Değirmenci Dergisi 154 - Mayıs-Haziran 2026

DEĞİRMENCİ • MAYIS - HAZİRAN 2026 86 beklentileriyle birlikte bu durum, bol ihracat arzı yaratırken genel piyasa havası üzerinde baskı oluşturabilir. Bu iki ülkenin tahıl ihracatının artması bekleniyor. Ancak Rusya ve Ukrayna gibi başlıca Karadeniz orijinleri karşısında rekabet gücü belirleyici olmaya devam edecek. Cezayir’in Fransız buğdayına büyük ölçüde kapalı kalması, diğer Av- rupa ve Karadeniz tedarikçileri için önemli bir ihracat desti- nasyonunu erişilebilir tutuyor. Buna karşılık Türkiye’nin 22,5 milyon tonun üzerinde rekor düzeyde bir buğday hasadı ve çok güçlü bir arpa üretimi gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu da Türkiye’nin gelecek sezon ithalat ihtiyacını önemli ölçü- de azaltabilir. Küresel buğday üretiminin yıllık bazda düşmesi bekleni- yor olsa da, genel denge tablosu daha karmaşık bir görünü- me sahip. MENA bölgesinin bazı kısımları dahil olmak üzere birçok büyük ithalatçı bölgede de yerel üretimin iyileşmesi bekleniyor. Bu durum ithalat talebini ve genel ticaret akış- larını azaltabilir. Sonuç olarak küresel buğday üretiminde düşüş yaşansa bile arz-talep dengesi piyasanın şu anda öngördüğünden daha dengeli kalabilir ve önemli fiyat ralli- lerinin alanını sınırlayabilir. İthalatçılar şu aşamada büyük ölçekli ileri tarihli alım yap- ma konusunda aceleci davranmıyor ve çoğunlukla ihtiyaca göre alım yapma yaklaşımını sürdürüyor. Fiyatlarda daha güçlü bir yukarı hareketi tetikleyebilecek ana senaryo, bü- yük ithalatçıların ihtiyati stoklamaya yönelmesi ya da daha agresif ileri vadeli alımlar yapması olabilir. Aynı zamanda jeopolitik ve enflasyonist riskler ek belir- sizlik yaratmaya devam ediyor. Orta Doğu’daki çatışmanın çözüme kavuşmamış olması, enerji ve gübre piyasalarını yeni oynaklıklara açık tutuyor. Yüksek yakıt fiyatları girdi ve lojistik maliyetlerini desteklemeyi sürdürürken, daha geniş ekonomik yavaşlama riskleri zaman içinde toplam tahıl tü- ketimi üzerinde baskı oluşturabilir. ÇİFTÇİLERİN ‘ADİL FİYAT’ BEKLENTİSİ PİYASA DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRİYOR Giderek önem kazanan bir diğer faktör, çiftçiler arasında oluşan “beklenen adil fiyat” algısıdır. Son yıllarda bölgedeki birçok üretici finansal açıdan daha disiplinli hale geldi ve al- gıladıkları başa baş seviyelerin altında satış yapmak yerine stok tutmaya daha istekli davranmaya başladı. Üretim maliyetleri yüksek kalmaya devam ederken, çift- çiler belirli fiyat eşiklerinin altında satış yapma konusunda isteksiz hale gelebilir. Bu da arzın rahat göründüğü dönem- lerde bile piyasadaki satılabilir ürün likiditesini sınırlayabilir. Hasat döneminde mevsimsel satış baskısı hâlâ bekleniyor; ancak bu baskı önceki yıllara göre daha sınırlı kalabilir. Bu değişen piyasa psikolojisi, buğday piyasasının fiyat yapısında da görülebiliyor. Bulgaristan ve Romanya’da öğütmelik buğday piyasası 2026 ilkbaharında, önce- ki sezona kıyasla daha yatay bir yapı içinde işlem gördü. Mart-Mayıs döneminde eski mahsul ve yeni mahsul fiyatları alışılmadık şekilde birbirine yakın kaldı. Her iki ülkede güçlü hasat beklentileri ve daha yüksek devir stokları nedeniy- le piyasa rahat arz koşullarıyla karşı karşıya olsa da, spot ve ileri vadeli değerler arasındaki dar fark, piyasanın tarım sektöründeki enflasyonist baskıları da giderek daha fazla fiyatladığını gösteriyor. Girdi, finansman ve operasyonel giderler dahil olmak üzere çiftçilerin artan üretim maliyetleri, yeni ürün piyasaya çıktığında düşük fiyat seviyelerinin çiftçi satışlarını sınırlaya- bileceği beklentisini yaratıyor. 2025 ilkbaharında eski mah- sul buğday yeni mahsule göre belirgin primle işlem görür- ken, 2026 piyasa yapısı daha dengeli ama aynı zamanda daha temkinli bir ticaret ortamını yansıtıyor. Alıcılar mevcut stok seviyeleri konusunda şu anda rahat görünüyor ve yakın vadeli arzı güvence altına alma konu- sunda sınırlı bir aciliyet hissediyor. Bu da spot fiyatları sınırla- maya devam ediyor. Ancak yeni mahsul buğdaydaki görece küçük iskonto, traderların hasat fiyatlarının yükselen üretim maliyetlerini yeterince karşılamaması halinde çiftçilerin sa- tışta isteksiz davranabileceği endişesini artırıyor. Bu anlam- da piyasa yalnızca mevcut arz bolluğunu değil, aynı zaman- da enflasyonun ve yüksek maliyet yapısının hasat sonrası satış baskısını azaltabileceği riskini de fiyatlıyor. Kalite de izlenmesi gereken önemli bir diğer faktör olma- ya devam ediyor. Son yıllarda toplam ürün içinde öğütmelik kaliteye sahip buğdayın payı arttı. Bu durum, Bulgaristan ve Romanya’nın önemli uluslararası alıcılar nezdindeki ko- numunu güçlendirdi. Ancak bu sezon gübre kullanımındaki azalma ve bitki koruma ürünlerinin daha düşük seviyede uygulanması nedeniyle kalite tarafında bozulma yaşanabi- leceğine dair endişeler bulunuyor. Nihai kalite sonuçlarında hasat öncesi ve hasat sırasındaki hava koşulları belirleyici olacak. Bölgenin güçlü öğütmelik buğday kalitesi elde ede- bilmesi için ürün gelişimi sırasında yeterli neme, hasattan önce ise iki-üç haftalık kuru ve istikrarlı havaya ihtiyacı var. ÜLKE PROFİLİ ÜLKE PROFİLİ DEĞİRMENCİ • MAYIS - HAZİRAN 2026 87

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx