BLOG

‘Rekabet gücünü kaybetmek istemeyen Türk uncusu Rusya’da yatırım yapmalı’

05 Mayıs 202112 dk okuma

“Bu zamana kadar tahıl işleme ile hiç ilgilenmemiştik ancak şimdi bunun vakti geldi. Rus hükümeti, ham maddeyi ihraç etmek yerine yüksek katma değere sahip ürünlerin yurt dışına satılması gerektiğini sürekli tekrarlıyor. Tahıl ihracatına yönelik kısıtlamalar sona erse bile un ve diğer katma değerli ürünlerin elde edilmesine yönelik önlemler alınacaktır. Ben de Türk değirmencilere Rusya’ya yatırım yapma fırsatlarını dikkatli bir şekilde araştırmalarını tavsiye ediyorum. İleride, rekabet gücünü kaybetmemeleri adına bu çok önemli olabilir.”

Eduard Zernin Rusya Tahıl İhracatçıları Birliği Başkanı RUSGRAIN UNION

Rusya’nın buğday ihracatında ton başına getirdiği vergi, 1 Mart’tan itibaren ikiye katlanarak 50€’ya yükseltildi. Bu vergi, haziran ayında dinamik vergi rejimi uygulamaya geçene kadar yürürlükte kalacak. Şubat ayında konulan ihracat vergisinin amacı, iç piyasadaki buğday arzını korumak, un ve ekmek fiyatlarında istikrarı sağlamak olarak açıklandı. 17,5 milyon tonluk ihracat limitiyle birlikte belli başlı tahıllara uygulanan bu vergi, uluslararası piyasalarda şok etkisi oluşturmuştu. Yazın başlayacağı açıklanan dinamik vergi ise piyasaları daha da endişelendirdi.

Dinamik vergi rejiminde, buğdayın taban fiyatı 200$ olarak belirlendi ve bu eşiğin geçilmesi halinde vergi hesaplaması yapılacak. Rus hükümetine göre, bu rejim sayesinde buğday fiyatlarında global piyasada meydana gelen dalgalanmalar Rusya’nın iç pazarını etkilemeyecek. Fakat bu mekanizma, tahıl piyasasında hararetli tartışmalara yol açtı. Kısıtlayıcı ihracat önlemlerinin etkileri üzerinde spekülasyonlar başladı.

Rusya Tahıl İhracatçıları Birliği Başkanı Eduard Zernin, Miller Magazine’e verdiği röportajda Rusya’nın tahıl ticareti politikalarıyla ilgili ufuk açıcı değerlendirmelerde bulundu.

Sayın Zernin, öncelikle bize çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz? Tahıl sektörüne nasıl girdiniz? Aslında benim adım Rusçada “tahıl” kelimesini çağrıştırıyor ama ben bir yatırım bankeriyim. 1993’te Rusya’nın ilk 100 sermaye piyasası uzmanından biri oldum. Chicago Booth School of Business’ten 2007 yılında mezun olduktan sonra özel sermaye ve dönüştürme projelerinde görev aldım. Tarım endüstrisi de ilgilendiğimiz alanlardan biriydi. Bu sektörde bazı anlaşmalar yaptık. Bunun sonucunda da Rusya’da kendi bankasına da sahip olan ve başta ayçiçeği olmak üzere ülkedeki büyük tahıl üretim şirketlerinden biri olan BIO-TON Agri’yi kurdum. Danışmanlık görevlerimden istifa ederek tamamen şirketime odaklandım. Şu anda bu şirketin tek ortağı benim. Rusya’nın en büyük tahıl ihracatçılardan gelen talepler üzerine 2019’da toplumsal sorumluluk gereği Rusya Tahıl İhracatçıları Birliği’ni (RUSGRAIN UNION) kurduk ve ben de başkanlığını üstlendim.

Bu, yeni kurulmuş bu birlik. Rusya Tahıl İhracatçıları Birliği’ni kurmaya sizi yönelten şey ne oldu? Evet, RUSGRAIN UNION 2019’da kurulduğu için yeni bir oluşum. Kurucuları ise ülkenin en büyük tahıl ihracatçıları. Özel şirket olarak TD RIF ve Aston, çok uluslu Glencore Agriculture (ya da yeni adıyla Viterra) ve devlete ait olan United Grain Company (UGC ya da OZK). Bu yapı, Rus piyasasındaki güç dengesini de çok iyi yansıtıyor. Bu pazarda, farklı sahiplik yapılarındaki şirketler birbiriyle rekabet ediyor.

UGC’deki son dönüşüm projemi bitirmek üzereydim. Meslektaşlarımın planlarından haberdardım fakat yeni bir projeye katılmayı düşünmüyordum. Fakat liderlik rolünü üstlenmesi için bazı adaylarla yapılan görüşmeler olumlu sonuçlanmadı ve bu teklif bana yapıldı. Biraz düşündükten sonra teklifi kabul ettim. Zaten bu dönemde kendi işimi kurmaya odaklanmıştım. Ve yeni proje yeni iş bağlantıları sağlayabilirdi ancak aynı zamanda en değerli kaynak olan vaktimin önemli bir kısmını alacaktı. Ayrıca, o zaman, düşünülen diğer adayların benden daha güçlü olduğuna inanıyordum. Şimdi bunun doğru olmadığını anlıyorum. Kibirli ve hırslıydılar ve bundan dolayı da RUSGRAIN UNION liderliği için kurucuların güvenini kazanamadılar. Ancak bu kişilerin isimlerini paylaşmam tabii ki uygun olmaz.

Rusya’nın Buğday İhracatı  

RUSGRAIN UNION’ın ortaya çıkmasının nedenlerini anlamak için, Rusya’daki iş hayatının mantığını kavramak gerekir. Şu anda tarım endüstrisinin neredeyse tüm dalları birden çok profesyonel birlik ve dernek tarafından temsil ediliyor ve bunların önemli bir kısmı da göstermelik. Bu kurumlar, uzun süredir sektörlerinin çıkarlarını savunmak yerine kendi rantlarına bakıyorlar. Çünkü bu kurumların liderlerinin görevi devretmek gibi bir alışkanlığı yok ve bu durum da Sovyet döneminden kalma bir realite. Birçok meslek örgütü, liderleriyle birlikte anılıyor. Onlarla büyüyor ve ardından da onlarla birlikte güçten düşüyor ve sonunda da gerçek yaşamla ilişkisi büsbütün kopuyor ve bir emeklilik planı olmanın ötesine geçemiyor. Batılı şirketlerin bu durumun farkında olduğunu sanmıyorum. Birçok yabancı şirket, profesyonellik gösterisi olarak bu birliklere ya da derneklere üye oluyor. Ancak gerçek şu ki; bu kuruluşlar artık Rus iş hayatında varlık göstermiyor ve sektörün çıkarları yerine patronlarının özel çıkarlarını temsil etmekten başka bir rol oynamıyor.

Genel olarak tahıl ticareti ve özellikle buğday ihracatı, aşırı derecede dinamik bir iş alanı. Rusya bu alanda başarı gösterdi ve yıllardır buğday tedarikinde dünya lideri. Rus ihracatçılar, global piyasaya entegre olmuş ve başarılı şekilde rekabet edebilen büyük ticaret ve lojistik şirketleri. Bunların, hem ülke içinde hem de dışında çıkarlarını temsil edecek profesyonel bir birliğe ihtiyacı vardı. Tahıl ihracatçıları 2011 yılında Ulusal Tarım İhracatçıları Birliği (NAESP) adını verdikleri bir birlik kurmuştu.

Rusya’nın Tahıl İhracatı

Ancak, yukarıda anlattığım nedenlerden dolayı bu kuruluşun yönetimi, üyelerin taleplerine karşılık vermek yerine koltuklarını sağlama almak için çalıştılar. Tahıl ihracatçıları da bu şartlar altında eski yönetimle mücadele etmek yerine yeni bir birlik kurmaya karar verdi. Bu gayet normal bir çözüm. Çünkü tahıl ihracatçıları entrikalarla uğraşmak yerine işlerine bakmak istiyor. Ayrıca, yeni sektör kuruluşları fikrin, 2018 yılında bir grup genç pragmatistin yönetiminde olan Rusya Tarım Bakanlığı da aktif şekilde destekledi. Çünkü Rus tarımının amiral gemisi olan tahıl sektörü ile yapıcı ilişkiler kurmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorlardı.

Bugün, Rus tahıl ürünlerinin %70’ini ihraç eden 25 şirket birliğimize üye. Şu anda üye sayımızın ideale yakın olduğunu düşünüyoruz ve daha fazla büyümek gibi bir planımız yok.

Birliğinizin misyonu ve hedefleri neler? Tahıl sektöründeki faaliyetlerinizden bahseder misiniz? RUSGRAIN UNION, Rusya’nın global tahıl piyasalarındaki sürdürülebilir liderliğini desteklemeyi misyon edinmiş bir kuruluş. Bunun için; Rus makamları, uluslararası kuruluşlar ve ithalat yapan ülkelerle yapıcı diyaloglar geliştiriyoruz.

RUSGRAIN UNION, Uluslararası Tahıl Ticareti Koalisyonu’nun (IGTC) üyesi ve burada Rus iş dünyasını temsil ediyor. Rus iş çevrelerine modern iş uygulamalarını ve teknolojilerini tanıtmak bizim için son derece önemli. Şu anda, uluslararası tahıl ticaretinin dijital dönüşümü için bazı uluslararası projelere katılmaya yönelik görüşmeleri sürdürüyoruz. Bu arada, Rusya’nın dünya tahıl pazarındaki yüksek rekabet gücünü mümkün kılan faktörlerden biri de tarımın yüksek düzeyde dijitalleştirilmesi. Diğer ülkelerden meslektaşlarımızla konuşup paylaşacağımız şeyler olacağından hiç şüphem yok.

Rusya’nın Buğday İhracatındaki Aylık Değişim

Rusya’da iç piyasayla ilgili olarak, tahıl borsasının kurulmasına katkı sağlıyoruz. Ne tuhaftır ki, tahıl ihracatında dünya lideri olan Rusya’nın kendi tahıl borsası yok. Eski kurumların böyle bir projeyi başarıyla uygulayacak motivasyona sahip olmamasının bu çelişkiye yol açtığını düşünüyorum. Sektörden elde edecekleri rantta bir değişiklik olmayacaksa niçin böyle bir zahmete girsinler ki! Bunu anlıyorum ama kesinlikle doğru bulmuyorum.

Bizim kurumumuz kesinlikle farklı. İşin içindeyiz ve birlik üyelerinin ihtiyaçlarının farkındayız. Bu yüzden de tahıl borsası projesi için Moskova Borsası ile diyalog kurduk. Bu diyalog, borsanın yeni görevini de kolaylaştırdı. Rus hükümeti, tahıldaki dinamik verginin hesaplanması ile ilgili mekanizmaya borsayı da dahil etmişti.

Rusya’nın global tahıl endüstrisindeki konumunu anlatır mısınız? Rusya’nın dünya tahıl ticaretindeki önemi nedir? Rusya, global piyasaya tahıl tedarik eden lider ülkelerden biri. Bu büyük başarı, geçmişteki liderlerle sert bir rekabetin sonucunda elde edildi. Rusya’nın dünya piyasalarındaki rolü daha da artacak. İklim değişikliği de bunda etkili olacak. İklimin değişikliği, Rusya’nın güneyindeki tarım bölgelerini olumsuz etkilese de merkezi bölgeler ve Volga civarındaki bölgelerle, Urallar ve Sibirya’da daha büyük bir alanda tarım yapmak için elverişli şartlar sağlayacak. Ayrıca, Tarım Bakanlığı, 13,6 milyon hektarlık arazini tarıma kazandırılmasını planlıyor.

Rusya Arpa İhracatı

Bence, Rusya’nın hem gıda hem de yem amaçlı tahıl tedarikinde global pazarın tartışmasız lideri olacağını görmeye ömrümüz yetecek. Bugünlere yönelik olarak, Rusya’nın tahıl ticareti için hem yasal hem de fiziksel tedarik ve lojistik bakımından yeni bir çerçeve oluşturulmasının çok önemli olduğuna inanıyorum. Yasal çerçeveyi önce anmış olmam boşuna değil. Zira sürdürülebilirlik liderlik için ithalatçı ülkelere tedarik edilecek ürün miktarını garanti etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu sayede, Rus menşeli tahıl ürünlerine geçiş yapacak ülkeleri de cesaretlendirebiliriz. Tabii ki, tahıl ve diğer mahsullerin ülke içerisindeki üretiminin artırılması da aynı şekilde önemli. Bunun için hem tarım arazilerinin genişletilmesi hem de Rusya’nın bitki ıslahı ve tohum üretimindeki çalışmalarını yoğunlaştırması gerekiyor. Lojistiğe gelince, 2020/21 dönemindeki tecrübelerimiz, mevcut kapasitenin, yoğun satışlara rağmen kapasiteyi hemen hemen karşıladığını gösterdi. Doğu Rusya’da lojistik koridorları geliştirilmeye devam ediyor. Fakat Rusya’nın Uzakdoğu bölgesinde tarımsal faaliyetlerde önemli ölçüde artış sağlanmadıkça bu tür yatırımların fizibilitesi tartışmalı görünüyor.

Rusya, Aralık 2020’de tahıl ihracat vergisi ve kotası getirmesinin ardından, Haziran 2021’den itibaren tahıl ihracatında dinamik vergi rejimi uygulamaya başlıyor. Bu önlemler Rusya’nın buğday ihracatını nasıl etkiliyor? Yeni vergi rejimi buğday piyasasını kısa ve uzun vadede nasıl etkileyecek? Tahıl ihracatında dinamik vergilendirme uygulaması, belki de son zamanların en tartışmalı ve global tahıl piyasaları üzerinde kritik etkiye sahip olan önlemlerinden biri. Bu meseleyle ilgili pozisyonunuzu ortaya koymanız, durumun anlaşılmasına yetmiyor. Bu uygulama, piyasa paydaşları ve uzmanların gözünde şüphesiz olumsuz. Fakat buna karşı olduğunuzu ilan etmeniz sorunu çözmüyor. Ben genel olarak protestoları sevmem ve bunların esnek düşünmeyi ya da taviz vermeyi başaramamaktan kaynaklandığını değerlendiririm. Bir uzlaşmaya varmak için, getirilen ihracat kısıtlamalarının doğasını anlamak gerekiyor.

Bu sezon, dünya tahıl piyasalarındaki ihtiyaçtan dolayı Rus tahılına çok büyük talep oldu. AB ve Ukrayna’da düşük miktarda buğday hasat edilmesinin ardından, Mısır’da GASC ve Türkiye’de TMO’nun açtığı önemli ihalelerde Karadeniz menşeli buğdayın ve devletler ya da özel şirketler tarafından açılan diğer buğday ve arpa alım ihalelerinin tek tedarikçisi olarak Rusya kaldı. Bunun yanında, yine hasat mevsiminin bereketli geçmemesinden dolayı Pakistan da büyük bir alıcı olarak piyasaya girdi.

Rus Arpası İhracat Destinasyonları

Buna paralel olarak, Çin de ulusal tahıl stoklarını artırmaya başladı. Rusya’dan Çin’e tahıl satışı söz konusu olmasa da (yalnızca iki ülke sınırında yer alan 7 bölgeden satış yapmak mümkün ve limanlardan uzak olan bu bölgeler yüksek verim konusunda farklılaşmıyor) Çin’in artan talebini karşılayan Kuzey ve Güney Amerika ülkeleri, normalde başka bölgelerde Rus tahılına alternatif olacaktı.

Bundan dolayı da Rus tahılının ihracatı ve fiyatlar hızlı bir şekilde arttı ve bu da ülke içinde tüketiciler, değirmenciler ve hayvan yetiştiricilerini şoke etti. Bereketli bir hasat beklentisinden dolayı stok yapma konusunda acele etmemişlerdi. Bu yüzden de fiyat artışı onları şoke etti ve ihracatçılarla fiyat konusunda rekabet edemediler. Sonunda, iç piyasada fiyatların düşmesi için hükümete başvurdular ve ihracat kısıtlaması talep ettiler. Bu sırada hükümet de temel gıda maddelerindeki fiyat artışından endişeliydi. Bu yüzden de hızlıca karar aldılar. Tahıl ihracat kısıtlaması teklifine karşı çıkan tek kuruluş RUSGRAIN UNION oldu. Bugün bu vergiyi eleştirenlerin, kararın alınması sürecinde başvuranlara argüman oluşturma konusunda yardımcı olduğu bir gerçek. Muhtemelen, gıda güvenliğinin sağlanması adına hükümetin ne tür önlemler alacağının farkına varamadılar.

Alınan karar ortada. Tahıl ihracatına vergi konuldu. Biz, kararın alınma sürecinde, üyelerimizin 5 milyon tonun üzerinde anlaşma imzalamasını sağladık ve onların çıkarlarını korumayı başardık. Bu verginin 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren uygulanmış olması durumunda ne kadar zarar edilmiş olacağı kolaylıkla hesaplanabilir. Vergilerin kademeli olarak devreye girmesi, ihracatçılarla yetkililer arasındaki uzlaşmanın sonucunda mümkün oldu.

Rusya’nın Buğday İhracatındaki Aylık Değişim

Dinamik vergiyle ilgili olarak da piyasadaki birçok oyuncu ve sözde uzman, böyle bir verginin zaten var olduğunu ve sıfır oran uygulamasının 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle sona ereceğini gözden kaçırmışa benziyor. Bu konuda yorum yapanların bazı kişilerin duygusal açıklamaları, mesleki bilgilerinin yetersizliğinden kaynaklanıyor. Kısıtlamaları talep eden kesimleri desteklediklerinde, hükümetin sıfır gümrük uygulamasını uzatmayacağını hesaba katmamışlar ve tahıl ihracat kısıtlamalarının birkaç ay sürecini sanmışlardır. Tam tersine, dinamik vergi hesaplamasıyla fiyatlar konusunda belirsizlik oluştu ve ihracat işlemleri riske girdi. Şimdi tüccarlar bu riski tedarikçilere yansıtmak zorunda kalacak ve bu da iç piyasadaki fiyatları daha da düşürecek.

‘Bu verginin yıkıcı etkisinin yeterince anlaşılıyor mu?’ diye sorarsanız; evet anlaşılıyor. Bugün bu konuyu tartışmaya açmak bile yersiz çünkü bu mekanizmanın konulmasına katı sağlayanlar bile aynı görüşte.

TÜRK DEĞİRMENCİLERE RUSYA’YA YATIRIM DAVETİ

Bu verginin uygulanmasını yeni sezonla ya da 2021 yılıyla sınırlandırmayı kendimize görev addediyoruz. Rusya’daki sosyal hayat dikkate alındığında, bu verginin sıfırlanması, 2021’in 4. çeyreğinden önce mümkün görünmüyor. Eğer bunu 2021 yılı ile sınırlı tutarsak, tahıl sektörünün düşen fiyatlar nedeniyle yaptığı zarar, 2022 yılı için üretim planlarını ve ürün rotasyonunu etkilemeyecektir. 2021 yılı için, üretimde büyük bir değişim beklemiyorum çünkü önemli oyuncular tohum ve gübrelerini zaten kısıtlamalar açıklanmadan önce tedarik etmişti.

Uluslararası tahıl piyasalarında ise bu dinamik vergiden dolayı Rusya’dan yapılan ithalat miktarı düşecektir. Fiyatlar ise geleneksel rakiplerimiz olan AB ve Ukrayna’daki hasadın ve tahıl tedarikinin durumuna bağlı olarak değişecektir.

Rusya’nın ihracat kısıtlamalarına rağmen global buğday piyasasındaki liderliğini koruyabileceğini düşünüyor musunuz? Bu konuda dünya lideri olmak gibi bir hedef söz konusu değil. Hükümet, ulusal gıda güvenliğinin tarım ihracatından elde edilecek gelirlere göre daha öncelikli olduğunu net bir şekilde açıkladı. Uzun dönemde ise küresel iklim değişikliğinin Rusya’nın çıkarına olduğunu düşünüyorum. Rekolte arttıkça kaybettiğimiz tüm pozisyonları kolaylıklar geri kazanabiliriz.

Rusya, buğday ihracatında dünya lideri. Türkiye ise un ihracatında lider. Rusya, Türk un sanayicileri için en önemli buğday kaynağı. Bu ülkedeki ihracat kısıtlamaları, Türkiye’ye yapılan tahıl sevkiyatlarını nasıl etkiledi? Bu, çok iyi bir soru. Şirket olarak biz de ilk kez bir değirmen satın aldık. Bu zamana kadar tahıl işleme ile hiç ilgilenmemiştik ancak şimdi bunun vakti geldi. Rus hükümeti, hammaddeyi ihraç etmek yerine yüksek katma değere sahip ürünlerin yurtdışına satılması gerektiğini sürekli tekrarlıyor. Tahıl ihracatına yönelik kısıtlamalar sona erse bile un ve diğer katma değerli ürünlerin elde edilmesine yönelik önlemler alınacaktır. Ben de Türk değirmencilere Rusya’ya yatırım yapma fırsatlarını dikkatli bir şekilde araştırmalarını tavsiye ediyorum. İleride, rekabet gücünü kaybetmemeleri adına bu çok önemli olabilir.

Rusya Tarım Bakanı Dmitry Patruşev, piyasa istikrara kavuştuğunda tahıl ihracatına müdahaleyi son erdirmeye hazır olacaklarını söyledi. Rusya’nın buğday ihracatına koyduğu vergi sizce ne zaman kaldırılacak? Dinamik vergi rejimi yakın bir dönemde kalkacak mı? Ben, bakanın sözlerinin yeterince doğru yansıtıldığını düşünmüyorum. Dinamik vergilendirmenin kaldırılması gündemde değil. Bu verginin gelecekte kaldırılması için hangi şartların oluşması gerektiği üzerinde duruyoruz. Bunun için, iç piyasadaki tahıl fiyatlarının ciddi oranda düşmesi gerekiyor. Buna benzer bir durum, yalnızca yeni mahsul tahılın arz baskısı altında olduğu durumda gerçekleşebilir. Bu yüzden de yeni satış yılının ikinci çeyreğinden önce dinamik verginin kaldırılması için gereken şartlar oluşmayacaktır. 2021 sonu itibariyle vergiyi sıfırlamak için çok çalışmamız gerekiyor.

Rusya Tahıl İhracat Destinasyonları

Devlet müdahale fonunun yeniden işler hale getirilmesi, hedefimize ulaşma konusunda bize ciddi şekilde yardımcı olacaktır. Bu teklifi Rusya Federasyonu Başkanı ile Mayıs 2020’de yaptığımız görüşmede, yerel değirmenciler ve tüketicileri göz önünde bulundurarak gündeme getirdik. İç piyasadaki sorunu çözmeden, global piyasada sürdürülebilir bir liderlikten bahsetmenin gerçekçi olmayacağına inanıyoruz. Hesaplamalarımıza göre, Rusya’nın 3-4 milyon ton tahıl için bir müdahale fonuna ihtiyacı var. Maalesef, gıda işleme sektöründeki paydaşlarımız bu fırsatı kaçırdı. Müdahale fonunun piyasa için faydalı olacağını düşünüyoruz ve bu konuda bir adım atılması için çabalarımızı yoğunlaştıracağız.

Koronavirüs salgını, 21. yüzyılın en önemli makroekonomik şoklarından birine yol açtı. COVID-19 pandemisi global tahıl ticaretini nasıl etkiledi? Müşterilerimizin taleplerinde artış görüyoruz. Birçoğu, muhtemel yerel kriz durumlarını daha kolay atlatmak için tahıl stoklarını artırıyor. Lojistik konusunda tahıl tedarik zincirinde önemli bir sorunla karşılaşmadığımız için şanslıyız. Ülke içindeki kara ve demiryolu taşımacılığında ortaya çıkan sorunları hızlı bir şekilde çözmeyi başardık. Deniz taşımacılığında ise gemiler dış limanlarda bekletildi. Artık bu önlem de kaldırıldı. Gemilere yükleme işlemleri neredeyse eskisi gibi yapılıyor. Bazı ülkelerde durumun bu şekilde olmadığını biliyorum ama Rusya tahıl lojistiği konusunda ciddi sonuçlara yol açan önlemler uygulamadı. İş hayatı da hemen hemen normale döndü. Ofisler ve restoranlar açık; iş etkinlikleri düzenleniyor. Tabii ki online iş potansiyelini de keşfettik. İnsanlığın bu pandemiden dersler ve doğru sonuçlar çıkaracağına eminim. Ben de şahsen bunu yapmayı başardım. Artık aileme daha fazla vakit ayırıyor ve spor yapıyorum. Birçok iş toplantısını ve görüşmeleri online olarak gerçekleştiriyorum.

Rusya Buğday İhracat Destinasyonları
Röportaj Kategorisindeki Yazılar
09 Ekim 20187 dk okuma

“Pes etmeyen karakterimiz ve üretim teknolojimiz bizi zirvelere taşıyor”

“Ülkemiz makarna sektöründe önemli mesafeler kat etti. Üretim ve hammadde gücü olarak İtalya ve diğ...

02 Aralık 20166 dk okuma

Hakan AKAL, Infotech Group: "Tahılınızın ateşini söndürün"

İnsanoğlunun en temel besin kaynağı olan tahıllara talep, artan dünya nüfusuyla birlikte gittikçe...

09 Eylül 20143 dk okuma

El-Hamama Flour Mill yatırım atağını sürdürmeye kararlı

Ahmet Eltigani: “El Hamama olarak oldukça iddialı ve de gerçekçi bazı planlar üzerinde çalışıyoruz....