Değirmencilikte teknoloji hızla ilerlerken, sahadaki ustalık bilgisini kurumsal
hafızaya dönüştürmek ve veriyi gerçek faydaya çevirmek her zamankinden daha kritik.
Alapala Akademi Süpervizörü Dr. Seçil Uzel’e göre çözüm; ortak bir dilde
buluşan, dijitalleşmeyi sahaya indiren ve kişiye bağımlılığı azaltan uygulamalı
eğitim modellerinden geçiyor.
Dr. Seçil Uzel
Değirmencilik sektörü, bir yandan sensörler, canlı izleme sistemleri ve yapay zekâ gibi teknolojilerle “veri yoğun” bir döneme girerken; diğer yandan sahada ustalık bilgisinin kuşaktan kuşağa aktarımı ve nitelikli insan kaynağı konusu her zamankinden daha kritik hale geliyor. Cidde’de düzenlenen IAOM MEA konferansı sırasında Değirmenci’ye konuşan Alapala Akademi Süpervizörü Dr. Seçil Uzel, Akademi’yi bu ikili dönüşüme yanıt vermek üzere konumlandırdıklarını söyledi. Değirmencilikte tecrübeye dayalı bilginin “tek kişiye bağlı” kalmasının sektörde önemli bir risk oluşturduğunu vurgularken, eğitimle ortak dilin güçlendirilmesini ve yeni teknolojilerin sahaya doğru şekilde taşınmasını hedeflediklerini anlattı.
Uzel’e göre Alapala Akademi, “çok yeni” bir yapı olmasına rağmen, Alapala’nın uzun yıllara dayanan tecrübesiyle hızlı gelişen bir eğitim modeli sunuyor. “Alapala’nın 70 yıllık tecrübesini bir sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirdik,” diyen Uzel, sektörde biriken bilgi ve deneyimin ulusal ve uluslararası ölçekte paylaşılmasını hedeflediklerini ifade ediyor.
Uzel’e göre değirmencilikte verimlilik ve kalite kadar kritik bir başka başlık da bilginin kişiye bağımlı kalması. Uzel, sektörde tecrübenin değerini teslim ederken, tek kişiye bağımlı yapıların kırılganlığına dikkat çekerek şöyle konuşuyor: “Bazı durumlarda ustabaşının tecrübesi, sahada mühendislik bilgisinden bile daha belirleyici olabiliyor.
Ancak risk tam da burada başlıyor. Tüm yatırımınızı tek bir kişiye bağladığınızda; o kişi hastalanırsa, ayrılırsa ya da beklenmedik bir durum olursa bilgi de kaybolabiliyor.” Bu nedenle Alapala Akademi’nin hedeflerinden biri, Uzel’in ifadesiyle ‘bilgiyi kişiye bağlı olmaktan çıkarıp kurumsallaştırmak ve yeni nesle aktarılabilir nitelikte sistematik hale getirmek.’
‘ORTAK DİL OLMADAN DİJİTALLEŞME SAHAYA İNMEZ’
Seçil Uzel’in altını çizdiği bir diğer sorun ise terminoloji ve iletişim kopukluğu: “Bu işin eğitimini veren kişilerin kullandığı dille fabrikanın içerisinde konuşulan dil bambaşka.” Ona göre veriyi, otomasyonu ve yeni nesil teknolojileri sahaya indirebilmek için önce “ortak dil” oluşturmak gerekiyor. Bu ortaklaşma sağlanmadan, dijitalleşme yatırımlarının sahada aynı etkiyi üretmesi zorlaşıyor.

‘ASIL MESELE VERİYİ DEĞERE ÇEVİRMEK’
Uzel, değirmenciliğin artık “çok veri” üreten bir üretim alanına dönüştüğünü vurguluyor. “Yapay zekânın, canlı izleme noktalarının, sensörlerin dahil edildiği bir sistemde… veri çok, veri dünyasında yaşıyoruz” diyen Uzel’e göre kritik soru şu: “O veriyi nasıl faydalanacağımız bir forma dönüştüreceğiz?” Uzel, bunun “tek yolunun eğitim” olduğunu belirtiyor.
Bu bakış açısı, otomasyon/SCADA, proses izleme, kalite kontrol ve bakım disiplinlerinin birbirinden kopuk değil, entegre ele alınmasını gerektiriyor. Akademinin “uygulamalı” vurgusu da tam bu noktaya oturuyor: laboratuvar analizleri, proses mantığı, bakım prosedürleri ve otomasyon temelleri, sahadaki karar kalitesini yükselten tamamlayıcı alanlar olarak konumlanıyor.
FARKLI SEVİYELERDE FARKLI EĞİTİM PROGRAMLARI
Alapala Akademi’nin yaklaşımında esneklik önemli bir yer tutuyor. Uzel, eğitimlerin ihtiyaca göre online, yüz yüze ya da yerinde eğitim modeliyle tasarlanabildiğini; ancak her programın mutlaka bir ön hazırlık ve ihtiyaç analizi sürecine dayandığını belirtiyor. Bu çerçevede kurumların problemleri ve hedefleri alınarak özel bir program oluşturuluyor; onay sonrası uygulamaya geçiliyor. Akademiye yalnızca şirketlerin değil; kendini geliştirmek isteyen bireysel profesyonellerin de başvurabildiğini dile getiren Uzel, “Hem ulusal hem de uluslararası ölçekte, değirmencilik yolculuğunun farklı aşamalarındaki kişilere hitap ediyoruz. Bu yolun başında olanlar da başvurabilir; belirli bir deneyime sahip olanlar da. Biz farklı seviyelerde farklı eğitim programlarıyla hizmet veriyoruz.” diyor.
Akademinin program başlıkları arasında Baş Değirmenci Eğitimi, Yardımcı Değirmenci Eğitimi, Makine Bakım ve Onarım, Elektrik Bakımı ve Otomasyon ile Laboratuvar Eğitimi bulunuyor; ayrıca işletmelerin ihtiyacına göre “kuruma özel” eğitim içerikleri de tasarlanabiliyor.
SÜRDÜRÜLEBİLİR GELİŞİM İÇİN BİLGİ PAYLAŞIMI ŞART
Uzel, değirmencilikte bazı bilgilerin, “Pandora’nın kutusu” gibi saklı kalmasının tercih edildiğini, oysa sektörde sürdürülebilir gelişim için bilgiyi paylaşmanın ve tecrübeyi yeni teknolojiyle harmanlayarak gelecek kuşaklara aktarmanın şart olduğunu vurguluyor. “Alapala Akademi olarak üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyoruz. Kişiden bağımsızlaşmayı, bilgiyi paylaşmayı, birleşik entegre bir sistemle büyümeyi öğrenebilmemiz lazım,” diyen Uzel, sektöre daha açık bir bilgi kültürü çağrısı yapıyor.
Alapala Akademi’nin eğitim programları ve kayıt sürecine ilişkin ayrıntılar için:
www.alapalaacademy.com/tr