BLOG

Hürmüz krizi, tahıl ticaretinde refleksleri değiştirdi

27 Mart 20262 dk okuma

Hürmüz Boğazı’nda derinleşen kriz, tahıl ticaretinde yalnızca navlun ve sigorta maliyetlerini değil, piyasa oyuncularının karar alma biçimini de değiştirdi. Değirmenci dergisine konuşan Erser Grup CEO’su Koray Tüysüzoğlu, fiziksel mal yokluğundan çok maliyet ve risk belirsizliğinin belirleyici hale geldiğini, bu nedenle büyük ve uzun vadeli pozisyonlar yerine daha küçük, kısa vadeli ve esnek işlemlerin öne çıktığını belirtiyor.

Koray Tüysüzoğlu
Erser Grup CEO’su

Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerin artık sadece yük değil, ağır bir risk de taşıdığını belirten Koray Tüysüzoğlu, Türkiye’nin bu süreçteki konumuna dair kritik uyarılarda bulundu. Karadeniz’den yapılan ithalatın bu krizden etkilenmeyeceği düşüncesinin bir yanılgı olduğunu vurgulayan Tüysüzoğlu, deniz ticaretindeki sarmal etkisine dikkat çekti: “Bir geminin rotası değiştiğinde mesele sadece o gemi değildir; limanlarda sıralar uzar, navlun yükselir ve maliyet zinciri sessizce her yere yayılır”.

KRİZİN FATURASI MARKET FİŞİNE YANSIYACAK

Türkiye’nin özellikle azotlu gübre, yem katkıları (amino asitler) ve akaryakıt gibi kritik girdilerde Körfez’e bağımlı olduğunu hatırlatan Tüysüzoğlu, Hürmüz’deki aksamanın doğrudan tarımsal üretim maliyetlerini tetiklediğini ifade etti. Tüysüzoğlu’na göre kriz rafta değil, tarlada başlıyor: “Girdi maliyetleri artar, verim düşer ve hayvancılık maliyeti yukarı gider. Sonuçta Hürmüz’deki bir gelişmenin etkisini kısa süre sonra İstanbul’da bir market fişinde görürüz”.

Krizin orta vadeli etkilerine de ışık tutan Tüysüzoğlu, bu tablonun 2026 hasat dönemine kadar uzaması halinde piyasayı bekleyen üç temel kırılma noktasına dikkat çekti. İlk olarak, gübreye erişimin zorlaşmasıyla birlikte iç üretimde ciddi bir verim kaybı yaşanabileceğini belirten Tüysüzoğlu; ikinci aşamada yükselen yem maliyetlerinin hayvansal ürünler üzerinde ağır bir fiyat baskısı oluşturacağını vurguladı. Son olarak ise artan navlun, akaryakıt ve ürün bedellerinin firmaların işletme sermayesi ihtiyacını hızla büyüteceğini, bunun da sektör genelinde keskin bir likidite sıkışıklığını tetikleyeceğini ifade etti.

PİYASADA TEMKİNLİ DÖNEM

Piyasadaki asıl sorunun fiziksel mal yokluğu değil, maliyet ve risk belirsizliği olduğunu belirten Erser Grup CEO’su, bu durumun ticari refleksleri de değiştirdiğini söyledi. Eskiden “fiyat ucuzsa al ve depola” mantığının yerini “yanlış pozisyonda yakalanmama” refleksine bıraktığını ifade eden Tüysüzoğlu, piyasa oyuncularının büyük pozisyonlar yerine daha küçük, kısa vadeli ve esnek işlemleri tercih ettiğini belirtti.

TÜRKİYE İÇİN RİSK KADAR FIRSAT DA VAR

Krizin Türkiye için hem bir risk hem de bir fırsat barındırdığını söyleyen Tüysüzoğlu, coğrafi avantajın doğru kullanılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Karadeniz, Akdeniz ve Ortadoğu’nun kesişim noktasındaki konumunun bir “ticaret hub’ı” (dağıtım merkezi) olma potansiyeli taşıdığını ifade eden Tüysüzoğlu, bunun için hız ve esnekliğin şart olduğunu belirtti: “Transit ticaret mevzuatından liman ve depolama altyapısına kadar birçok başlığın hızlıca gözden geçirilmesi gerekiyor”.


Haberler Kategorisindeki Yazılar