BLOG

Küresel tahıl piyasaları rahat arzla yeni sezona giriyor, ancak riskler artıyor

29 Nisan 20266 dk okuma

Uluslararası Hububat Konseyi (IGC) Piyasa Analisti Peter Clubb, Bükreş’te düzenlenen EuroGrainExchange’te yaptığı sunumda, küresel tahıl piyasalarının 2025/26 sezonundaki rekor üretimin ardından yeni sezona rahat arz ve görece düşük fiyatlarla girdiğini söyledi. Ancak Clubb, düşük fiyatların üreticilerin ekim iştahını azaltması, artan gübre ve dizel maliyetleri, El Niño kaynaklı olası hava koşulu riskleri ve Basra Körfezi çevresindeki devam eden gerilimlerin yeni mahsul görünümüne ilişkin belirsizlikleri artırdığı uyarısında bulundu.

Küresel tahıl piyasaları, güçlü geçen 2025/26 sezonunun ardından genel olarak rahat arz koşullarını koruyor. Ancak yeni ürün yılına ilişkin görünüm; hava koşulları, girdi maliyetleri ve jeopolitik risklerin üretim beklentileri üzerinde daha belirgin baskı oluşturmaya başlamasıyla giderek daha karmaşık hale geliyor.

Bükreş’te düzenlenen EuroGrainExchange’te sunum yapan Uluslararası Hububat Konseyi (IGC) Piyasa Analisti Peter Clubb, piyasanın 2025/26 sezonundaki rekor hasadın desteğini hâlâ hissettiğini belirtti. Clubb’a göre buğday, mısır, pirinç ve diğer tahılları kapsayan toplam küresel üretim, 3 milyar tonun hemen altında yeni bir zirveye ulaştı. Devam eden nüfus artışına rağmen kişi başına üretimde de iyileşme kaydedilmesi, son yıllardaki güçlü mahsul performansının altını çiziyor.


TALEP ARTIŞI DEVAM EDİYOR

Clubb, küresel tahıl kullanımının 2025/26 sezonunda yeni bir rekor seviyeye ulaştığını söyledi. Bu artışta gıda, yem ve endüstriyel kullanım alanlarındaki istikrarlı büyüme etkili oldu. Tüketimdeki artış yalnızca nüfus büyümesinden kaynaklanmıyor. Özellikle Asya ve Afrika’da yükselen gelir düzeyleri, değişen beslenme alışkanlıklarıyla birlikte daha güçlü gıda ve yem talebini beraberinde getiriyor. Endüstriyel kullanım toplam talep içinde en küçük paya sahip olmayı sürdürse de son on yılda en hızlı büyüyen segment olarak öne çıkıyor. Bu büyümede başta etanol ve diğer biyoyakıt sektörlerinde tahıl kullanımı etkili oluyor.

Talepteki yükselişe rağmen 2025/26 sezonunda üretimin tüketimi aşması, stokların yeniden toparlanmasına imkân sağladı.

STOKLAR TOPARLANIYOR, ANCAK ORANLAR TARİHSEL ZİRVELERİN ALTINDA

Clubb’ın aktardığı verilere göre toplam tahıl stoklarının çok yıllı düşük seviyelerden toparlanarak 2025/26 sezonunda son altı yılın en yüksek seviyesine ulaşması bekleniyor. Ancak Clubb, bu toparlanmaya rağmen stok/kullanım oranlarının tarihsel zirvelerin altında kalmaya devam ettiğini vurguladı. Toplam tahıllar için stok/kullanım oranı 2025/26 sezonunda yüzde 26 olarak tahmin ediliyor. Bu oran buğdayda yüzde 34, mısırda yüzde 24 ve arpada yüzde 17 seviyesinde bulunuyor. Daha geniş tahıl dengesi dikkate alındığında genel stok/kullanım oranı yüzde 28 olarak hesaplanırken, pirinçte yüzde 36, buğdayda yüzde 34, mısırda yüzde 24 ve diğer tahıllarda yüzde 15 seviyeleri öne çıkıyor.

DÜŞÜK FİYAT ORTAMI SÜRÜYOR

Rahat arz görünümü fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Clubb, IGC Tahıl ve Yağlı Tohumlar Endeksi’nin hem orta hem de uzun vadeli ortalamaların altında seyrettiğini belirtti. Endeks, 10 yıllık ortalamanın yaklaşık yüzde 2 ve beş yıllık ortalamanın yüzde 21 altında bulunuyor. Buna karşın, Aralık 2019 seviyesinin hâlâ yüzde 16 üzerinde olması, fiyatların pandemi öncesi döneme kıyasla tamamen düşük seviyelere dönmediğini gösteriyor.

BUĞDAYDA 2026/27 ÜRETİMİ DAHA DÜŞÜK BEKLENİYOR

Buğday piyasasında sezonun büyük bölümünde bol arz ve ihracatçılar arasındaki güçlü rekabet fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. Ancak son dönemde arzın sıkılaşması ve döviz hareketlerinin ihracat fiyatlamasında normalden daha belirleyici hale gelmesiyle fiyatlarda toparlanma görüldü.

Clubb, başlıca ihracatçı ülkelerde FOB fiyat eğilimlerinin farklılaştığına dikkat çekti. Yerel para birimlerinin ABD doları karşısında değer kazanması veya kaybetmesi, ülkelerin rekabet gücü üzerinde belirgin etki yarattı. Arjantin pesosundaki zayıflık sezonun büyük bölümünde daha düşük teklifleri desteklerken, diğer bazı orijinlerde daha güçlü para birimleri fiyatlara destek verdi.

IGC, 2026/27 sezonunda dünya buğday üretimini 821 milyon ton olarak öngörüyor. Bu rakam, mevcut sezona göre yüzde 3’lük düşüşe ve 23 milyon tonluk azalmaya işaret ediyor. Dünya hasat alanının 219,6 milyon hektara gerilemesi beklenirken, bu 2,6 milyon hektarlık düşüş anlamına geliyor. Ortalama verimin ise önceki sezona göre yüzde 2 azalarak hektar başına 3,8 ton seviyesinde gerçekleşmesi bekleniyor.

Buna rağmen Clubb, söz konusu üretimin tarihsel olarak hâlâ yüksek bir seviyede kalacağını ve beş yıllık ortalamanın rahat şekilde üzerinde bulunacağını belirtti. Clubb ayrıca uzun süren kuraklığın ardından Kuzey Afrika’da daha iyi mahsul ihtimaline işaret ederken, Türkiye’yi de daha güçlü hasat potansiyeline sahip ülkeler arasında gösterdi.

MISIRDA MALİYET BASKISI EKİMİ SINIRLIYOR

Mısır üretiminin de 2025/26 sezonundaki zirve seviyeden gerilemesi bekleniyor. Ancak bu düşüşün sınırlı kalacağı öngörülüyor. IGC’ye göre 2026/27 dünya mısır üretimi, önceki sezon kaydedilen 1 milyar 319,6 milyon tondan yüzde 1,3 düşüşle 1 milyar 302,8 milyon tona inecek.

Clubb, gerilemenin büyük ölçüde verimlerde keskin bir düşüşten ziyade ekim alanlarındaki azalmadan kaynaklanmasının beklendiğini söyledi. Düşük fiyatlar ekim teşviklerini zayıflatırken, yükselen gübre maliyetleri mısır için bazı rakip ürünlere kıyasla daha ciddi bir endişe oluşturuyor. Bunun nedeni mısırın daha yüksek besin maddesi ihtiyacına sahip olması.

Başlıca üretici ve ihracatçı ülkeler arasında IGC, ABD mısır üretimini yıllık bazda yüzde 7,4 düşüşle 400,2 milyon ton olarak öngörüyor. Brezilya üretiminin 138,9 milyon ton, Arjantin’in 59 milyon ton, Ukrayna’nın ise 31,5 milyon ton olması bekleniyor. Çin’in 303,7 milyon ton, Avrupa Birliği’nin ise 59 milyon ton mısır üretmesi tahmin ediliyor.

PİRİNÇTE REKOR ÜRETİM MÜMKÜN, ANCAK İHRACAT BASKISI SÜRÜYOR

Pirinç, arz görünümü açısından en olumlu tabloyu sunan ürün olarak öne çıkıyor. Clubb, 2026/27 sezonunda dünya pirinç üretiminin hem ekim alanı hem de verimdeki sınırlı artışların desteğiyle yeni bir rekora ulaşmasının geçici olarak öngörüldüğünü söyledi. Dünya ortalama pirinç veriminin yıllık bazda yüzde 0,4 artışla hektar başına 3,2 ton seviyesine çıkması bekleniyor.

Bununla birlikte pirinç fiyatları, son aylarda başlıca Asyalı ihracatçılar arasındaki güçlü rekabet ve genel olarak zayıf talep nedeniyle baskı altında kalmayı sürdürüyor. Ancak Clubb, ihracatçı ülkelerde nakliye, ambalaj ve enerji maliyetlerindeki artışın son dönemde FOB değerlere bir miktar destek sağladığını kaydetti.

BASRA KÖRFEZİ GERİLİMİ MALİYET VE NAVLUN BELİRSİZLİĞİNİ ARTIRIYOR

Clubb, Basra Körfezi’nde yaşanan aksamanın navlun ve tahıl lojistiği üzerindeki etkilerini de değerlendirdi. Clubb’a göre bu gelişmenin kuru dökme yük navlunu üzerindeki yapısal etkisi şu ana kadar sınırlı kaldı. Bunun nedeni, bölgenin küresel Panamax, Supramax ve Handysize ticaretinin yalnızca yaklaşık yüzde 6’sını oluşturması ve çok az sayıda Capesize gemisinin Basra Körfezi’ne uğraması.

Buna karşın yakıt üzerindeki etki çok daha belirgin oldu. Bunker fiyatları çatışmanın başlamasıyla birlikte sert şekilde yükseldi. İlk zirve seviyelerinden geri çekilmesine rağmen, fiyatlar gerilim öncesi seviyelerin yüzde 40’tan fazla üzerinde kalmaya devam etti. Bu durum, navlun maliyetleri ve ticari operasyonların yürütülmesi açısından belirsizliği artırdı. Clubb, bunker yakıt bulunabilirliğine ilişkin ilk endişelerin Asya’da gemi bağlama faaliyetlerini artırdığını, sonraki fiyat oynaklığının ise aktivite üzerinde baskı yarattığını söyledi. Son dönemde mineral ve tahıl taşımacılığına yönelik güçlü talep, kuru dökme yük gemilerinin günlük kiralama bedellerini destekledi.

Clubb ayrıca özellikle Yakın Doğu’da konteyner piyasalarında bazı aksamalar yaşandığını, ancak en büyük dalgalanmanın tanker piyasalarında görüldüğünü belirtti.

EL NİÑO VE GÜBRE PİYASASI YENİ SEZONUN BAŞLICA RİSKLERİ

Yeni mahsul açısından en önemli riskler arasında Clubb, 2026’nın ikinci yarısında güçlü bir El Niño hava olayının ortaya çıkma ihtimaline dikkat çekti. İlk göstergeler, böyle bir gelişmenin Asya ve Güney Amerika’da hava koşullarını bozabileceğine işaret ediyor. Bu durum, Asya’daki pirinç mahsulleri ile Avustralya’daki kışlık tahıllar ve yağlı tohumlar açısından sonuçlar doğurabilir.

Buna paralel olarak gübre arzındaki sıkılaşma ve yüksek fiyatlar da önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Bu riskin önemi, yüksek gübre maliyetlerinin düşük tahıl fiyatları ortamında yaşanmasından kaynaklanıyor. Böyle bir tablo, çiftçilerin gübre uygulama oranlarını koruma kapasitesini veya istekliliğini azaltabilir.

Clubb, Kuzey Yarımküre mahsulünün kısa vadede görece korunaklı olabileceğini, çünkü birçok çiftçinin gübre ve diğer girdilerini hâlihazırda temin etmiş durumda bulunduğunu söyledi. Ancak aksamanın devam etmesi halinde Güney Yarımküre üretiminin ve daha sonraki ekim kararlarının daha fazla baskı altında kalabileceği uyarısında bulundu.

Haberler Kategorisindeki Yazılar
19 Mart 20192 dk okuma

155 milyar dolarlık buğday pazarın teknolojisi İDMA'da görücüye çıkıyor  

155 milyar dolarlık buğday, 400 milyar dolarlık yem ve 5 milyar dolarlık un pazarının teknolojileri...

02 Mart 20151 dk okuma

Superior’dan 10 milyon dolarlık yatırım

Superior Milling Company, buğday ve hayvan yemi tesisine 10,5 milyon dolarlık yatırım yapıyor. ...