BLOG

ALEXANDRA DE ATHAYDE: “Karma yem üretimi yılda 1 milyar dolara yaklaşıyor”

09 Şubat 201611 dk okuma
“Dünya karma yem üretimi yılda 1 milyar dolar seviyesine hızla yaklaşıyor. Küresel ticari yem üreticilerinin yıllık tahmini iş hacmiyse 400 milyar dolardan fazla. Yalnızca Çin, ABD, Avrupa ve Brezilya, küresel karma yem üretiminin yüzde 60’dan fazlasını karşılıyor. Karma yem üretiminin yüzde 45’ten fazlası ise kümes hayvanları için üretiliyor.” h_74_rop Dergimizin bu ayki konuğu Uluslararası Yem Endüstrisi Federasyonu (IFIF) Yetkili Müdürü Alexandra de Athayde. Dünya yem endüstrisi hakkında bilgiler veren Alexandra de ATHAYDE, dünya karma yem üretiminin yılda 1 milyar dolar seviyesine hızla yaklaştığını belirtiyor. IFIF olarak yem endüstrisini desteklemek için çalışmalarının sürdürülebilirlik, yönetmelikler & standartlar ve eğitim olarak üç ana konuya yöneldiğini ifade eden ATHAYDE, aynı zamanda dünya yem endüstrisinin, sürdürülebilir, güvenli ve sağlıklı yem tedarik etme konusunda artan bir baskının altında olduğuna da dikkat çekiyor. ATHAYDE, IFIF’in 18-21 Nisan 2016 tarihinde Antalya, Türkiye’de “Herkes için Eşitlik ve Refah” temasıyla düzenlenecek olan 5. Dünya Yem & Gıda Kongresi’nin (GFFC) organizasyonunu yürüttüğünü ve kongrede gıda ve yem güvenliği, teknoloji ve sürdürülebilirlik gibi önemli konuların da tartışılacağını ifade ediyor. Sayın Athayde, öncelikle IFIF hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Üyeleriniz kimlerden oluşuyor ve bir federasyon olarak yem sektöründeki faaliyetleriniz nelerdir? Söz konusu üyeleriniz yem sektörünün ne kadarlık bir kısmını temsil ediyor? Uluslararası Yem Endüstrisi Federasyonu (IFIF), dünyadaki toplam karma yem üretiminin yüzde 80’ini temsil ediyor. IFIF, Afrika, Asya-Pasifik, Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika ile Orta Doğu’nun ulusal ve bölgesel yem derneklerinden, yem ile alakalı organizasyonlardan ve dünya genelindeki kurumsal üyelerden oluşmaktadır. IFIF, 1 Aralık 1987’de kurulmuş, kar amacı gütmeyen bir organizasyondur. IFIF, artan dünya nüfusu için sürdürülebilir, güvenli, besleyici ve uygun maliyetli gıdalar sağlayan ve gıda zincirinin temel bir parçası olan dünya yem endüstrisini temsil etmek ve tanıtmak amacıyla birlik ve liderlik hizmeti vermektedir. IFIF, geleceğe giden yolda yem endüstrisini desteklemek için çalışmalarını üç stratejik birime ayırmıştır: Sürdürülebilirlik; Yönetmelikler ve Uluslararası Standartlar, Eğitimin Desteklenmesi ve Tecrübelerin Paylaşımı. Sürdürülebilirlik Federasyon, hayvancılık üretim zincirinin sürdürülebilirliğini ölçmek, karşılaştırmak ve geliştirmek için resmi kurumlarla, özel sektörle ve sivil ortaklarla çalışmaktadır. Sürdürülebilir Hayvancılık için Küresel Gündem ve Hayvancılık Çevresel Değerlendirme ve Performans Ortaklığı (LEAP) gibi çok paydaşlı, FAO liderliğindeki sürdürülebilir girişimlere liderlik ve uzmanlık hizmeti veriyoruz. IFIF, yakın zamanda Küresel Yem LCA Enstitüsü’nün (GFLI) de kurucu üyesi oldu ve bu sayede yem endüstrisinin etkisinin ve gelişiminin değerlendirilip karşılaştırılmasında yüksek standartları yakalayabilecek. IFIF aynı zamanda AB Özel Yem Malzemeleri ve Karışımları (FEFANA), uluslararası firmalar ve derneklerin oluşturduğu bir konsorsiyumuyla Özel Yem Malzemeleri Sürdürülebilirlik Projesi’ni de (SFIS) tamamladı. Yönetmelikler ve Uluslararası Standartlar Yem Federasyonu, FAO, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE), Kodeks Alimentarius Komisyonu, diğer uluslararası organlar ve tarım zinciri ortaklarıyla işbirliği içindedir. Örneğin her yıl FAO ile birlikte Uluslararası Yem Regülatörleri Toplantısı (IFRM) düzenlemekte ve dünyanın dört bir yanından gelen yem endüstrisi temsilcileriyle hükümet yetkililerini bir araya getirmektedir. 9. Uluslararası Yem Regülatörleri Toplantısının (IFRM) 5. Dünya Yem & Gıda Kongresi’nin (GFFC) hemen ardından, 21 Nisan 2016 tarihinde Antalya, Türkiye’de düzenlenecek olmasından da çok memnunum. Eğitim & En İyi Uygulamaların Paylaşımı FAO ve IFIF, yem endüstrisindeki güvenliği ve yem kalitesini artırmak amacıyla “Yem için İyi Uygulamalar Kılavuzu”nu yayımladı. Kılavuz halen Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca olarak regülatörlere ve endüstriye dağıtılıyor. IFIF ayrıca 2015 yılında ”Eğitimciyi Eğit” isimli Küresel Hayvan Besleme Programını başlattı. Elinizdeki veriler ışığında dünya yem sanayi hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Örneğin dünya genelinde üretimi gerçekleştirilen yem çeşitleri nelerdir ve miktarları ne kadardır? Ya da dünya genelinde yem üretimi gerçekleştiren yaklaşık kaç işletme & firma var? Dünya karma yem üretimi yılda 1 milyar dolar seviyesine hızla yaklaşıyor. Küresel ticari yem üreticilerinin yıllık tahmini iş hacmiyse 400 milyar dolardan fazla. Dört ülke küresel karma yem üretiminin yüzde 60’dan fazlasını karşılıyor. Bu ülkeler: Çin, ABD, Avrupa ve Brezilya. Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın yem üretiminde önemli bir artış görüyoruz. Karma yem üretiminin yüzde 45’ten fazlası kümes hayvanları için üretiliyor. IFIF’in yıllık raporunda da ulusal ve bölgesel güncellemeler bölümünde ülke ve bölge bilgisini paylaşıyoruz. IFIF 2016’da küresel yem üretiminin yüzde 1-2 oranında büyüyerek 1 milyar tona yaklaşacağını öngörüyor. Bu da FAO’nun hayvan proteini üretimindeki tahmini artışıyla paralel seviyede. Ancak bu elbette bölgeden bölgeye değişecektir; Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın yem üretiminde ciddi oranda artış beklenmektedir. Hem mevcut olan hem de inovatif özel yem bileşenlerinde artış devam edecek. Yem hammaddesi olarak kullanılan birçok tarımsal ürün (tahıl, bakliyat gibi), aynı zamanda doğrudan insan beslenmesi için de kullanılıyor. Bu durum, yem sektörünün hammadde kaynaklarını sınırlandırıyor mu? Yem hammaddelerinin üretiminde dünyada nasıl bir tablo söz konusu? Küresel olarak asıl meselenin yem ve gıda arasındaki rekabet olmadığına inanıyorum. Aslında besi hayvanı diyetleri ciddi miktarda insan gıdasında kullanılan tohumları, yan ürünleri içeriyor. Ayrıca lif, güvenlik, kalite, kültür ve sindirim konusunda insan kullanımı için uygun olmayan biyo-yakıt üretimini de içermektedir. Dünyanın hala, şu anda hiç kullanılmayan ya da pek kullanılmamış yeteri kadar ekilebilir arazisi, meraları ve suyu var. Teorik olarak, çiftçiler günümüzde dünyadaki herkese yetecek kadar yem üretiyor. Ancak asıl mesele gıda üretimi değil; daha çok fakirlik, gıdaya erişimin olmaması, kötü altyapı şartları, kötü lojistik. Bunların hepsi ekonomik yönden geri kalmışlığın, çatışmaların, özgürlüğün ve ticaretin olmaması, politik istikrarın olmamasıyla ilgilidir. Buna ek olarak, yem endüstrisi, sektörün gıda endüstrisindeki yan ürünler ve artı gıdaların artan hacmine değer katma kapasitesini besliyor. Bu ürünler yem üretiminde güvenle kullanılabilir. Bu sebeple besin değeri yüksek insan gıdası üretmek ve atıkları azaltmak besi hayvanı üretiminde sürdürülebilirliği artırmak için önemli bir faktör. Örneğin, ABD’de yan ürünler hayvan beslenmesinde kullanılan malzemelerin yüzde 30-50’sine denk gelmektedir. AB’de ise yan ürünler yem endüstrisindeki hammadde kullanımının yüzde 60’ını karşılamaktadır. IFIF, gelecekteki talepleri karşılamak için bilimsel temelli kararlar ve standartlarla birlikte, yeniliklere ve daha iyi teknolojilere duyulan ihtiyacı da desteklemeye devam edecek. Aynı zamanda uygun şekilde, bilimsel temel oturtulmuş düzenleyici çerçeveyi teşvik ederek pazar erişimini kolaylaştıracak ve gelecekteki zorluklarla baş edebilmek için önümüzdeki teknik engelleri kaldıracaktır. Yem sektöründeki en büyük sorunun ya da sorunların neler olduğunu düşünüyorsunuz? Varsa bu sorunlara yönelik kısa ve uzun vadeli çözüm önerileriniz nelerdir? Dünya yem endüstrisi, sürdürülebilir, güvenli ve sağlıklı yem tedarik etme konusunda artan bir baskının altında. 2050 yılına kadar 9 milyarı aşması beklenen nüfusla birlikte hayvansal proteinler ve elbette yem için de artan bir talep söz konusu. Bu durum orta vadede küresel olarak karma yemde daha yüksek üretim miktarına ihtiyaç duyulacağını gösteriyor. Aynı zamanda yem ve besi hayvanı üretiminin verimini artırmak için inovasyon ve yeni teknolojiler de gerekiyor. 2015 yılında küresel gıda pazarlarının son yıllara göre daha istikrarlı olduğu görülüyor. Gıda ürünlerinin maliyeti ise son zamanlardaki seviyelerden daha düşük izleniyor. Ancak önümüze bakacak olursak, artan emtia fiyatları ve pazar istikrarsızlığıyla karşılaştığımızda gereken hızlı değişiklikleri yapabilmemiz için yem endüstrisinin finansal risk araçları edinmesi gerektiği görülüyor. Daha önce belirttiğim gibi, IFIF, 2016 yılında dünya yem endüstrisinin yüzde 1-2 oranında artarak 1 milyar tona yaklaşacağını öngörüyor. IFIF, yem endüstrisinin hayvansal proteinlere yönelik artan talebi karşılamasına yardımcı olmak için 2016 yılında hayvansal üretimin sürdürülebilir gelişimini desteklemeye ve cesaretlendirmeye devam edecek. Yem endüstrisi dolaylı da olsa, gıda güvenliği ve açlıkla mücadele sorununa ciddi anlamda katkı sağlayan bir endüstri. Yem endüstrisinin gıda güvenliği, sürdürülebilir ve güvenli gıda üretimine yaptığı katkıyı anlatır mısınız? Hem bizim endüstrimiz hem de tüm tarım zinciri için gıda ve yem güvenliği kesinlikle çok önemli ve bence sürdürülebilirlik de öyle. 2050 yılına kadar 9 milyardan fazla insanı beslememiz gerekeceğini düşünürsek, tarım zincirinin ve de dünyadaki tüm toplumların karşısındaki asıl mesele çevresel, ekonomik ve toplumsal faktörleri de unutmadan bu talebi güvenli ve sürdürülebilir şekilde nasıl karşılayacağımızdır. IFIF, hükümetler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları da dâhil olmak üzere yalnızca yem endüstrisi ve gıda zincirindeki paydaşların birlikte hareket etmesiyle sığır eti, balık ve süt ürünleri gibi hayvansal proteinler de dâhil olmak üzere daha fazla gıda talebinin gelecekte karşılanabileceğine inanıyor. Dünya genelindeki besi hayvanı üretim sistemlerinin çeşitliliği düşünüldüğünde yerel olarak çalışan, ama aynı zamanda tarladan sofraya gıda güvenliğini ve kalitesini garantileyen çözümler bulmak önemli görünüyor. Daha önce de bahsettiğim gibi, IFIF hem geleceğe giden yolda endüstriyi desteklemek hem de gıda ve yem güvenliğini ve sürdürülebilir üretimi desteklemek için üç stratejik birime odaklanıyor; sürdürülebilirlik, yönetmelikler ve uluslararası standartlar, eğitim ve en iyi uygulamaların paylaşımı. Örneğin, IFIF bir kodeks alimentarius ve geçerliliği kabul edilmiş bir sivil toplum kuruluşu ve İyi Hayvan Besleme ve Uygulama Kodex Kodu’nun gelişiminde aktif bir şekilde rol alıyor. Üç yıldan fazladır Hayvan Besleme için Kodeks Hükümetlerarası Çalışma Kolu’nun (TFAF) üyesi. IFIF, Kodeks TFAF çalışmasının geçen yıl tamamlanmasının ardından yem güvenliği konusunu kodeksi gündeminde tutmaya özen gösteriyor. IFIF, Nisan 2015 tarihli LEAP Küresel Yem LCA Kılavuz Metodolojisi’nin resmi olarak yayımlanmasından sonra Amerikan Yem Endüstrisi Derneği (AFIA) ve Avrupa Karma Yem Üreticileri Federasyonu (FEFAC) ile birlikte Küresel Yem LCA Enstitüsü’nü (GFLI) kurdu. GFLI, tüm dünyada bilinen, yüksek kaliteli, bölgeye özgü ve harmonize kamu veri tabanını geliştirerek uluslararası tanınırlığı olan FAO/LEAP metodolojisini ortaya koydu. İnovasyon ve verimlilikle hayvan yeminin besi hayvanı üretimi zincirinin daha sürdürülebilir olması konusunda çözümün elzem bir parçası olduğu ortaya kondu. Gıda ile yem güvenliği ve sürdürülebilirliği de dahil olmak üzere bu önemli konuların çoğu Antalya’daki 5. Dünya Yem & Gıda Kongresi’nde (GFFC) ele alınacaktır. IFIF olarak çevre duyarlılığı ve iklim değişikliği konusunda da çalışmalarınız var. Bununla ilgili Paris’teki İklim Değişikliği Zirvesi sırasında bir etkinlikte yer aldınız. Öncelikle hayvancılık ve yem endüstrisinin çevresel ayak izi hakkında neler söyleyebilirsiniz? Hayvancılık bazlı üretimin çevresel etkisini azaltmak için neler yapılması gerekiyor? Bu konuda nasıl bir yol almayı planlıyorsunuz? Global yem endüstrisinin uzun zamandır tüm büyük çiftlik hayvanları ve çiftlik balığı türleri için yemden faydalanma oranını düşürerek yem verimini artırmaya yönelik çalışmaları bulunuyor. Aslında, yem endüstrisi “verim şampiyonu” ve aktif bir şekilde “en iyi besleme yöntemini” ve asıl katkısı hayvancılık bazlı üretimde geliştirilmiş kaynak verimi olan teknolojileri geliştirip tanıtarak FAO’nun sürdürülebilir hayvancılık sektörü amacına yönelik çalışmaktadır. Bunun gibi yem, kesintisiz inovasyon ve verimli tahıllar özelliğiyle, besi hayvancılığı üretiminin GHG etkilerini azaltma çözümlerinin bir parçasıdır. Açıkçası, yem endüstrisi daha iyi hayvan yemi geliştirmeye; yemlerin, yem katkılarının ve yem oranlarındaki kanola yemeği, ayçiçeği küspesi ya da geviş getiren hayvanlar için meralardaki baklagillerin daha iyi şekilde kullanımıyla, karbon ve nitrojenin atmosfere ya da suya karışmasını önlemeye devam etmektedir. Buna ek olarak, yem teknolojisindeki dengeli ve hassas beslenme, amino asitlerin ve mikro-besinlerin en uygun derecede eklenmesine ve aynı zamanda yem verimliliğinin iyileştirilmesine önemli katkılar sağlayan yem işleme teknolojilerindeki gelişmeler, hayvancılık üretim zincirinin çevresel performansında öncü gelişmeler olmuştur. Uluslararası düzeyde “sürdürülebilirlik”, IFIF’in bir numaralı stratejik odağıdır: “Daha fazla üretim, tüketiciye daha az maliyetle kullanım”. IFIF bu fikri desteklemek için üyeleri ve tarım-gıda zinciri ortakları ile FAO gibi uluslararası örgütler de dâhil olmak üzere diğer partnerleriyle birlikte birçok önemli proje üzerinde çalışıyor. Biraz da bu yıl Antalya’da düzenlenecek olan GFFC 5. Küresel Yem ve Gıda Kongresi’ne dönelim. Öncelikle bu yıl "Herkes için Eşitlik ve Refah" olarak belirlenen kongrenin ana teması hakkında biraz bilgi verir misiniz? Neden bu tema ve bu tema neyi ifade ediyor? 5. Uluslararası Yem & Gıda Kongresi’nin (GFFC) yem ve gıda sektörü için hızla büyüyen bir bölgenin kalbinde, yani Türkiye’de yapılıyor olmasından çok memnunuz. Kongre temamız olan “Herkes için Eşitlik ve Refah”; 2050 yılına kadar 9 milyar insanı besleyecek güvenli, uygun maliyetli, besleyici ve sürdürülebilir hayvan protein kaynakları sağlamadaki küresel zorluklara değiniyor. Şimdi ve gelecekte artan dünya nüfusu için bunu başarabilme vizyonumuzu yansıtıyor. Kongre, toplantılarda, kurullarda ve workshoplarda sezgi ve uzmanlıklarını katacak ayrıcalıklı konuşmacıları ön plana çıkarak. 5. GFFC’deki oturumlar, sürdürülebilirlik, pazarlama & ticaret, yem & gıda güvenliği, yönetmelikler & standartlar, hayvan beslenmesi, inovasyon ve AR-GE’ye de odaklanarak tüm yem üretim ve gıda işleme değer zincirini kapsayacak. Birinci sınıf uzmanların yanı sıra, FAO, Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE), Dünya Ticaret Örgütü (WTO), önde gelen küresel hayvan beslenmesi ve gıda firmalarının CEO’ları, gıda zincir ortakları, ulusal yetkililer, araştırma toplulukları ve uluslararası sivil toplum organizasyonları gibi hükümetler arası enstitülerden gelen üst düzey konuşmacılarımız da olacak. Dünya Yem & Gıda Kongresi, 2005 yılında IFIF ve FAO tarafından ilk kez yapıldığından bu yana, sonuncusu Sun City, Güney Afrika’da olmak üzere dört büyük etkinlik düzenledik; katılım, konuşmacı ve kalite açısından rekor kırdık. Amacımız her zaman FAO ve yerel ortaklarımızla endüstri, uzmanlar ve hükümetlerin bir araya gelip gıda ve yem güvenliği, teknoloji ve sürdürülebilirlik gibi önemli konuları tartışabilmeleri için küresel bir platform sağlayabilmekti. Son kongremizde son derece parlak bir şekilde bunu başardık ve Antalya’daki 5. Dünya Yem & Gıda Kongresi’nin yalnızca geçmişte belirlenen standartları karşılamasını değil aynı zamanda bunları aşmasını da bekliyoruz. Şuana kadar kongreye katılım ve ilgi nasıl? Kongreye yaklaşık kaç kişinin katılım göstermesini bekliyorsunuz? Kongre için Türkiye ve Antalya’nın seçilmesinin, daha önceki yıllara kıyasla bölgesel açıdan bir katılım çeşitliliği sağlayacağını düşünüyor musunuz? Çok memnunuz; 18-21 Nisan 2016’da Antalya, Türkiye’de yapılacak olan kongrenin hazırlıkları, Prof. Nizamettin Şenköylü ve ekibinin öncülüğündeki TÜRKİYEM-BİR’den Türk ortaklarımızın güçlü desteği sayesinde tam kapasite devam ediyor ve iyi gidiyor. Şimdiye kadar teyit edilen 60’dan fazla birinci sınıf konuşmacımız ve 250’den fazla kayıtlı uluslararası delegemiz olduğunu belirtmekten memnuniyet duyuyoruz. Bahsettiğimiz gibi, Türkiye’den ve dünya genelinden 1200’den fazla delegeyi çekmeyi bekliyoruz. Hem Türkiye’nin coğrafi olarak stratejik konumu hem de yem ve gıda endüstrileri açısından tüm dünyadan katılımcıları güzel Antalya’ya çekeceğine inanıyoruz. Son olarak, federasyonunuz, hali hazırdaki çalışmalarınız veya geleceğe dönük hedefleriniz ve yem endüstrisiyle ilgili eklemek istediklerinizi alabilir miyiz? 2016 yılı IFIF için önemli ve heyecanlı bir yıl olacak. Yıla başlıca yem üretici ülkeleri bir araya getirmek için Küresel Yem LCA Enstitüsü’nün (GFLI) tanıtımıyla başladık. Amacımız LCA hesaplamalarında yem endüstrisinin etkisini ve gelişimini değerlendirme ve karşılaştırmada yüksek standartları yakalamaktı. IFIF’in Nijerya’daki “Eğitimciyi Eğit” isimli Küresel Hayvan Beslenmesi Programı’nın pilot projesinin başarısının ardından bu girişimi dünyanın diğer bölgelerine de götüreceğiz. Nisan ayında gerçekleştirilecek olan 5. GFFC, Antalya’da düzenlenen 9. IFRM’nin hemen ardından gerçekleştirilecek ve IFIF üyeleriyle birlikte dünyanın dört bir yanından gelen yem regülatörlerini bir araya getirecek. 2016 yılında ulusal ve bölgesel yem dernekleri kurma çalışmalarımıza devam edeceğiz; özellikle de Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Asya-Pasifik bölgesinde. IFIF, gelecekteki sürdürülebilir üretim olarak düzenleyici yakınsama, özgür ve adil ticaretin yanı sıra, kesintisiz inovasyon ve daha iyi teknolojiler için gerekli olan bilim temelli kararlara destek olmaya devam edecek.
Röportaj Kategorisindeki Yazılar
10 Haziran 20187 dk okuma

“Günlük 600 ton üretim kapasiteli yatırım için çalışmalara başladık”

“Altyapı olarak 1200 ton buğday kırma kapasitesine sahip bir tesisimiz bulunuyor. 2013 yılında ilk ...

08 Nisan 20145 dk okuma

Vitali Kopytov:“Rusya, dünyanın gıda güvenliği teminatçısı olabilir”

“Rusya; iç talebin un ihtiyacını karşılayıp, yabancı ülkelere nihai ürün ihracatının gerçekleştiril...

05 Ağustos 20154 dk okuma

Alapala Makina Görkem ALAPALA: “Çok sayıda ziyaretçiden ve gösterdikleri ilgiden memnunuz”

“Alapala olarak 60 yılı aşkın bir süredir tahıl öğütme endüstrisi için tesis ve makine üreten lider...