BLOG

UHK Başkanı Serpi: Mart-Nisan yağışları gelirse buğdayda üretim rekorları mümkün

14 Şubat 20263 dk okuma

Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Serpi, Antalya’da düzenlenen TUSAF 20’nci Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde yaptığı değerlendirmede, 1 Ekim–31 Aralık dönemindeki yağışların normalin %20 altında kaldığını, ancak ocak ayından itibaren toparlanma eğilimine girdiğini söyledi. Serpi, mart-nisan aylarında anlamlı yağışların alınması halinde Türkiye’nin buğdayda “ülke rekorlarına” açık bir üretim potansiyeline ulaşabileceğini belirtti.

TUSAF 20’nci Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde konuşan Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Serpi, Türkiye’nin ortalama 40 milyon ton seviyesindeki yıllık hububat üretiminin 2025’te kuraklık nedeniyle 34,2 milyon tona gerilediğini ve yaklaşık %15 kayıp yaşandığını söyledi. Serpi, 2025’te buğdayda üretimin 18 milyon ton seviyesine indiğini; buna rağmen TMO’nun stok yönetimi ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tedbirleriyle piyasada arz sıkıntısı oluşmadığını vurguladı. 

2025-26 sezonuna ilişkin öngörülerini de paylaşan Serpi, ekim döneminde kuraklık nedeniyle toprağın tavının geç geldiğini; çiftçinin tarlaya geç girdiğini ve özellikle Orta Anadolu’da aralık ayına kadar ekim yapmayan üreticiler olduğunu anlattı. Ancak ocaktan itibaren yağışların düzeldiğini, hatta geçen yılın üzerinde seyrettiğini belirtti.


Serpi, ocak ve sonrasında gelen yağışların, ekim döneminde strese giren buğday ve diğer hububatın potansiyelini artırdığını söyledi. Bu noktada kritik şart olarak mart ve nisan yağışlarını işaret eden Serpi, “Mart ayında bir parça, nisan ayında da anlamlı yağmurlar alınması” hâlinde ülke rekorlarına ulaşabilecek üretim seviyelerinin mümkün olabileceğini ifade etti. 

UHK’nin saha gözlemlerine dayanarak konuşan Serpi, 2025’te buğday ekim alanının yaklaşık 7,5 milyon hektar olduğunu; 2026’da bu alanın %5–6 civarında artmış göründüğünü söyledi. Ayrıca ekim deseninde, makarnalık buğdaydan ekmeklik buğdaya doğru bir miktar geçiş ile yağlı tohumlardan ekmeklik buğday alanına yönelme eğilimi gözlemlediklerini aktardı. 

BUĞDAYDA ÜÇ AŞAMALI YOL HARİTASI

UHK Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Serpi, Türkiye’nin buğday verim ortalamasının yaklaşık 2,6 ton/hektar olduğunu; AB ortalamalarının gerisinde kalındığını söyledi. UHK’nin politika yaklaşımını “acil eylem planı – orta vadeli hedef – uzun vadeli vizyon” şeklinde üç aşamada kurguladıklarını belirten Serpi, temel hedefi şöyle tanımladı: Buğday üretimini 20–22 milyon ton bandından 25–28 milyon ton bandına taşımak. Ardından 2040 projeksiyonunda, yaklaşık 100 milyon nüfus varsayımı altında 30 milyon ton buğday hedefine ulaşılması gerektiğini ifade etti.

Serpi, orta vadede (2030’a kadar) teknoloji transferi ile dijital/hassas tarım uygulamaları sayesinde verimliliği %40 artırmayı hedeflediklerini; bu artışın buğday üretiminde 25–28 milyon ton fırsatı doğurabileceğini söyledi.

3,5–4,0 MİLYON HEKTARLIK FIRSAT PENCERESİ

Serpi, Türkiye’de her yıl yaklaşık 3,5 milyon hektar alanın nadasa bırakıldığını; bunun önemli bir kayıp olduğunu söyledi. Mevcut verim ortalaması 2,6 ton/hektar üzerinden bir örnek veren Serpi, nadas alanlarının 3,5–4,0 milyon hektar kısmının üretime kazandırılması hâlinde “temel ihtiyaçları karşılayabilecek” yaklaşık 8 milyon ton buğdayın ilave olarak ortaya çıkabileceğini ifade etti.

UHK’NIN POLİTİKA ÖNERİLERİ

Serpi’nin “acil eylem” ve “orta-uzun vade” başlıklarında öne çıkan önerileri şöyle sıralandı:

  • Sulama altyapısının yenilenmesi ve yeni yatırımların “milli seferberlik” düzeyinde ele alınması; açık kanallarla su taşımada buharlaşma kayıplarına dikkat çekerek, su kullanım verimliliğini artıran sistemlere geçiş.
  • Üretim planlaması ve tarımsal desteklerin bu planlamayla uyumlu sürdürülmesi; çiftçinin bölgesel meteorolojik gerçeklerle uyumlu üretim desenine yönlendirilmesi.
  • Kuraklığa dayanıklı çeşit ıslahı ve çeşit geliştirme çalışmalarının hızlandırılması.
  • Tarım sigortasında “%100 zorunluluk” yaklaşımı: iklim değişikliği riskleri karşısında çiftçinin gelir kaybını azaltacak teminat modeline geçiş.
  • Dijital ve hassas tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması; kırsal nüfusun yaşlanması ve boşalmasına karşı sosyal politikalar.

Serpi ayrıca, sanayicinin kalite odaklı hammadde temininde sözleşmeli tarımın önemini vurguladı. Özellikle belirli unlu mamul segmentleri için istikrarlı kalite/miktar temininde sözleşmeli modelin altyapısının kurulması gerektiğini; bunun sadece “öneri” ile değil, sözleşmenin iki tarafını da teminat altına alacak uygulamalarla mümkün olacağını söyledi.

Haberler Kategorisindeki Yazılar
07 Ekim 20242 dk okuma

Rusya, tahıl ihracatını artırmak için Baltık Denizi limanlarını genişletiyor

2023/24 sezonunda en az 72 milyon ton tahıl ihraç eden Rusya’nın Karadeniz limanları, artan tarım ihracatını karşılamak için kritik bir rol üstleniyor.

19 Haziran 20236 dk okuma

Buğday hasadında %10 verim artışı bekleniyor

07 Kasım 20182 dk okuma

ADM, Oklahoma’da yeni bir un değirmeni açtı

Asia Cloud China Cat Colorful Agriculture Dünyanın en büyük tarımsal ürün işleyicilerinden Archer...