TUSAF 20’nci Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde konuşan TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, 17 Şubat Salı gününden itibaren Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) üzerinden buğdayda sürekli satışa çıkılacağını açıkladı.
Ahmet Güldal, Antalya’da düzenlenen TUSAF Kongresi’nde, ‘Türkiye Tahıl Piyasaları ve Ticaret’ başlıklı oturumda önemli değerlendirme ve açıklamalarda bukundu.Geçen yıl Türkiye’de buğday ve arpada üretim düşüşü yaşansa da bunun piyasada “çok hissedilmediğini” söyleyen Güldal, son yıllarda TMO’nun güçlü stoklarla yeni sezonlara girdiğini belirtti.
Güldal, TMO’nun Ekim 2025’ten itibaren regülasyon kapsamında piyasaya ürün arz ettiğini; ancak satışların “son yılların en düşük gerçekleşmesi” seviyesinde kaldığını söyledi. Normalde satışa sundukları miktarın %70–80’inin satıldığını, bu dönemde ise gerçekleşmenin %50’ler seviyesinde kaldığını ifade etti.
TMO’nun satış politikasında genişlemeye gittiğini belirten Güldal, Ocak ayından itibaren hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilere ve beyaz et/yumurta üreticilerine mısır satışına başlandığını söyledi. Yem sanayicileri için Ekim’den itibaren arpa, Şubat’tan itibaren mısır satışının açıldığını; ayrıca düşük vasıflı buğdayın da yem kanalına sunulduğunu aktardı.

2026 ÖNGÖRÜSÜ
Güldal, TMO’nun sahadan gözlemler ve meteorolojik verilerle hazırladığı fenolojik değerlendirmelere atıf yaparak, 1 Ekim–31 Aralık 2025 döneminde yağışların normalin %20 altında kaldığını; geçen yılın aynı dönemine göre de %5 daha düşük gerçekleştiğini söyledi. Normallere göre en fazla azalmanın Güneydoğu’da görüldüğünü belirten Güldal, Aralık sonundan itibaren gelen yağış ve karın toprak nemi ve kök gelişimi açısından olumlu etkisine dikkat çekti. Bu çerçevede, buğday ve arpada ekiliş artışı beklediklerini; Mart–Nisan yağışlarının seyrinin belirleyici olacağını ifade etti.
ALIM HAZIRLIĞI
TMO’nun 2026 hasadı için alım programı ve depolama planını şimdiden hazırladığını belirten Güldal; kendi depoları, lisanslı depolar, kiralık depolar ve sektörle yapılan mutabakatlarla kullanılacak kapasitenin sahada belirlendiğini söyledi. Üreticinin “depolama problemi olur mu?” endişesi taşımaması gerektiğini vurguladı.
Güldal, lisanslı depoculuğu modern depoculuk sistemi olarak tanımlarken, yaşanan münferit sorunların kamuoyunda genelleştirilmesinden rahatsızlık duyduklarını söyledi. Lisanslı depolardaki toplam ürünün %84’ünün TMO’ya ait olduğunu vurgulayan Güldal, 2026’dan itibaren daha güçlü tedbirler alacaklarını belirtti. Kapasitenin 14 milyon tonun üzerine çıktığını, yeni hasat döneminde 15 milyon tonu aşmasının beklendiğini ifade etti.
TÜRİB ÜZERİNDEN SÜREKLİ SATIŞ
Ahmet Güldal
TMO Genel Müdürü
Güldal, 13 Şubat 2026’da tamamlanan Şubat tahsisli satışları sonrası satış sonuçlarına göre değerlendirme yapacaklarını belirterek, 17 Şubat Salı gününden itibaren TÜRİB üzerinden buğdayda sürekli satışa çıkacaklarını açıkladı. Satış planlamasının “ayın her gününe yayılacağını” ifade eden Güldal, bu modelin hem TMO açısından depolarda alan açacağını hem de sanayicinin hammaddeye erişimini kolaylaştıracağını dile getirdi.
Bu başlıkla bağlantılı olarak TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali de TMO’nun tahsisli satış dönemlerinde TÜRİB’de “anlaşmalı işlem” yönteminin zaten kullanıldığını; buna ek olarak TMO’nun stokları ve bölgesel dağılımı dikkate alarak TÜRİB normal seansında satışa yönelmesinin piyasa derinliği ve erişilebilirlik açısından önemli olduğunu söyledi. Kırali ayrıca, tarih aralığı ve ön beyan kısıtı olmaksızın alıcıların TMO satış fiyatlarından ihtiyaç duyduğu miktarı temin edebilmesinin alıcılara esneklik sağlayacağını vurguladı.
İHRACATA ESAS İTHALATTA YENİ DÜZENLEME YOK
Kongredeki panelde gelen soru üzerine TMO Genel Müdürü Güldal, ihracat/ithalat tarafında farklı bir düzenleme çalışması bulunmadığını ifade etti. Buğday fiyatları konusunda ise hasada doğru üreticilerin beklentilerine yakın bir fiyat değerlendirmesiyle girme niyetini dile getirdi; olası geçişin de ani değil “kademeli” olacağını söyledi.
Güldal, sözleşmeli üretimin kalite ve çeşit ihtiyacı açısından önemine işaret ederek, üreticinin çoğu zaman miktara; un sanayisinin ise kaliteye odaklandığını belirtti. TMO’nun temel görevinin regülasyon olduğunu söyleyen Güldal, kurumun faaliyet kanalını yalnızca sözleşmeli üretime indirmeyeceklerini; ancak sektörün sözleşmeli üretime daha fazla önem vermesinin kalite sorunlarını azaltabileceğini kaydetti.