Değirmenci Dergisi 154 - Mayıs-Haziran 2026

DEĞİRMENCİ • MAYIS - HAZİRAN 2026 DEĞİRMENCİ • MAYIS - HAZİRAN 2026 92 93 Yakından izlenmesi gereken bölgelerin başında Kuzey Afrika geliyor. Cezayir, Fas, Mısır ve Tunus’ta daha yüksek üretim bekleniyor. Mevcut beklentiler gerçekleşirse, Kuzey Afrika’nın toplam buğday mahsulü rekor seviyeye ulaşabilir. Fas’ta üretimin rekor seviyeye yakın gerçekleşmesi bekleni- yor. Bu da ülkenin buğday ithalatını son sekiz yılın en düşük seviyesine indirebilir. Yakın Doğu Asya da dikkatle izlenmesi ge- reken bir diğer bölge. Türkiye ve Suriye’de iyi hasat beklentileri öne çıkıyor. Her iki ülke- de de artan ekim alanları ve daha iyi verim beklentileri üretimi destekliyor. Türkiye’de ise güçlü yerli ürün görünümünün ardından olası ithalat kısıtlamaları piyasa tarafından yakından takip ediliyor. ÜRETİM DÜŞSE DE TOPLAM ARZ REKOR SEVİYEYE YAKIN KALABİLİR Küresel üretimin gerilemesi beklense de, 2025/26 sezonundan devreden yüksek stoklar nedeniyle toplam buğday arzı geçen sezona yakın kalabilir, hatta yeni bir rekor se- viyeye ulaşabilir. Talebin de artması ve potansiyel olarak üretimi aşması bekleniyor. Bu durum dönem sonu stoklarında bir miktar sıkılaşmaya yol açabilir. Ancak Karavaytsev’e göre stok- ların tarihsel standartlara göre yeterli seviyelerde kalması bekleniyor. YEMLİK KULLANIM GERİLEYECEK Küresel buğdayın gıda amaçlı kullanımının 2026/27 sezo- nunda yaklaşık yüzde 1, yani 8 milyon ton artması bekleni- yor. Bu artışın ana kaynağını Asya ve Afrika’daki gelişmekte olan ülkeler oluşturacak. Ancak Karavaytsev, gıda talebinin kısmen göreceli fiyatlara bağlı olacağını belirtiyor. Özellikle Asya’da bazı pazarlarda buğday pirinçle rekabet ediyor. IGC’ye göre mayıs ortası itibarıyla buğday fiyatları yıllık bazda yaklaşık yüzde 11, mısır fiyatları ise yaklaşık yüzde 5 artarken, pirinç fiyatları yaklaşık yüzde 6 geriledi. Bu tablo, pirincin daha rekabetçi kaldığı Asya pazarla- rında bazı tüketicilerin pirinci tercih etmesine yol açabilir. Yemlik buğday kullanımının ise 2025/26 sezonundaki alışılmadık derecede yüksek seviyenin ardından yaklaşık yüzde 2, yani 4 milyon ton azalması bekleniyor. Geçen sezon özellikle Arjantin’den gelen büyük mahsul ve yüksek miktarda yemlik kalite buğday arzı, yemlik kullanımı desteklemişti. Yeni sezonda ise buğday, mısır karşısında rekabet gücünü kaybediyor. Pasifik Asya’daki bazı alıcıların şimdiden mısıra yöneldiği görülüyor. Soya küspesi de yem piyasalarında daha önemli hale ge- liyor. Özellikle ABD’de genişleyen soya fasulyesi kırma ka- pasitesi, soya küspesi üretimini artırıyor. Bu gelişme yemlik buğday talebini daha da sınırlayabilir. KÜRESEL BUĞDAY İTHALATINDA YÜZDE 3 DÜŞÜŞ BEKLENİYOR Küresel buğday ithalatının, önceki sezondaki güçlü to- parlanmanın ardından 2026/27 sezonunda yaklaşık yüzde 3 gerilemesi bekleniyor. En büyük düşüşlerin Pasifik Asya, Kuzey Afrika, Bağımsız Devletler Topluluğu’nun bazı bölge- leri ve Avrupa’da görülmesi öngörülüyor. Pasifik Asya’da ithalat talebi zayıflayabilir. Bunun neden- lerinden biri, mevcut sezonda birçok alıcının rekabetçi fiyatlı Arjantin buğdayı alımlarıyla önemli stoklar oluşturması. Bu bölgede bazı alıcılar, rekabetçi fiyatlı Arjantin buğdayını, kaliteyi dengelemek amacıyla Kanada ve ABD’den gelen daha yüksek kaliteli buğdaylarla harmanladı. Buğday ve navlun fiyatlarının yükselmesiyle birlikte En- donezya, Filipinler ve Vietnam gibi ülkelerdeki alıcılar yeni sezonda satın alımları erteleyebilir ve mevcut stoklarını kullanmayı tercih edebilir. Kuzey Afrika’da ise daha güçlü yerel hasatların ithalat ihtiyacını azaltması bekleniyor. Fas’ın talebindeki düşüş hem Avrupalı tedarikçileri, özellikle Fran- sa’yı, hem de Rusya dahil Karadeniz orijinlerini etkileyebilir. Fransa’nın Cezayir pazarında halihazırda Karadeniz orijinleri tarafından geride bırakılmış olması, Fas’ı Fransız buğdayı için daha da önemli bir çıkış pazarı haline getiriyor. TÜRKİYE, FAS VE MISIR SEZON BAŞI TİCARETTE BASKI YARATABİLİR Karavaytsev’e göre Türkiye ve Fas’tan gelebilecek daha düşük talep, Karadeniz ve Avrupa ihracatçıları üzerinde se- zon başında baskı yaratabilir. Türkiye’de geçmişte uygula- nan sistemlere benzer şekilde olası ithalat kısıtlamaları, tam ithalat yasağı veya ithalat iznini iç piyasadan alıma bağlayan bir mekanizma şeklinde olabilir. Nihai politika konusunda henüz netlik olmasa da, Türkiye’nin daha düşük alım yapa- cağı beklentisi Karadeniz bölgesi için şimdiden önemli bir endişe kaynağı. Mısır da yakından izlenmesi gereken bir diğer kilit pazar. Karavaytsev, Mısır’ın çiftçilerden yaklaşık 5 milyon tonla re- kor seviyede yerli buğday alımı hedeflediğini belirtiyor. Bu hedefe ulaşılması halinde, Karadeniz bölgesinin en önemli destinasyonlarından biri olan Mısır’ın ithalat ihtiyacı azalabilir. Romanya, Bulgaristan, Sırbistan ve Macaristan gibi Tuna tedarikçileri açısından bu durum, geleneksel bölgesel pazar- ların normalden daha az buğday çekebileceği anlamına geli- yor. İhracatçılar, daha uzak pazarlarda diğer Karadeniz teda- rikçileriyle daha doğrudan rekabet etmek zorunda kalabilir. NAVLUN MALİYETLERİ TESLİM FİYATLARINI YUKARI ÇEKİYOR IGC verilerine göre navlun maliyetleri yıllık bazda yaklaşık yüzde 44 artarken, FOB buğday fiyatları yaklaşık yüzde 11 yükseldi. Navlunun teslim fiyatının yaklaşık beşte birini oluş- turduğu varsayıldığında, bu durum C&F buğday değerlerin- de yaklaşık yüzde 18’lik bir artış anlamına geliyor. Bu gelişme ithalata bağımlı değirmenciler açısından doğ- rudan önem taşıyor. FOB buğday değerleri görece istikrarlı kalsa bile, daha yüksek navlun, yakıt, sigorta ve liman mali- yetleri teslim fiyatını yükseltebilir. PİYASA ANALİZİ PİYASA ANALİZİ Alexander Karavaytsev

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx