekabetle değil; iş birliğiyle ve temel gıda tedarikini sağlama konusunda paylaşılan sorumlulukla tanımlanıyor. İşimizin insanların günlük yaşamına doğrudan katkı sunduğunu bilmek, tüm zorluklara rağmen motivasyonumu canlı tutuyor.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Değirmencilik sektörü, özellikle teknik roller söz konusu olduğunda, geleneksel olarak erkek egemen bir yapıya sahipti. Ancak bu tablo yavaş yavaş değişiyor. Hem grubumuz içinde hem de diğer şirketlerde; sahada gerçek etki yaratan ve bu alanın geleceğini şekillendiren pek çok ilham verici kadınla çalışma ayrıcalığına sahip oldum. Algılar ve beklentiler açısından hâlâ bazı zorluklar var; ancak değişimin ivmesi de açık biçimde hissediliyor. Sektör geliştikçe, farklı bakış açılarının karar alma süreçlerini güçlendirdiği, inovasyonu beslediği ve uzun vadeli dayanıklılığı artırdığı giderek daha fazla kabul görüyor. 

Genç kadınlara mesajı:

Bu sektörü düşünen genç kadınlara söyleyeceğim şu: Cesur olun, bu sektöre adım atmaktan çekinmeyin. Fırsatlarla ve anlamla dolu, dinamik ve sürekli gelişen bir sektör sizi bekliyor.



Suad Abubaker
Pembe Flour Mills Direktörü
Kenya


Kenya’da değirmencilikte kadın liderliğinin önünü açan isim


Sektöre nasıl girdi?

Babamın değirmencilik işinin içinde yoğun biçimde yer aldığını izleyerek büyüdüm; gıda güvenliği ve kalite bizim için yalnızca iş göstergeleri değil, aynı zamanda kişisel değerlerdi. Son on yedi yıldır Pembe Flour Mills’te giderek artan sorumluluklar üstlendim ve bugün şirketin direktörü olarak görev yapıyorum. 

Değirmencilik hakkında önceden bir bilgim olmadığı için sistemi temelden öğrenmek zorunda kaldım. Tahıl öğütme süreçlerine dair bilgimi derinleştirmek için Nairobi’deki Afrika Değirmencilik Okulu’nda eğitim aldım. Zamanla öğütme sürecinin değerini daha iyi kavradım; verdiğiniz kararların milyonlarca insanı etkilediğini ve beslediğini fark ettiğinizde, bu sektörün ne kadar etkileyici olduğunu görüyorsunuz. 

Aynı zamanda Kenya Tahıl Değirmencileri Birliği (CMA) yönetim kurulu üyesiyim. Bu görevdeki ilk kadın üye olarak görev alıyor olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum. Bu dönüm noktası, sadece kişisel bir başarı değil; aynı zamanda kadınların liderlikte ilerleyişinin bir sembolü.

Sektörde karşılaştığı zorluklar:

Kariyerimin ilk yıllarda kendimi sürekli “fazladan ispat” etme baskısı hissediyordum: iki kat hazırlıklı, iki kat verimli ve iki kat adanmış olmak…Bu süreçte sadece cinsiyetim nedeniyle değil, yaşım nedeniyle de değerlendirildiğim dönemler oldu. Zamanla kendi liderlik tarzıma, muhakememe ve uzmanlığıma güvenmeyi; bakış açımı ve katkımı gerekçelendirilmesi gereken bir şey değil, bir değer olarak görmeyi öğrendim.

Bir başka önemli zorluk ise; kilit hükümet yetkililerinin de yer aldığı, yüksek profilli bazı toplantılarda çoğu zaman odadaki tek kadın olmaktı—kimi zaman en genç, çoğu zaman da en yeni ses… Bu anlar, dayanıklılığımı, kararlılığımı ve katkı sunma özgüvenimi inşa etmeye zorladı. Her zorluk bana şunu öğretti: İlerleme nadiren konforludur; ama her zaman anlamlıdır. Güncel kalmanın tek yolu, sesimi duyurmak ve bu sorumluluğu taşıyabildiğimi göstermekteydi.

Genç kadınlara mesajı:

Afrika’da değirmencilik ya da tarım-gıda değer zincirine dahil olmayı düşünen her genç kadına şunu söylemek isterim: Bu sektörde size yer var. Bu sektör sizin fikirlerinize, liderliğinize ve cesaretinize ihtiyaç duyuyor. Kendinize yatırım yapın; bilgi güçtür—öğrenmeyi ve soru sormayı asla bırakmayın.

Tarım, kıtamızın bel kemiği ve kadınlar her zaman topluluklarımızı beslemenin merkezinde yer almıştır. Şimdi ihtiyaç duyduğumuz şey; daha fazla kadının, sektörü ileri taşıyan sistemleri, teknolojileri ve kararları şekillendirmesidir. Bu alanlara özgüvenle girin; soru sorun, cesurca öğrenin ve aştığınız her engelin, sizden sonra gelecekler için kapıyı biraz daha açtığını bilin.



ATIYE ECE ERKAN
Turun Flour Mills Yönetim Kurulu Başkanı
Turkey


Kadın perspektifi değirmenciliği dönüştürüyor


Sektöre nasıl girdi, bugün onu ne motive ediyor? 

Gıda sektörünün hem teknik hem de toplumsal etkisi her zaman ilgimi çekmiştir. Un, başlı başına gıda sektörünün mihenk taşı. Unun, özellikle de kaliteli unun, bir ülkenin gıda güvenliğinde ne kadar kritik bir rol oynadığını daha yakından gördükçe bu alanda çalışmaya karar verdim. Şirketimizi devralıp değirmencilik dünyasına girdiğimde, bu sektörün dinamizmi ve yeniliğe olan açıklığı beni çok etkiledi. 

Bugün de bana en çok motivasyon veren şey; kaliteli üretimi sürdürülebilir hale getirmek, yeni pazarlar keşfetmek ve markamızı dünyanın farklı noktalarına gururla taşımak. Her gün “daha iyisini yapabiliriz” düşüncesi bana güç veriyor.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:  

Elbette sektörde hâlâ erkek egemen bir yapı var ve kadınların zaman zaman kendini kanıtlamak için biraz daha fazla çaba sarf etmesi gerekebiliyor. Önyargıların kırılması zaman alan bir süreç.

Bununla birlikte kadınların sektöre getirdiği çok ciddi avantajlar var: Detaylara gösterilen özen, güçlü organizasyon kabiliyeti, ekip yönetimindeki empati ve stratejik düşünme becerisi… Bu özelliklerin hem üretim hattında hem yönetim süreçlerinde büyük fark yarattığını düşünüyorum. Kadın bakış açısının sektörü dönüştürdüğüne ve daha yenilikçi bir noktaya taşıdığına inanıyorum.


Genç kadınlara mesajı: 

Bu sektöre adım atmayı düşünen genç kadınlara en büyük tavsiyem: Cesur olun ve vazgeçmeyin. Değirmencilik; teknik bilgi, sabır ve kararlılık isteyen bir alan. Kendinizi geliştirmeye açık olur, sektörü yakından tanır ve doğru mentorlarla ilerlerseniz başarı kaçınılmaz hale gelir. Ayrıca farklı bakış açınızı bir dezavantaj olarak görmeyin; tam tersine bu sektörün taze ve yenilikçi fikirlere ihtiyacı var. Siz de bu değişimin önemli bir parçası olabilirsiniz.



MASHA BELIKOVA
Fastmarkets Kıdemli Analisti
Ukrayna


Tahıl piyasalarının izinde bir kadın 


Sektöre nasıl girdi?

Başlangıçta tahıl sektöründe çalışmayı hiç planlamamıştım; tamamen tesadüfen gelişti. Ancak bu pazarın ne kadar büyük olduğunu, aynı zamanda ne kadar “küçük”, iç içe geçmiş ve birbirine bağlı olabildiğini fark edince, ne kadar özel bir alan olduğunu anladım. Bu sektör sayesinde, normalde asla tanışacağımı düşünmediğim insanlarla dünyanın dört bir yanında bağlantılar kurdum; bu da benim için önemli bir ilham kaynağına dönüştü.

Ülkeler, tahıl akışları üzerindeki kontrolü çoğu zaman siyasi bir araç olarak kullanıyor; nüfuzlarını ve güçlerini artırmak için. İşte bu yüzden, konu bu kadar önemli.


Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Bu sektördeki fırsatlar muhtemelen herkes için benzer: Dünyayı gezmek, yeni insanlarla tanışmak ve küresel gıda tedarik zincirinin bir parçası olmak. Ancak zorluklar da var. Burası hâlâ büyük ölçüde erkek egemen bir dünya. Son yıllarda çok daha fazla kadının sektöre girmesiyle bu durum hızlı biçimde değişiyor olsa da, bazı erkeklerin sergilediği belirli tutumlarla ya da zaman zaman karşılaşılan saygı eksikliğiyle baş etmek zorlayıcı olabiliyor.

Bir diğer önemli zorluk ise piyasaların hızlı değişen ve yüksek oynaklığa sahip yapısı. Bir noktada aile yaşamını önceliklendirmek isterseniz, kısa bir ara vermeniz gerekebilir; çünkü bu ikisini bir arada yürütmek her zaman kolay olmayabiliyor.

Genç kadınlara mesajı:

Sizi gerçekten içine çekecek bir iş arıyorsanız; hiçbir yılın bir önceki yıla benzemediği, dünyanın dört bir yanında dostluklar kurabileceğiniz bir sektörde çalışmak istiyorsanız, tahıl ve tarım dünyası tam size göre olabilir.



SVITLANA SYNKOVSKA
Women in Agribusiness Portföy Direktörü
ABD


Sahnede daha fazla kadın sesi, sahada daha fazla lider


Tarım ve tahıl sektöründe kadınların temsili nasıl değişti?

Uluslararası tarım alanındaki 20 yılı aşkın kariyerim boyunca, kadınların tarımsal değer zincirinin farklı halkalarında—özellikle tahıl ticareti, işleme ve yönetim alanlarında—çok daha görünür hâle geldiği belirgin bir dönüşüme tanıklık ettim. Dünyada 50’den fazla ülkeye yaptığım seyahatlerde, gerek genel yaşamda gerekse özellikle iş dünyasında, kadınların temsili açısından bölgeler arasında dikkat çekici farklılıklar görme fırsatım oldu.

Tarımsal etkinliklerde konuşmacı olarak yer aldığımda, özellikle son 4–5 yılda sahnede kadın seslerinin arttığını gözlemliyorum. Ayrıca tarım sektöründeki bazı etkinlik organizatörlerinin, gündemlerinde daha fazla kadın konuşmacıya yer vererek kapsayıcılığı artırmaya odaklanması, kadınların sesinin daha iyi temsil edilmesi açısından son derece önemli bir adım. Bu değişimi görmek gerçekten etkileyici; çünkü bundan sadece 10–15 yıl önce, pek çok tarımsal emtia, girdi ve özellikle yatırım etkinliğinde çoğu zaman tek kadın konuşmacı bendim. Bu durum bana “tuhaf” ve doğru olmayan bir tablo gibi gelirdi; ama aynı zamanda sektörün cinsiyet eşitliği düzeyi hakkında çok şey söylüyordu.

Elbette tablo ülkeye ve bölgeye göre değişiyor. Yine de Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde ve Asya’nın bazı bölgelerinde tarım ve tahıl işlerinde yer alan kadınların sayısının artması umut verici. Küresel profesyonel ağımda; sektöre yön veren liderler, tüccarlar, işletme sahipleri, çiftçiler ve yatırımcılar arasında çok sayıda isim bulunuyor. Kadın liderlerin payının istikrarlı biçimde artmasını görmek gerçekten dikkat çekici.

Üstelik bu yalnızca özel sektörle sınırlı değil. Giderek daha fazla sayıda sektör birliğinin de kadınlar tarafından başkan olarak yönetildiğini görüyorum; bu, önemli ve gerekli bir değişim. (Bu sayıda yer alan bazı örnekler de bunu açıkça gösteriyor.)

Sektördeki zihniyet dönüşümüne bakışı:

Geçen yıl Women in Agribusiness Summit (WIA) bünyesinde portföy direktörü rolünü üstlenmek, tarım ve etkinlikler alanındaki deneyimimi geliştirmek ve tanıklık ettiğimiz bu güçlü küresel eğilimi desteklemek açısından benim için çok değerli bir fırsattı. Tarım sektöründe kadınları hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlendirmeye, birbirine bağlamaya ve görünür kılmaya odaklanan çabanın parçası olmak son derece ilham verici.

Ve değişim gerçekten somut. 2024’te Avrupa’nın başkentlerinden birinde düzenlenen önemli bir tahıl endüstrisi etkinliğinde sunum yapma fırsatım oldu; salondaki katılımcıların çoğunluğunu kadınların oluşturduğunu fark ettim. Meslek hayatımda bunu ilk kez gördüm.

Ayrıca WIA ekibiyle katıldığımız son ticaret fuarlarında ilginç bir değişimi de gözlemledik: Kadınlar kendilerini giderek daha az “çiftçi eşi” olarak tanıtıyor; bunun yerine, kendi kimlikleriyle “çiftçi” olduklarını vurguluyorlar. Tarım ve ilişkili alanlarda yükseköğrenim gören genç kızların sayısının artması da ayrıca umut verici. Büyük değişimler, önce zihniyet dönüşümüyle başlar; WIA olarak bu dönüşümü desteklemekten gurur duyuyoruz.

Kalıcı değişim için ne gerekiyor?

Kadınların küresel tarım ve gıda endüstrilerinde giderek daha görünür ve etkili hâle gelmesi sevindirici. Ancak dünya genelinde tarımda kadınları güçlendirmek ve desteklemek için ortak çabaların sürdürülmesi kritik önem taşıyor; yapılması gereken çok şey var.



BUSE TELLIOĞLU ALTINDIŞ
Tellioğlu Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Türkiye


Buse Tellioğlu, dünyaya ilham veren kadın girişimciler arasında

Türkiye’nin önemli gıda firmalarından biri olan Tellioğlu Gıda’nın Yönetim Kurulu Başkan Vekili Buse Tellioğlu Altındiş, dünyanın önde gelen kadın girişimcilerinden oluşan Ernst & Young Women Entrepreneurship Winning Woman 2025 sınıfına seçildi. EY’nin bu prestijli programı, fark yaratan kadın girişimcileri bir araya getirerek onlara büyüme yolculuklarında rehberlik, ilham ve güçlü bir küresel ağ sunmayı amaçlıyor.

Bu önemli başarıyı, ‘yalnızca bireysel bir adım değil; kadın liderliğinin gücüne, dayanışmanın önemine ve sürdürülebilir büyümenin dönüştürücü etkisine duyulan inancın güçlü bir göstergesi’ olarak niteleyen, Buse Tellioğlu Altındiş, program hakkında şunları söyledi: “TOBB Kadın Girişimciler Kurulu Balıkesir Başkanı olarak bu programı yalnızca kendim için değil, erişebildiğim tüm kadın girişimcileri de dünyadaki gelişmelerden haberdar edebileceğim bir program olarak görüyorum. Programda yer alacağım, %100 kendi girişimim olan Bonatelli, geleneksel üretim değerlerini verimli ve sürdürülebilirlik anlayışıyla buluşturan bir marka olarak, bu vizyonun en somut yansımasıdır.”

Tellioğlu ailesinin çok kuşaklı girişimcilik hikayesi, Buse Tellioğlu Altındiş’in vizyonunun da temelini oluşturuyor. 1950’li yıllarda başlayan bu girişimcilik ruhu; üretme arzusunu, yeniliğe açıklığı ve emeğe duyulan saygıyı kuşaktan kuşağa taşıdı. Bu güçlü miras, Buse Tellioğlu Altındiş’in karakterine yön vererek, ona hayata her zaman “üreten, dönüştüren ve değer katan” bir bakış açısıyla yaklaşma ilhamı verdi. Bu noktaya dikkat çeken Buse Tellioğlu, “Bu güçlü aile hikayesinden doğan Bonatelli, bugün kadın girişimciliğini, sürdürülebilirliği ve toplumsal faydayı merkezine alarak, Türk gıda sektöründe yenilikçi bir değer yaratmaktadır. EY Winning Women programı da Bonatelli’nin uluslararası pazarda daha görünür olmasını, farklı kültürlerle iş birlikleri geliştirmesini ve Türk mutfağının özgün tatlarını dünya sahnesine taşımasını sağlayacak büyük bir fırsattır,” değerlendirmesini yaptı.



NATALJA SKURATOVIC
EarthDaily Agro
Kıdemli Müşteri İlişkileri Yöneticisi
France


Silo tozundan küresel tahıl ticaretinin kalbine

Sektöre nasıl girdi?

Tahıl sektörüne uzanan yolum, ben daha farkına varmadan çok önce başladı. Çocukken, halamın bir tahıl depolama tesisinde çalıştığını izlerdim. Sabahın erken saatlerindeki telaş, toz, makinelerin uğultusu, kuruyan buğdayın kokusu, kanolanın serin ve akışkan hâli… Çiftçilerin sohbetleri de en az bunlar kadar aklımda kaldı: şakalaşmalar, hava durumu ve piyasaya dair güncellemeler, yerel haberler… Bu anılar ve insan bağları benimle kaldı. Yıllar sonra, burslar, çeşitli geçici işler ve dolap büyüklüğünde bir odanın eşlik ettiği, Kiev’den Utrecht’e uzanan beklenmedik akademik yolculuğun ardından iki diploma aldım ve Glencore’un tüccar yetiştirme programına kabul edildim. Bu deneyimi belirleyen şey, tek bir alanda uzmanlaşmak değil; zincirin tamamını öğrenmekti: ticaret, taşıma operasyonları, belge akışı, finans, navlun, hukuk. Tahıl ticaretinin gerçekte nasıl işlediğine dair bu uçtan uca derin kavrayış, kariyerimi şekillendirdi.

Bugün onu ne motive ediyor?

Bugün beni motive eden şey; sektörümüzü şekillendirmeye devam eden insan, amaç ve karmaşıklık bileşimi. EarthDaily’de, veri ve ileri analitiğin; ürünleri, riskleri ve tedarik zincirlerini anlamak için nasıl yeni yollar sunduğunu, sektörün yıllar içinde biriken bilgi ve deneyimini tamamladığını yakından görüyorum. Tahıl; çiftçileri, tedarik zincirlerini, gıda güvenliğini ve küresel piyasaları birbirine bağlıyor. Bu iş hâlâ anlamlı hissettiriyor.

Sektördeki fırsatlar ve zorluklara bakışı:

Sektörde kadınlar için fırsatlar hiç olmadığı kadar büyük; ancak beklentiler ve yük de en az bunun kadar arttı. Ticaret ve liderlik rolleri çoğu zaman sürekli seyahat, yüksek görünürlük ve ev hayatında güçlü bir destek sistemine dayanan bir denge kurmayı gerektiriyor. İstediğinizden fazla “doğaçlamak” zorunda kalıyorsunuz; ama karşılığında daha dayanıklı, daha yaratıcı hâle geliyorsunuz.

Genç kadınlara mesajı:

Genç kadınlara mesajım şu: “Hazırım” demek için beklemeyin. Yola çıkın, kervanı yolda düzün. Bu sektör merakı, dayanıklılığı ve cesareti ödüllendirir. Bunları yanınıza alın; kendi yerinizi mutlaka bulursunuz.



AYTEN ÇANDAR IŞIK
Çandaroğulları Derya Un
Yönetim Kurulu Üyesi
Türkiye


Lojistik ve gazetecilikten ‘un kalesi’ne

Sektöre nasıl girdi, bugün onu ne motive ediyor?

Almanya’da doğup büyüdüm ve Ruhr Üniversitesi Bochum’da Ekonomi yüksek lisansımı tamamladıktan sonra lojistik alanında çalıştım. Genç yaşlarda karşılaştığım önyargılar ve yaşadığım mücadeleler, beni hem daha güçlü hem de daha üretken olmaya yönlendirdi. Gazetecilik yaptığım dönemde hem kültürümüzü tanıtma fırsatı buldum hem de iletişim, araştırma ve ekip çalışması becerilerimi geliştirdim. Bu birikimlerle aile şirketimiz Çandaroğulları Derya Un ve Yem San.’a katıldım. 

Üretmek benim için her zaman motivasyon kaynağıdır. Atatürk’ün, “Her fabrika bir kaledir” sözünü kendime rehber edindim. Güçlü bir ekiple çalışmak, şehrimize ve ülkemize değer katmak ve birlikte başarmak beni diri tutan en büyük güçtür.

Kadın olmak yönetim perspektifini nasıl şekillendiriyor?

Kadın olmanın yöneticilik perspektifime önemli bir katkı sağladığına inanıyorum. Sektörde başarı tek başına elde edilmiyor; doğru ekiplerle güçlü sonuçlar çıkarabilirsiniz. Ar-Ge çalışmalarımız ve şubeleşme yapımız sayesinde geniş bir ürün yelpazesi oluşturduk ve Türk ununu dünya sofralarına taşımayı başardık. Kadın liderlerin detaycılığı, iletişim gücü ve analitik düşünme becerisi işletmelere önemli bir ivme kazandırıyor. 15 yıldır hem sektörümüzü hem de kadınları en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyorum.

Sektörde kadınların önündeki başlıca zorluklar:

Ben başarının önündeki en büyük engelin “zor” kelimesi olduğunu düşünüyorum. Doğru vizyonla, doğru ekip ve doğru planlamayla her engel aşılabilir. Bu yüzden kadınlara daima potansiyellerini keşfetmeleri için cesaret veriyorum. İnsan kaynakları ve yaşam koçluğu tecrübemle, özellikle genç kadınların ve yeni mezunların güçlü yönlerini ortaya çıkarabilmeleri için destek sağlıyorum. Atatürk’ün kadınlara verdiği değer yolumuzu aydınlatıyor ve biz de bu ilkeyle kadınların iş dünyasında daha görünür olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Genç kadınlara mesajı:

Başarıya giden yol inanmaktan, kararlı olmaktan ve sürekli gelişmekten geçiyor. Genç kadınlara tavsiyem; hedef odaklı çalışmaları, hatalardan korkmamaları ve her hatayı kendilerini geliştiren bir deneyim olarak görmeleridir. Kendinize yatırım yaptığınız sürece hem özgüveniniz hem yetkinlikleriniz büyür. Olumsuz söylemlere kulak asmayın; sizi küçümseyenlere en güzel cevabı başarılarınızla verirsiniz. Çünkü her başarı, cesaret edilmiş bir kararla başlar. Bu nedenle kendinizi geliştirmeye devam edin. Warren Buffett’in dediği gibi: “Yapabileceğiniz en iyi yatırım, kendinize yaptığınız yatırımdır.”



PRISCILLA BAKALIAN
Bühler Afrika Değirmencilik Okulu Direktörü (2022-2025)
Kenya


“Çok genç” önyargısından, değirmencilikte güvenilen teknik lidere Teknik ve geleneksel olarak erkek egemen bir alanda karşılaştığı zorluklar:

Kariyerimin başında karşılaştığım en büyük zorluk, mesleğe çok genç yaşta adım atmam oldu. Bu durum, hem genç bir profesyonel olarak hem de teknik bir ortamda bir kadın olarak güven kazanabilmek için daha fazla çalışmamı gerektirdi. Daha ilk dönemlerden itibaren, deneyim düzeyime ve teknik derinliğime dair bazı önyargılarla karşılaştım. Hatta Afrika Değirmencilik Okulu’nun yönetimi sorumluluğunu üstlendiğimde, kendimden bile şüphe ettiğim zamanlar oldu.

Ancak farklı değirmen tesislerinde ve sınıf ortamında bilgimi paylaşarak geçirdiğim süre arttıkça, özgüvenim de yükseldi ve şüphelerimin üstesinden geldim. Olumlu geri bildirim almak ve düzenli olarak somut sonuçlar üretmek, zaman içinde algıları değiştirdi. Bir diğer zorluk ise, kararlı duruşumu korurken iş birliğine alan açabilmekti. Bu dengeyi kurabilmek, daha geniş liderlik rollerinin de kapısını araladı.

Teknik rollerde kadınlara yönelik algı nasıl değişti?

Sektöre başladığımda örnek alabileceğim tek kişi, ablam Patricia Bakalian’dı. Patricia, 23 yaşındayken Lübnan’daki Bakalian Flour Mills’te CEO olarak görevi devralmıştı. O dönemde bir kadın rol model bulabildiğim için şanslıydım; çünkü bu tür pozisyonlarda çok fazla kadın yoktu ve sektör oldukça kuşkucuydu.

Bugün ise sektörde proses mühendisliği, kalite, operasyon ve liderlik rollerinde kadınların görünürlüğü daha yüksek. Şirketler, işe alım, eğitim ve kariyer planlama süreçlerinde kapsayıcılığa daha bilinçli biçimde odaklanıyor. Müşteriler ve iş ortakları da giderek daha fazla, çeşitliliğe sahip ekipler bekliyor; çünkü çeşitlilik ile inovasyon ve liderlik arasındaki bağı görüyorlar. Buna rağmen, üst düzey yönetimde (C-level) kadın temsili hâlâ geride. Kültür değişiyor—bazı bölgelerde daha hızlı, bazılarında daha yavaş—ancak bu ivme gerçek ve ölçülebilir.

Değirmencilikte kariyer düşünen kadınlara mesajı:

Verebileceğim en önemli tavsiye, değirmencilik sektöründe güven inşa etmenizdir. Benim deneyimime göre güçlü teknik yetkinlik, saygı kazandırır; profesyonel etik ve dürüstlük çizgisini koruyarak samimi olmak ise bu saygının kalıcı olmasını sağlar.

Sürekli öğrenmeyi bir yaşam pratiğine dönüştürün. Teknik becerilerinizin bu sektörde karşılığı var. Değirmencilik, modern ve teknoloji destekli bir endüstridir; veri analitiği, verimlilik, sürdürülebilirlik ve otomasyon iş yapış biçimimizi yeniden şekillendiriyor. Bu sektörde gelişmek ve liderlik etmek için gerçek bir alan var.

Temel yetkinliklerinizi sağlamlaştırın: proses akışları, kalite sistemleri, ekipman ve iş güvenliği. Kendinizi geliştirecek projelere gönüllü olun; tesis devreye alma süreçleri, denetimler, kök neden analizi ve sürekli iyileştirme çalışmaları gibi alanlarda sorumluluk alın.

Sektörün iletişim ve iş birliği ağlarında yer alın,konferanslara gidin ve görünürlük sağlayan fırsatlara “evet” deyin. Kendinizi savunun ve olumlu etkinizi her zaman ölçülebilir sonuçlarla belgelendirin.

Kapak Dosyası Kategorisindeki Yazılar