BLOG

Celeghini ailesinin tecrübesi CESCO'ya aktarıldı

09 Mart 202211 dk okuma

CESCO, yönetim ve çalışanların yüksek profesyonel yeteneklerini birleştirip endüstriyel tahıl depolama ve işleme tesislerinin finansmanı, tasarımı, tedariki, montajı ve devreye alınmasına odaklanmak için kuruldu. Endüstrideki onlarca yıllık faaliyetimiz sırasında gittikçe geniş bir deneyim kazanan güçlü bir ekip oluşturduk. İşte bu ekip ve tecrübe şimdi CESCO'ya aktarıldı.”

COVID-19 salgını, tahıl endüstrisinin kritik öneminin daha fazla farkında olmamızı sağladı. Bu süreçte ithalata bağımlı ülkeler, gıda güvencelerini garanti altına almak için büyük tahıl alımları yapmaya başladı. Tahıl ticareti büyüme eğilimi gösterirken endüstri uzmanları, önümüzdeki dönemde büyük endüstriyel tahıl depolama ve işleme tesislerine ihtiyaç olacağını belirtiyor.

Değirmenci Dergisi olarak sektördeki gelişmeleri, tahıl taşıma, depolama ve işleme sistemleri için endüstriyel tesis tasarımı ve tedariği alanında önde gelen firmaları arasında yer alan, eski adı PETKUS Engineering olan Alman CESCO’nun Başkanı Luca Celeghini ve Genel Müdürü Martino Celeghini ile konuştuk.

Celeghini ailesi, tahıl teknolojisi endüstrisinin tanınmış ve prestijli mensupları arasında. Luca Celeghini, PETKUS'u sektördeki en büyük şirketlerden biri haline getirmiş, ancak geçtiğimiz yıl ortağı Mark Scholze ile yolları ayırma kararı vermişti. Şirket, Celeghini ailesinin yönetiminde, kalıcı ve kârlı büyüme hedefiyle CESCO olarak yeniden markalaştı.


Luca Celeghini şimdi büyük tahıl terminallerinin tasarımı ve inşası ile endüstriyel tahıl işleme tesisleri için öğütme çözümlerine odaklanacak daha da fazla odaklanacak yeni bir ticari isim oluşturmayı hedefliyor. Yüksek kapasiteli depolama, daha büyük taşıma kapasitesi ve otomatik kontrolün sektörü desteklemek için ön koşullar olduğunu ifade eden Luca Celeghini, uygun ve doğru operasyonun ön koşullarını ise kolay yönetim, sınırlı çevre kirliliği  ve düşük bakım olarak sıralıyor. “CESCO ekibinin zihniyeti, akıllı tasarım konsepti ve bileşenlerin kalitesi tamamen bu hedefe yöneliktir” diyor. Oğlu Martino Celeghini de, ‘CESCO’nun açılımının, CEleghini Smart Concepts (CEleghini Akıllı Konseptleri) ifadesinin İngilizce kısaltmasından oluştuğu bilgisini paylaşıyor.

Luca Celeghini ve Martino Celeghini’nin, yeniden markalaşan şirketin misyonu, gelecek planları ve endüstrinin gelişimi hakkındaki açıklamaları şöyle: 

İlk sorumu Sn. Luca Celeghini'ye (LC) yöneltmek istiyorum. Gerçekten başarılı bir kariyeriniz var. Petkus’u tohum temizleme ve sınıflandırma, tahıl taşıma ve depolama sistemleri alanlarında küresel bir oyuncu haline getirdiniz. Bu ilham verici başarı yolculuğunuzu ne tetikledi? Bir girişimci olarak felsefenizi paylaşır mısınız?

LC: Üniversite döneminden beri gelişmekte olan ülkelerde temel altyapı olarak tahıl depolama siloları ve işleme ekipmanlarının tasarımına ve daha sonra teknik müdür, ardından yetmişlerin başında aile şirketinde genel müdür olarak tutkuluyum. Eski Doğu Almanya devlet şirketi PETKUS'un özelleştirilmesinde ortak yatırımcı olarak doksanlı yıllarda Almanya'ya taşındığımda, önceki tecrübem ve teknik bilgim sayesinde şirket yapısının modernleştirilmesine ve taşıma ekipmanları, silolar, çelik yapılar ve tahıl kurutucuları ile ürün portföyünün genişletilmesine katkıda bulundum. Son olarak, 2016 yılında silo imalat şirketi SIMEZA'yı devralmamızın ardındaki zorluk, bu alandaki dünya lideri ile rekabet edebilmek için ürünlerini pazarın en üst düzeyine hitap edecek şekilde iyileştirmek ve aynı zamanda bileşenlerin endüstriyel tasarımını geliştirmek ve üretimdeki otomasyon derecesini artırmaktı. Aksamların kalitesi ve güvenilirliği ile endüstriyel tesisin mimari tasarımı her zaman işimin kapsamıydı. İşlerimi yürütürken de meslektaşlarım ve müşterilerle şeffaflık ve samimi işbirliği, her zaman doğal tavrım oldu.

Petkus’taki ortağınız ile yolları ayırmaya karar verdiniz. Neden böyle bir karara ihtiyaç duyuldu? 

LC: Günümüzde işler yüksek hızda ilerliyor ve karmaşık projelerle başa çıkmak güçlü bir uzmanlık gerektiriyor. Eski ortağımla PETKUS'u devraldığım 1994 yılına dayanan stratejik vizyon ve operasyonel yaklaşım artık geçerli değil. Bir endüstriyel tahıl terminalinin, bir derin işleme tesisinin tasarımı ve performansı, bir tohum işleme tesisinin tasarımı ve performansı ile çok az ortak noktaya sahip. Bu nedenle şirketi buna göre bölmeye karar verdik. CESCO, yönetim ve çalışanların yüksek profesyonel yeteneklerini birleştirip, bir aile işletmesinde olduğu gibi müşteriye iyi bakarak büyük endüstriyel tahıl depolama ve işleme tesislerinin finansmanı, tasarımı, tedariki, montajı ve devreye alınmasına odaklanmak için kuruldu.

Sıradaki sorum Sn. Martino Celeghini’ye (MC). Petkus Engineering, ismini değiştirerek CESCO EPC olarak yeniden markalaştı. Yeni bir adınız ve yeni bir logonuz var. Yeni kimliğinizi bize nasıl tanımlarsınız?

MC: Yolları ayırma kararıyla, her iki grup için de esas olarak tohum iyileştirme ve işleme ekipmanı ile tanınan PETKUS adını kullanarak piyasada karışıklığı önlemek istedik. Bu nedenle, endüstriyel tahıl depolama ve işleme tesislerinin tasarı ve tedariğine daha fazla odaklanacak olan eski grubun parçası için yeni bir marka yaratmaya karar verdik: CESCO. CESCO, CEleghini Smart Concepts'in kısaltmasıdır.

Bir ticarî marka olarak Celeghini, ortak yatırımcı ve PETKUS Technologie ve PETKUS Engineering'in uzun süredir CEO'su olan Luca Celeghini'nin tahıl tesislerinin tasarımı ve inşaası konusundaki kapsamlı bilgi ve deneyimini ifade eder. Luca Celeghini, endüstrideki onlarca yıllık faaliyeti sırasında gittikçe geniş bir deneyim kazanan güçlü bir ekip oluşturdu. İşte bu ekip ve tecrübe şimdi CESCO'ya aktarıldı.

Sektörde faaliyet gösterdiğimiz yıllar boyunca, bir tesisin başarılı bir şekilde işletilmesinin anahtarının, bir projenin en başında müşterilerin ihtiyaçlarını anlamakta ve tesisi onlarla yakın işbirliği içinde müşteriye özel, akıllı bir tesis konsepti oluşturmaktan geçtiğini fark ettik. Sloganımız da bu nedenle,  “Akıllı Konsept, Kolay Operasyon”.

Peki CESCO'nun misyonu ne olacak? Hangi alanlara odaklanacaksınız? 

LC: Taşıma, depolama ve işleme sistemleri için eksiksiz bir portföy ile birlikte tahıl depolama (karada ve limanda) ve kuru öğütmeye yönelik derin işleme için büyük endüstriyel tesislerin tasarımı ve kurulumuna odaklandık. Portföyümüzde bulunan ürünler de şöyle: Konveyörler (Zincirli konveyör, bant konveyör, kovalı elevatör), silolar, proses ekipmanları (tahıl temizleme makineleri, filtreler, kurutucular ve MMW öğütme ekipmanı), endüstriyel tesisler için çelik yapılar.

MC: Konsept ve detay mühendisliğinden başlayarak, tedarik ve imalat, yeni tesisler için montaj ve devreye alma veya mevcut tesislerin yenilenmesi ve iyileştirilmesinden başlayarak eksiksiz bir hizmet sunuyoruz. Mühendislik ve yönetim ofislerimiz Almanya'dadır.İtalya'daki tedarik ofisimiz, Almanya ve İtalya'daki üretim tesislerimizin yanı sıra İspanya (SIMEZA) ve Sırbistan'daki (PPC) ortak şirketlerimizle yakın işbirliği içinde çalışıyoruz.

Yeniden markalaşma, birçok yönüyle zorlu bir süreçtir. Bu süreçte ne gibi zorluklarla karşılaşıyorsunuz? 

MC: Her şey bir isim ve bir logo ile başladı. Bu bizim için en uzun yaratıcı ve zorlu aşama oldu. Kurumsal kimlik üzerinde uzlaşmaya vardığımızda ise markanın tescili, web sayfaları ve mail adreslerinin oluşturulması, ürün tanımlarının ve veri sayfalarının, antetli kağıtların, posta imzalarının güncellenmesi, tanıtım makalelerinin tasarlanması, yeni isim altında ilk sergiye katılmak, fotoğraf ve video çekimi, çalışanların kıyafetlerini belirlemek gibi diğer her şey doğal olarak arkadan geldi. Bu süreçte bize rehberlik eden ve destek olan çok profesyonel danışmanlardan hizmet alma ayrıcalığına sahibiz.

Zorlayıcı olmasının yanı sıra yeniden markalaşma sürecinin, iş vizyonunuzu yansıtmak ve şirket stratejisini ve organizasyonunu bu hedeflere odaklamak için olağanüstü bir şans olduğunu da söylemeliyim. Bu süreç çalışanlarda büyük bir dinamizm ve motivasyon sağladı. Ayrıca müşterilerimiz de yeni markayı ve yeni yapılanma ile şirketin daha fazla gelişme perspektifini çok destekledi.

Dünyanın birçok yerinde sadık müşterileriniz var. Şirketinizdeki bu dönüşüm müşterilerinizi nasıl etkileyecek? Bu dönüşüm hizmetlerinizi ve taahhütlerinizi etkiledi mi?

MC: Çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve tesisimiz hâlâ aynı. Bu nedenle yeniden markalaşma öncesi olduğu gibi dünya çapındaki müşterilerimize aynen hizmet ve ürünlerimizi sunmaya devam ediyoruz. Dayanıklı uygulamalara sahip büyük endüstriyel tesislere odaklanarak, artık müşterilerimize daha hedefli ürünler, hizmetler ve uzmanlıkla daha iyi hizmet verebileceğimizi umuyorum.

Ayrıca eski gruptan bağımsız olmak, yüksek kalitemizi devam ettirirken en iyi tedarikçilerden gelen bileşenleri fabrikalarımıza entegre etmemize, müşterilerimiz için daha yüksek esneklik ve daha akıllı ekonomik çözümler sağlamamıza olanak tanıyor.

Son zamanlarda gurur duyduğunuz başarılı projeleri anlatır mısınız?

Teknolojik açıdan anlatacak olursak, yüksek taşıma ve ağır çalışma kapasitesine odaklanarak zincirli konveyörlerimizin, kovalı elevatörlerimizin ve bantlı konveyörlerimizin tasarımını iyileştirdik. Avrupa'daki iki projede yeni tasarım zincirli konveyörleri ve kovalı elevatörleri kullandık. Önümüzdeki aylarda yeni nesil bantlı konveyörlerin üretimine başlayacağız. Özel bir Fransız araştırma enstitüsü ile daha yüksek protein verimini hedefleyen öğütme diyagramlarımızı optimize ettik ve yakın zaman içinde de özellikle derin işleme hatları için uyarlanmış yeniden tasarlanmış MMW çift valsli değirmenimizi piyasaya sunacağız. 

Operasyonel tarafta ise mühendislik ve satış ekibimizi güçlendiriyoruz. Güney Almanya'da, İsviçre sınırına yakın bir bölgede yeni bir montaj ve lojistik binası kuracağız. İsveç ve Danimarka'da iki stratejik projeyi tamamlıyoruz. Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'da bir çok proje yürütüyoruz. Bunlar arasında Rusya'da Barilla için yeni bir proje ve Afrika'da Bühler ile ortaklaşa yaptığımız büyük bir öğütme tesisi bulunuyor.

Sizi piyasada rakiplerinizden farklılaştıran ne tür hizmetler sunuyorsunuz? En güçlü yönleriniz neler?

MC: Babam ve ben tamamen CESCO şirketler grubunun yönetimiyle ilgileniyoruz ve bir aile şirketinin daha hızlı karar vermeye, bir yandan müşteriye, diğer yandan şirket çalışanlarına karşı daha yüksek bağlılık sağladığına kuvvetle inanıyoruz. Bu da bize daha esnek ve dinamik bir yaklaşım sağlıyor.

Son olarak, müşteri değerimiz en iyi şekilde, müşterilerle doğrudan ve açık bir diyalog içinde oturup konuşma yeteneğimize ve istekliliğimize yansıyor. Bunun, temel yetkinliklerimizi müşterilerin temel endişeleriyle uyumlu hale getirmemize olanak tanıdığına ve şirket yönetimi ve proje yürütme süreçlerine doğrudan dahil olmayan büyük yatırımcıların sahip olduğu diğer şirketlere kıyasla müşterilerimiz için büyük bir fayda sağladığına inanıyoruz.

SEKTÖRÜN DÖNÜŞÜMÜ

Sizce tahıl işleme endüstrisi gelecekte nasıl bir süreç yaşayacak?

LC: Tahıl ticareti, ihracatı ve ithalatı önemli bir büyüme eğilimi gösteriyor. Yüksek kapasiteli depolama, daha büyük taşıma kapasitesi ve otomatik kontrol, pazar trendini desteklemek için ön koşullar. Kolay yönetim, sınırlı çevre kirliliği ve düşük bakım da uygun ve doğru operasyon için ön koşullar. CESCO ekibinin zihniyeti, akıllı tasarım konsepti ve bileşenlerin kalitesi tamamen bu hedefe yöneliktir.

Depolama tarafında ise CESCO şu cephelerde tam olarak devreye giriyor: İlk olarak, silonun daha büyük kapasitede olması, ürünün fiziksel durumu kontrol edecek sistemlerin orantılı olarak iyileştirilmesini gerektiriyor. İkincisi, bölgenin sismik doğasının daha derin analizi, sismik koşullar altında siloların yeni ve özel tasarımı.

 MC: İşleme tarafında da büyük yatırımcılar, tahıl alımından un çıkışına kadar tüm zinciri kapsayabilecek, unun işlenmesi için birkaç ortakla işbirliği yaparak tam entegre tesis kurabilecek şekilde tahıl ve bezelyeden elde edilen nişasta ve proteinlerin endüstriyel üretimine yönelik stratejilerini revize ediyor. 

Portföyünüzdeki endüstriyel tahıl işleme tesislerindeki yeniliklerden bahseder misiniz?

LC: Yeni projeler için, malzemenin daha yumuşak bir şekilde taşınması için geleneksel zincirli konveyörlerden daha modern bantlı konveyörlere ince bir geçişle depolama kapasitelerinin ve taşıma kapasitelerinin artacağına inanıyoruz. Bu talebi karşılamak için tüm taşıma ekipmanlarımızın tasarımını geliştirdik.

MC: Yeni tesislerin yanı sıra, taşıma, depolama ve işleme kapasitesinin artırılması gereken mevcut projelerin (hem depolama hem de öğütme) yenilenmesine yönelik artan bir talep var. Bu, “yeşil alan” üzerinde yapılamaz, ancak mevcut tesis içinde veya buna paralel olarak, bazı durumlarda da işletme kesintisi olmadan yapılmalı. Bu, ekipmanın ve çelik yapıların daha esnek bir tasarımını, aynı zamanda daha kesin bir mühendislik ve montaj planlaması gerektirir. Ayrıca, endüstriyel tesislerin konsepti ve tasarımı, döngüsel ekonomiye, çevre kirliliğinin önlenmesine ve kolay bakım ve çalıştırmaya daha da odaklanacaktır.

Son olarak, bitki bazlı protein pazarının büyüdüğünü görmeye devam edeceğiz. Bu nedenle bunun için gerekli öğütme teknolojileri ve işleme sistemlerinin de bu talebi karşılayabilmesi gerekiyor.

COVID-19 salgını sektörünüzü nasıl etkiledi?  Sektörde nasıl bir değişim trendi gözlemliyorsunuz?

LC:  Pandeminin, ticaretin farklı alanlarında ve piyasada faaliyet gösterme şeklimizde etkileri oldu.

Tahıl ve tahıl bazlı ürünler için istikrarlı talep ve yüksek fiyat: Gıda ve tarım endüstrisi genişlemeye devam ediyor ve pandemi sırasında küresel olarak uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları ve seyahat kısıtlamalarından önemli ölçüde zarar görmedi. Tesislerimiz genellikle büyük özel ve uluslararası kamu kuruluşları tarafından finanse ediliyor. Bu da mevcut sözleşmeleri muhafaza etmemizi olanak sağladı. Sonuç olarak buna bağlı olarak işlerimizde bir düşüş yaşamadık ve genel olarak önceki yılların cirosunu koruyabildik.

Hammadde sıkıntısı ve tedarik zinciri gecikmeleri: En büyük etki, hammadde eksikliği oldu. Özellikle de temel bileşenlerimizi (silolar, konveyörler vb.) üretmek için gerekli olan yüksek mukavemetli çelik saclar konusunda. Alt tedarikçilerin teslimat sürelerinde, teslimat süremizi de etkileyen genel bir güvenilirlik eksikliği ile karşı karşıya kaldık.  Grubumuzn tüm şirketlerinin tedarikteki birleşik çabaları, bu en kritik durumun üstesinden gelinmesine izin verdi.

MC: Kapanma ve akıllı çalışma: Şirketimizin birkaç lokasyonda yerleşik olduğu gerçeği göz önüne alındığında, çok eski zamanlardan beri uluslararası ekiplerle uzaktan işbirliği yapmaya alışkınız. Yine de bu eğilim, geçen yıl birkaç kapanma ve uygulanan seyahat kısıtlamaları ile daha da büyüdü. Artık her yerden çalışmaya tamamen alıştık ve müşterilerimizin de aynı şeyi yaptığını görüyoruz. Sadece satış, pazarlama, mühendislik ve proje yönetimi faaliyetleri değil, aynı zamanda modern bilişim teknolojileri araçları ve iletişim yolları ile uzaktan devreye alma da mümkün oldu. Yine de, haftalar hatta aylar sonra geçen yaz tekrar yüz yüze görüşmek özellikle iyi hissettirdi. Çalışanlarımızla ve müşterilerimizle bu baharda daha az kısıtlama ve daha doğrudan diyalogla yüz yüze görüşmeyi dört gözle bekliyoruz.

PROJE FİNANSMANINDA DESTEK

Hangi ülkeleri/bölgeleri şirketiniz için potansiyel yeni bir pazar olarak görüyorsunuz? Firmanızın gelecek hedeflerinden ve beklentilerinden bahseder misiniz?

LC: Ukrayna ve Rusya pazarları, ulusal düzenlemeler ve siyasi gerilimler gelecekte bunu azaltabilecek olsa bile, özellikle ihracat için artan üretim ve potansiyel ile bizim için güncelliğini koruyor. Nüfusun artması ve tahıl ürünlerine olan ihtiyacının yanı sıra, özellikle iklim değişikliğinden kaynaklanan kuraklık nedeniyle azalan yerel üretim göz önüne alındığında, Ortadoğu çok çekici olmaya devam edecek.

Ayrıca hem Güney Amerika'nın hem de Güney Afrika bölgesinin depolama kapasitelerini artırma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz, özellikle de hasat edilen tahılın büyük bir kısmının açık alanda depolandığı ve hasara maruz kaldığı düşünüldüğünde. Hem hasat hem de depolama ekipmanına daha dengeli bir yatırım, bu alanlarda mahsulleri daha iyi güvence altına almanın anahtarı olabilir.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

MC: Büyük endüstriyel tesisler, çoğu durumda, genellikle kurumsal yatırımcılar tarafından sağlanan önemli bir yatırım gerektirir. Bu nedenle, projenin finansmanının tanımlanması ve sonuçlandırılması, tüm proje uygulamasında her zaman hassas ve bazen zor bir süreçtir. Almanya menşeili bir şirket olarak, projelerine Alman Euler Hermes tarafından ihracat kredi sigortasının uygulanabilirliğini kontrol ederek müşterilerimize bu konuda da destek verebilmekteyiz.

CESCO'ya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz.

Teknoloji Platformu Kategorisindeki Yazılar
08 Kasım 20184 dk okuma

“Çevre miras değil, gelecek nesillere devredilecek emanettir. Yarının doğasını bugünden yaratalım!”

1990 yılından bu yana dünyanın 54 ülkesinde 350’den fazla anahtar teslim un ve irmik üretim tesisi ...

15 Mart 20217 dk okuma

‘Unda standart kalite yakalamak için laboratuvar şart’

Metin Özbal Genel Koordinatör Özbal Un “Buğday unu üretimi Türkiye’de artık 1990’lı yıllardaki...

05 Temmuz 20215 dk okuma

Pandemi, değirmencilikte gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik trendini hızlandırdı

“Enerji ve gıda güvenilirliğine odaklanan hizmet ve çözümlerimizle doğru yolda olduğumuza inanıyoru...