BLOG

Sürdürülebilir gıda güvenliği ve kalitesi

27 Kasım 20205 dk okuma
buğday ithalatçıları

Koronavirüs salgını, gıda güvenliğinin kritik öneminin daha çok farkına varmamızı sağladı. Gıda ürünleri güvenli olmadıkça, gıda güvencesi de söz konusu olamaz. Gıda güvenliği, gıda güvencesinin olmazsa olmaz bir unsurudur. İnsanların sadece yeterli miktarda değil, aynı zamanda sağlıklı gıdaya ulaşabildiği durumlarda gıda güvencesinden söz edebiliriz. Tarım ürünlerine ve hayvanlara zarar veren haşereler ya da hastalıklar insanların tüketimine sunulan gıda ürünlerinin miktarını ve kalitesini düşürmektedir. Üretim, işleme ve depolama sırasındaki kayıpları azaltmak için güvenli ve etkili yöntemler kullanmak; gıda sistemlerine daha sürdürülebilir hale getirmeye yardımcı olmaktadır.

Dünya genelinde çok sayıda can kaybına yol açan koronavirüs salgını; toplum sağlığı, gıda sistemleri ve çalışma hayatı üzerinde benzeri görülmemiş sorunlara yol açtı. Salgının sebep olduğu ekonomik ve sosyal sonuçlar felaket düzeyinde.

Şu anda milyonlarca insan aşırı yoksulluğa düşme tehlikesinde. Daha da kötüsü, yetersiz beslenen insanların sayısı 690 milyona ulaşırken, yıl sonuna kadar onlara 132 milyon kişinin daha katılabileceği belirtiliyor.

Gıda sistemini bir bütün olarak etkileyen küresel salgın, bu sistemin ne kadar kırılgan olduğunu da tüm çıplaklığıyla gösterdi. Sınırların kapatılması, ticaret kısıtlamaları ve üreticilerin girdi satın almak ya da ürünlerini satmak için pazara ulaşmasını ve tarım işçilerinin hasat için tarlalara gitmelerini engelleyen karantina önlemleri gibi sorunlar hem yerel hem de uluslararası ölçekte tedarik zincirlerini koparıyor ve sağlıklı, güvenilir ve çeşitliliğe sahip beslenme imkanlarını kısıtlıyor.

Salgın ayrıca istihdamı da olumsuz etkiledi ve milyonlarca insanın geçim imkanlarını tehlikeye attı. Düşük gelirli ülkelerde aile fertlerinin sadece işini değil sağlığını ve hayatını kaybetmesiyle milyonlarca kadın ve erkeğin gıda güvencesi de tehlikeye düştü.

Mısır, Cezayir, Fas ve Filipinler gibi dünyanın önde gelen buğday ithalatçıları, koronavirüs krizi devam ederken halkın gıda güvencesini garanti altına almak adına tahıl stoklarını güçlendiriyor.

Çin, son 25 yılın en yüksek buğday ithalatına hazırlanıyor ve şimdiden ABD ve Fransa’ya büyük miktarlarda siparişler verdi. Pakistan talep artışının da etkisiyle bu yıl net ithalatçı haline geldi. Birçok ülke koronavirüse bağlı arz sıkıntılarına karşı bir sigorta olarak stokları artırmaya yöneldi. Dünya genelindeki stok miktarları rekor düzeye çıkarken, önde gelen ihracatçı ülkelerin depoları son altı yıldır hiç olmadığı kadar boş.

Salgın sırasında gıda güvencesi ile birlikte gıda güvenilirliğinin de önemi arttı. Bilim insanları ve gıda güvenliği uzmanları, koronavirüsün yayılmasını yakından takip ediyor. Bu virüsün gıda veya gıda ambalajları üzerinden yayıldığına dair şu ana kadar herhangi bir kanıt söz konusu değil. Ancak koronavirüs salgını, gıda güvenliğinin kritik öneminin daha çok farkına varmamızı sağladı.

Gıda ürünleri

Mars Küresel Gıda Güvenilirliği Merkezi tarafından ABD, Birleşik Krallık ve Çin’de yapılan bir araştırmaya göre, gıda güvenilirliğini en önemli 3 küresel mesele arasında sayanların oranı yüzde 52 iken, en önemli 10 arasında görenlerin oranı yüzde 77.

Gıda ürünleri, insanlarda hastalık yapan mikroorganizmalara gıda zincirinin herhangi bir halkasında maruz kalabilir. Örneğin canlı hayvanlarda başlayan enfeksiyonlar, tüketim yoluyla insanlara geçebilir.

Gıdadan kaynaklanan tehlikeleri ortadan kaldıran etkili risk yönetimi uygulamaları teknik olarak kompleks süreçlerdir. Bu konuda yapılan risk analizi; risk değerlendirmesi, yönetimi ve iletişimi olarak üç kısımdan oluşur.

Güvenilir olmayan gıda hem sosyal açıdan hem de kalkınma açısından sorun oluşturur ve müşterilere ulaşan gıdanın güvenilir olmaması halinde halk sağlığı korunamaz. Gıda güvenilirliği bu yüzden kamu sağlığı gündeminin ilk sıralarında yer almalıdır.

Özellikle de gıda güvenilirliğinin ihracat pazarlarına ulaşma konusunda en büyük zorluklardan birini oluşturduğu gelişmekte olan ülkelerde. Gıda kaynaklı risklerin önlenmesi, belirlenmesi, yönetilmesi ve kontrol altına alınması; her yerde ve herkes için gıda güvenilirliğinin sağlanması ve gıda ticaretinde adil uygulamaların sürdürülmesi açısından kilit önem taşımaktadır.

gıda ticareti

Gıda güvenliğini diğer halk sağlığı alanları arasında bu kadar özel kılan şey çok sayıda sektörü ilgilendiren yapısıdır. Gıda güvenliğinin; sağlık, tarım, balıkçılık, endüstri, ticaret, çevre, turizm, eğitim ve ekonomi gibi birbirinden farklı birçok sektörle kesişen yönleri vardır. Gıda güvenliğinin tarladan sofraya kadar gıda zincirinin tüm halkalarına entegre edilmesi zorunludur.

Bu aynı zamanda sınırları aşan bir meseledir. Bugün bir ülkede üretilen gıda ürünü, 24 saat içinde dünyanın diğer ucunda marketlerde, restoranlarda ve evlerde olabilmektedir. Gıda güvenliği bu yüzden küresel bir sorumluluktur.

Gıda güvenliğinin etkili bir şekilde yönetilmesi için kapsamlı ve kapsayıcı bir yaklaşım gerekmektedir. Bu nedenle, gıda güvenilirliğine sürdürülebilir şekilde yatırım yapabilmek için ulusal ve bölgesel şartlara göre adapte edilecek bir mekanizmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Hükümetlere bağlı tüm ilgili kuruluşlar ile gıda tedarik zincirindeki tüm paydaşlar arasında koordinasyon sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Gıda üretimi ve tedarik zincirlerindeki çalışanların sağlıklı ve güvende olmaları, gıda arzıyla ilgili sıkıntı yaşanmaması adına kritik öneme sahiptir. Bunu gıda tedarik zincirinin güvenilirliğini sürdürme ihtiyacı ile dengelemek ve uluslararası ticareti desteklemek için, gıda güvenliği kurumlarının koronavirüs salgını sırasında kritik öneme sahip hizmetlere öncelik vermesi gerekmektedir.

BM’ye bağlı Gıda ve Tarım Örgütü ile Dünya Sağlık Örgütü bu konuda bazı kılavuzlar hazırladı. Güvenilir gıdaya erişimin sürmesi için Gıda Standartları Komisyonu’nun geliştirdiği uluslararası standartların titizlikle uygulanması çok önemlidir.

Gıda sektöründe zaten sıkı hijyen kuralları uygulanmaktadır. Gıdaya herhangi bir patojenin bulaşmaması için uygulanan bu yöntemler, koronavirüse karşı da etkilidir.

Gıda işletmeleri ve operatörlerinin hijyen uygulamalarını ve standart çalışma prosedürlerini daha sıkı bir şekilde sürdürmesi zorunludur. Kişisel temizliğe sıkı şekilde riayet edilmesi çok önemlidir.

Gıda sektöründeki tüm kuruluşlar, HACCP prensiplerine göre oluşturulan Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri’nde yer alan protokolleri sıkı sıkıya takip etmeli ve virüslerle ilgili yeni kanıtlar bulunduğunda bilgilendirilmelidir. HACCP protokollerinin uygulanmadığı gıda firmalarında ise salgın döneminde halk sağlığı yetkililerinin önerilerini alacak bir uzman görevlendirilmelidir.

Çalışanlar için normal sabun, sıcak musluk suyu, el dezenfektanları sürekli hazır olmalı ve etkili el temizliğini anlatan afişler bulunmalıdır. Semptom göstermeyen taşıyıcıların da olabileceği dikkate alınmalı ve çalışanlar arasında 1,5-2 metrelik fiziksel mesafe olmasına özen gösterilmelidir.

Gıda tesislerinde fiziksel mesafeyi sağlamak için bölmelere ayrılmış çalışma istasyonları etkili bir yöntemdir.

Çevre temizliği ve kişisel hijyen prensipleri ile yerleşmiş gıda güvenilirliği pratiklerinin gerektiği gibi uygulanması durumunda, tüketime sunulan gıdada zararlı patojenlerin bulunması ihtimali azalacaktır.

———KAPAK DOSYASI İÇERİKLERİ———

  • Gıda güvenliği ve depolanmış ürün zararlıları ile entegre mücadele “Hasat sonrası depolama döneminde uygun olmayan depolama şartlarında %30’lar seviyesine varan çok ciddi nicelik ve nitelik kayıpları olabildiği Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından bildirilmiştir. Bu nedenle, giderek daha da önem kazanan hasat sonrası depolama döneminde bu kayıpların önüne geçebilmek için; depolanmış ürünlerde kayıplara yol açan zararlıları tanıyıp, bu zararlılar ile doğru şekilde mücadele edilmesi gerekmektedir.” [button color="red" size="small" link="https://millermagazine.com/gida-guvenligi-ve-depolanmis-urun-zararlilari-ile-entegre-mucadele-2/.html" icon="" target="true"]Haberin Devamı İçin >>> [/button]
  • Endüstri 4.0 Devrinde Dijital Fumigasyon “Gerektiği gibi izleme yapılamaması, fumigasyon ve haşereyle mücadelede arzu edilen sonucun elde edilememesine değil, bu işlemlerin tamamen başarısız olmasına yol açıyor! Daha da kötüsü izleme yapamadığımız için bu işlemin başarısız olduğunu bilmiyoruz bile. Bu makalede, yılların tecrübesine dayanarak, başarısızlığın en önemli nedenleri üzerinde duracağız ve fumigasyon işlemlerinin başarıya ulaşması için dijital ve veriye dayalı yöntemleri ele alacağız.” [button color="red" size="small" link="https://millermagazine.com/endustri-4-0-devrinde-dijital-fumigasyon/.html" icon="" target="true"]Haberin Devamı İçin >>>[/button]
Dosya Kategorisindeki Yazılar
08 Şubat 20246 dk okuma

ABD buğdayı, dünya pazarında daha rekabetçi bir konuma geliyor

09 Haziran 20178 dk okuma

Dünya değirmencilik endüstrisi İDMA’da buluştu

Dünyadaki toplam ticari hacmi 3 milyar doları aşan değirmen makineleri sektörü, bu alanda uluslarar...