TMSD Başkanı Aykut Göymen, Türkiye’nin makarnada üretim ve ihracatta dünyada 2. sırada olduğunu söyledi. Dünya makarna ticaretinin yaklaşık 5 milyon ton olduğunu belirten Göymen, Türkiye’nin bu ticaretin %26,38’ini gerçekleştirdiğini kaydetti. ABD’de anti-damping ve AB’de kota gibi ticaret engellerinin büyüme alanını daralttığını kaydeden Göymen, ihracat pazarlarında devreye giren yeni makarna fabrikalarının da korumacılığı artırabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Makarna Sanayicileri Derneği (TMSD) Başkanı Aykut Göymen, TUSAF 20’nci Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye makarna sektörünün küresel konumunu rakamlarla ortaya koyarken; Afrika pazarındaki yoğunlaşma, yeni fabrika yatırımlarının yarattığı rekabet baskısı ve ham madde/kalite başlıklarında yapısal risklere dikkat çekti.

ÜRETİM 2,1 MİLYON TON; İHRACAT 1,4 MİLYON TON
Göymen’e göre Türkiye, makarnada hem üretimde hem ihracatta dünyada 2. sırada yer alıyor. 2024’te toplam üretim 2,1 milyon ton olurken bunun 700 bin tonu iç pazar, 1,4 milyon tonu ihracat olarak gerçekleşti. 2025’te üretimin benzer düzeyde seyrettiğini, yalnızca %2 düşüş yaşandığını; iç pazarın 700 bin tonla stabil kaldığını, ihracatın da 1,4 milyon ton seviyesinde devam ettiğini söyledi. Göymen, küresel ölçekte toplam makarna ticaretinin yaklaşık 5 milyon ton olduğunu, Türkiye’nin bunun %26,38’ini gerçekleştirdiğini vurguladı.
AFRİKA ODAKLI İHRACAT
Göymen, makarna ihracatının yaklaşık %70’inin Afrika kıtasına yapıldığını; Afrika’ya gönderilen ürünlerin %75–80’inin ekmeklik buğdaydan üretildiğini belirtti. Buna karşılık, makarnalık durum buğdayından yapılan ihracatta %100 yerli hammadde kullanabildiklerini; sektörün, iç pazarı karşılarken aynı zamanda ihracatı da ithalat yapmadan yerli durum buğdayıyla sürdürebildiğini ifade etti.
İç tüketimde 700 bin tonluk bir pazar bulunduğunu ve yurt içinde satılan tüm makarnanın Türk Gıda Kodeksi’ne göre makarnalık durum buğdayından üretildiğini de ekledi.
PAZAR KOMPOZİSYONU DEĞİŞİYOR
Dünya politik gelişmelerinin sektörü etkilediğini söyleyen Göymen, ihracat pazarlarında değişim yaşandığını; daha önce öne çıkan ülkeler arasında Somali, Japonya ve Venezuela gibi pazarlar bulunduğunu, son tabloda Venezuela’nın yerini Benin’in aldığını aktardı.
MAKARNA SEKTÖRÜ İÇİN RİSKLER
Göymen, özellikle Afrika başta olmak üzere Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkelerde yeni makarna fabrikalarının kurulmaya başladığını; bunun doğal sonucunun, ülkelerin kendi üreticilerini korumak için gümrük duvarlarına/kotalara yönelmesi olduğunu söyledi. Bu çerçevede “ham maddeye sahip olmanın oyunu değiştirdiğini” vurgulayarak, ihracattaki sürdürülebilirlik için ihracata konu olan buğdayın da yurt içinde üretilmesi hedefinin önemine işaret etti.
KAPASİTE ARTIYOR, KULLANIM ORANI DÜŞEBİLİR
Göymen, sektörde toplam satışın (iç + dış) 2,1 milyon ton civarında olmasına karşın kapasitenin 3 milyon ton olduğunu; bunun yaklaşık %71 kapasite kullanımına işaret ettiğini söyledi. Yeni yatırımlarla kapasitenin 3,5 milyon tona doğru yükseldiğini, 2026’da kapasite kullanım oranlarının %60’lara gerileyebileceğini ve bunun sektör içi rekabeti artıracağını kaydetti.
ABD’DE ANTİ-DAMPİNG, AB’DE KOTA ENGELİ
Göymen, “Türkiye çok ucuza ihracat yapıyor” eleştirilerine karşı, yüksek katma değerli/tüketicinin prim ödeyebildiği bazı büyük pazarlara fiilen girişin kısıtlı olduğunu anlattı. ABD’de anti-damping uygulamalarına değinen Göymen, İngiltere’nin de Brexit sonrası kota uyguladığını söyledi. AB tarafında ise Fransa ve Almanya dahil toplam AB’ye yalnızca 20 bin ton makarna ihraç edebildiklerini; buna karşın İtalya’nın AB pazarına çok daha yüksek hacim satabildiğini anlattı.
Göymen, Japonya gibi bazı pazarlarda alıcıların Türk durum buğdayı talebinin belirgin olduğunu; bu nedenle kalite, protein ve haşere tahribatı gibi unsurların kritik hale geldiğini söyledi. Lisanslı depolarda hizmetin büyük ölçüde sorunsuz olduğunu, ancak küçük bir bölümde haşere tahribatı ve kalite uyumsuzlukları nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını; bunun doğrudan ihracat performansını etkilediğini vurguladı.