Değirmenci Dergisi 154 - Mayıs-Haziran 2026

DEĞİRMENCİ • MAYIS - HAZİRAN 2026 88 DEĞİRMENCİ • MAYIS - HAZİRAN 2026 89 HAVA KOŞULLARI, GİRDİ MALİYETLERİ, FİNANSMAN VE JEOPOLİTİK RİSKLER Hava koşulları, Bulgaristan ve Romanya’da tarımsal ka- rar alma süreçlerini şekillendiren en önemli faktör olmaya devam ediyor. Verim üzerindeki doğrudan etkisi nedeniyle ürün rotasyonlarını, ekim stratejilerini ve nihayetinde çiftçi kârlılığını giderek daha fazla belirliyor. Son yıllarda çiftçiler mümkün olan her yerde kışlık ürünle- re yönelmeyi sürdürdü. Yazlık ürünlere kıyasla daha yüksek istikrar ve daha düşük üretim riski arayışı bu eğilimi destek- liyor. Bu trendin devam etmesi bekleniyor; ancak uygulana- bilir alternatiflerin sınırlı olduğu da unutulmamalı. Bazı üre- ticiler niş veya alternatif ürünlere yönelerek çeşitlenmeye çalışıyor. Fakat bu yaklaşım çoğu zaman yeni bir zorluk do- ğuruyor: Bu ürünler için istikrarlı ve likit pazarlar bulmak, yer- leşik tahıl ve yağlı tohum sektörlerine kıyasla çok daha zor. Aynı zamanda sektör, kalıcı şekilde yüksek seyreden gir- di maliyetleri, daha sıkı finansman koşulları ve artan piyasa rekabetinden kaynaklanan baskıyla karşı karşıya. Üretim marjları; zayıf emtia fiyatları, yüksek operasyonel giderler ve agresif bölgesel rekabet arasında ciddi şekilde daraldı. Bu nedenle önümüzdeki yılların son derece zorlu geçmesi muhtemel. Hayatta kalmak giderek daha fazla uyum kabi- liyetine, operasyonel verimliliğe ve finansal disipline bağlı hale gelecek. Çiftçiler ve tüccarlar artık şu kritik sorular soruyor: Piyasa fiyatları artan üretim maliyetlerini karşılamaya yetecek mi? Teknoloji ve verimlilik kazanımları devam eden maliyet enf- lasyonunu dengeleyebilecek mi? Sektör artan iklim oynaklı- ğına yeterince hızlı uyum sağlayabilecek mi? Tedarik zinciri boyunca taraflar arasındaki güvenin aşın- ması da büyüyen bir başka endişe. Marjların belirgin şekilde daraldığı bir ortamda piyasa oyuncularının maliyetli hatala- rı, başarısız sözleşmeleri veya ödeme gecikmelerini telafi etme alanı çok daha sınırlı. Bu durum şimdiden bazı şirket- leri faaliyetlerini küçültmeye zorlarken, bazıları piyasadan tamamen çekildi. Jeopolitik belirsizlik de tarımsal görünüm üzerine ek risk- ler bindirmeye devam ediyor. Orta Doğu’daki süregelen çatışma; gübre piyasaları, enerji maliyetleri, küresel tica- ret akışları ve tarımsal üretim ekonomisi açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu da Karadeniz bölgesindeki hem çiftçiler hem de tahıl tüccarları için ilave bir öngörülemezlik katmanı yaratıyor. ORTA VADEDE YATIRIM, DEPOLAMA, İŞLEME VE TİCARET FIRSATLARI Güneydoğu Avrupa tarım sektörü için en umut verici orta vadeli fırsatlardan biri yem ve hayvancılık sektörlerinin geli- şiminde yatıyor olabilir. Romanya ve Bulgaristan, hayvansal üretimi genişletmek için hâlâ önemli ölçüde kullanılmamış potansiyele sahip. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi, böl- gesel tahıl talebini doğrudan artırabilir ve buğday, mısır ve yemlik tahıllar için daha güçlü, daha istikrarlı iç tüketim ka- nalları oluşturabilir. Hayvancılık üretimindeki büyümenin çevresel düzenle- meler ve piyasa doygunluğu nedeniyle giderek daha fazla sınırlandığı Batı Avrupa ile karşılaştırıldığında, Güneydoğu Avrupa hâlâ genişleme alanı sunuyor. Daha güçlü bir bölge- sel yem sektörü aynı zamanda tedarik zincirlerini kısaltabilir, ihracat pazarlarına bağımlılığı azaltabilir ve hem tahıl üretici- leri hem de traderlar için ek fırsatlar yaratabilir. Ancak bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi, uzun vade- li ve önemli yatırımların yanı sıra destekleyici kamu politi- kalarını da gerektiriyor. Son on yılda bölge genelinde tahıl depolama, lojistik ve işleme tesislerine önemli sermaye ya- tırımları yapıldı. Bir sonraki büyük adım, özellikle Bulgaristan açısından, liman altyapısının modernizasyonu ve genişletil- mesi olabilir. Romanya’nın Köstence Limanı ile karşılaştırıldı- ğında Bulgaristan ihracat terminalleri kapasite, verimlilik ve uluslararası rekabet gücü açısından geride kalmaya devam ediyor. Bu durum, ülkenin stratejik Karadeniz konumundan tam olarak yararlanmasını sınırlıyor. KARADENİZ VE AVRUPA TAHIL PİYASALARINDA ROMANYA VE BULGARİSTAN’IN KONUMU Genel olarak Romanya ve Bulgaristan, elverişli coğrafi konumları, ihracat altyapıları ve lojistik avantajları sayesinde hem geniş Karadeniz hem de Avrupa tahıl piyasaları içinde güçlü bir konuma sahip olmaya devam ediyor. Bölge, özellik- le Karadeniz koridorunun diğer noktalarında aksama yaşan- dığı dönemlerde Akdeniz, Orta Doğu ve Avrupa destinas- yonlarının tedarikinde giderek daha önemli bir rol oynuyor. Örneğin Bulgaristan, bölgede arpa hasadına ilk başla- yan ülkelerden biri olur. Kısa süre sonra Romanya hasadı takip eder. Bu durum traderlara rakip orijinlerden önce yeni mahsul arzına erişim sağlar. Sezon başındaki bu zamanlama avantajı, çiftçiler için önemli bir erken dönem likidite kaynağı yaratırken, daha büyük bölgesel tedarikçiler piyasaya tam olarak girmeden önce ihracat fırsatları doğurur. Yaklaşık 18-20 milyon tonluk birleşik buğday üretimi ve 4-4,5 milyon ton civarındaki arpa üretimi, Romanya ve Bul- garistan’ı Karadeniz bölgesinin önemli tahıl ihracatçıları ara- sında güçlü şekilde konumlandırıyor. Aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi, her iki ülkenin stratejik önemini daha da görünür hale ge- tirdi. Romanya ve Bulgaristan, Ukrayna ihracat altyapısı ve liman operasyonlarının kesintiye uğradığı veya baskı altında kaldığı dönemlerde güvenilir orijinler ve uygulanabilir sevki- yat alternatifleri olduklarını defalarca kanıtladı. Bu güvenilir- lik, bölgesel tahıl ticareti içindeki rollerini güçlendirdi ve is- tikrarlı Karadeniz arzına erişmek isteyen uluslararası alıcılar açısından önemlerini artırdı. Sonuç olarak Romanya ve Bulgaristan tahıl sektörleri 2026/27 sezonuna olumlu üretim beklentileriyle giriyor; an- cak bunu giderek daha karmaşık hale gelen ekonomik ko- şullar altında yapıyor. Rahat arz beklentileri ve yüksek devir stokları piyasa havası üzerinde baskı oluşturmayı sürdürü- yor. Buna karşılık enflasyonist maliyet baskıları, iklim oynak- lığı ve jeopolitik belirsizlik geleneksel piyasa davranışlarını yeniden şekillendiriyor. Bu ortamda rekabet gücü, verimlilik ve risk yönetimi en az üretimin kendisi kadar önemli hale geliyor. Hem çiftçi- ler hem de tüccarlar, fırsatlar sunan, ancak geçmiş yıllara kıyasla hata payı çok daha düşük bir piyasa ile karşı karşıya bulunuyor. ÜLKE PROFİLİ ÜLKE PROFİLİ

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx