BLOG

Kızıldeniz krizi dünya tahıl ticaretini nasıl etkiliyor?

08 Şubat 20246 dk okuma

Kızıldeniz’deki Husi saldırıları, küresel tahıl ticareti üzerindeki etkileri sebebiyle endişeye yol açıyor. Dünya buğday ticaretinin beşte birinin geçtiği Kızıldeniz rotasının sekteye uğraması, nakliye maliyetlerinin artmasına, teslimatta gecikmelere ve dünya gıda güvenliği üzerinde olumsuz etkilere sebep oluyor. Değirmenci dergisine konuşan Uluslararası Tahıl Konseyi Genel Direktörü Arnaud Petit, dünya gıda güvencesi açısından Kızıldeniz rotasının açık tutulmasının kritik önemde olduğunu söyledi.

Husilerin Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan Babülmendep Boğazı’nda ticarî gemilere yönelik saldırıları, küresel tedarik zincirinde ve uluslararası ticarette şok etkisi yaptı. Husilerin kasım ayından bu yana İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanına karşılık olarak düzenlediği saldırılar, dünyanın en büyük nakliye şirketlerini, gemilerinin rotalarını değiştirmeye zorlayarak küresel ticarete ciddi bir darbe vuruyor. 

Diğer taraftan, Panama Kanalı’nda yaşanan aksaklık, Kızıldeniz krizini daha da derinleştiriyor. Kuraklık sebebiyle kanaldaki gemi trafiği önemli ölçüde yavaşladı. Bazı şirketler, Avrupa-Asya sevkiyatları için Süveyş Kanalı’na yönelmişti. Süveyş ve Panama kanallarının daha önce hiç eş zamanlı kapanmadığına dikkat çeken uzmanlar, durumun bir ilk niteliği taşıdığına vurgu yapıyor.

KIZILDENİZ KRİZİ, TİCARET ROTALARINI YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR

Dünyanın en büyük beş konteyner taşımacılığı şirketinden dördü - CMA CGM, Hapag-Lloyd, Maersk ve MSC - global konteyner trafiğinin yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği Babülmendep Boğazı’ndan geçişleri durdurdu. Küresel konteyner ticaretinin yüzde 53›ünü gerçekleştiren bu dört şirket, şu anda gemilerini Ümit Burnu üzerinden geçen rotaya yönlendiriyor. Aralarında Zim, Evergreen, Yang Ming, Cosco, OOCL, HMM, ONE, Frontline ve Euronav’In da bulunduğu diğer önemli oyuncular da Kızıldeniz geçişlerini durdurdu. Küresel petrol devi BP de Kızıldeniz üzerinden yapılan tüm sevkiyatlara son verdi. Asya-Avrupa ticaretinin yüzde 40’ının Süveyş’ten geçtiği düşünüldüğünde, bu tıkanıklık büyük bir ekonomik etkiye yol açma potansiyeline sahip. Uzmanlar bunu, “son yıllarda küresel deniz taşımacılığına yönelik en ciddi tehdit” olarak tanımlıyor.


Süveyş Kanalı, 192 kilometrelik uzunluğuyla Asya ve Avrupa arasındaki en hızlı deniz yolu olarak hizmet veriyor. Süveyş Kanalı’nın uzun süre kapalı kalması dünya ekonomisi için ticaret yollarının uzaması ve yüksek sigorta primlerine bağlı olarak daha yüksek maliyetler anlamına geliyor. Gerçekleşen rota değişikliği, Asya’dan Avrupa’ya ortalama bir yolculuğa yaklaşık 6.000 deniz mili ekleyerek, ürün teslim sürelerini iki veya üç hafta uzatıyor. Bu, aynı zamanda her bir tek yönlü sefer için yaklaşık 1 milyon dolar ek yakıt maliyeti demek.

2023 yılında Süveyş Kanalı’ndan geçen yaklaşık 24 bin gemi, hacim olarak dünya deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 10’unu temsil etti. Küresel konteyner taşımacılığının %21›i, rafine ürün taşımacılığının %12›si, LNG’nin %11’i, sıvılaştırılmış petrol gazının (LPG) %8’i, ham petrolün %8’i ve kuru yükün %5’i, Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleşiyor. Özellikle Irak ve Suudi Arabistan gibi Basra Körfezi ülkelerinden gelen petrol tankerleri Avrupa›daki destinasyonlarına ulaşmak için Süveyş Kanalı’nı kullanıyor.

TAHIL TİCARETİNDE DOMİNO ETKİSİ

Nakliye maliyetlerindeki artışın hemen her ürün için zincirleme bir etki doğurması kaçınılmaz. Bu ürünler arasında, küresel gıda güvenliği açısından büyük önem taşıyan tahıllar da bulunuyor. Bu bakımdan, dünyanın en hayati ticaret yollarından birinin kapanması, hem küresel gıda güvenliği hem de uluslararası tahıl ticareti üzerindeki etkileri bağlamında önemli endişelere yol açıyor.

Değirmenci dergisine özel değerlendirmelerde bulunan Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC) Direktörü Arnaud Petit, saldırıların gemicilik sigortası, tedarik zincirleri, tahıl fiyatları ve küresel gıda güvenliği üzerindeki etkilerinin kritik önem taşıdığını belirtti. Gemicilik sigorta şirketleri birliğinin, Aden Körfezi’nden geçen gemiler için risk seviyesini yükselttiğini ifade eden Petit, “Bu, net tahıl ithalatçısı ülkeler için potansiyel olarak yeni bir maliyet artışı.” dedi. 

KIZILDENİZ’İN DÜNYA TAHIL TİCARETİNDEKİ ROLÜ

Chatham House’a göre, dünya çapında ticareti yapılan tahılların yaklaşık %14’ü Süveyş Kanalı’ndan geçiyor. Ancak bazı ihracatçı ülkeler için bu oran çok daha yüksek. Kızıldeniz rotasının küresel tahıl ticaretindeki kritik rolüne dikkat çeken Petit, Karadeniz bölgesi ve AB’den Doğu Afrika ve Asya’ya yılda yaklaşık 42 milyon ton buğdayın Kızıldeniz üzerinden taşındığını söyledi. “Bu miktar küresel buğday ticaretinin beşte birine tekabül ediyor.” diyen Petit, piyasa şoklarından kaçınmak için Kızıldeniz’in açık tutulmasının kritik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Doğu Afrika ülkeleri Kızıldeniz trafiğine karşı çok hassas, zira bu ülkelerin ithal ettiği buğdayın yarısı Kızıldeniz’den geçiyor. Buğday fiyatları açısından Karadeniz ve AB menşelerinin şu anda en rekabetçi menşeler olması, Doğu Afrika ülkelerinde herhangi bir iç piyasa şokunu önlemek için Kızıldeniz’in açık tutulması ihtiyacını daha da zorunlu kılıyor. Yakın Doğu Asya da (Pakistan, Bangladeş...) Karadeniz bölgesinden gelen buğdaya büyük ölçüde bağımlı bir bölge olmaya devam ediyor.”

DÜNYA TAHIL PİYASALARI İÇİN POTANSİYEL SONUÇLAR

IGC Direktörü Arnaud Petit, bu sezon küresel buğday ticaretinin dinamik olduğunu, stokların yenilenmesinin de zamanlama açısından esneklik sağlayabileceğini kaydetti. Ancak gecikmelerin ve artan nakliye maliyetlerinin tahıl ihracatçılarını etkileyebileceği uyarısında bulunan Petit, “Artan nakliye maliyeti ve/veya teslimatta yaşanacak gecikmeler, Güney Amerika’daki yeni hasat ve Kuzey Amerika ihracat sezonunun sunduğu alternatiflerle rekabet edebilmek için FOB fiyatları üzerinde daha fazla baskı yaratacak. Yüksek üretim maliyetine kıyasla fiyatların daha uzun süre düşük kalması, çiftçileri mısır ya da yağlı tohumlar gibi diğer bahar mahsullerine kaydırmaya teşvik edebilir.” diye konuştu.

Petit ayrıca zayıf döviz kurlarının net tahıl ithalatçısı ülkeler üzerinde yarattığı mali baskıya da değindi. Nakliye maliyetlerindeki herhangi bir artışın, gıda ithalat faturalarını daha da şişireceğini ve mevcut sorunları büyütebileceğini belirtti.

TAHIL TİCARETİNDE ROTA DEĞİŞİKLİĞİNİN ZORLUKLARI

IGC’ye göre tahıl gemilerinin Ümit Burnu’na yönelmesi Karadeniz’den Asya’ya nakliye maliyetinde tahmini %15 ila %24’lük bir artışa yol açacak. Petit, “Bu durumda, her bir gemi için sefer günü sayısı 2 ila 3 hafta artacağından bu bölgelere yapılan toplam ticaret hacmi azalacak. Daha uzun yolculuklar sebebiyle deniz taşımacılığının maliyeti de daha yüksek olacak.” değerlendirmesini yaptı.

Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) verilerine göre, Süveyş Kanalı üzerinden yapılan toplam tahıl ve yağlı tohum sevkiyatı Kasım 2023’te 7,2 milyon tondan aralık ayında 5,9 milyon tona geriledi. Ocak ayında ise Süveyş Kanalı’ndan geçişlerde daha keskin bir düşüş yaşandı. Ocak ayında sadece 900 bin ton tahıl geçişi olurken, bu rakam, bir önceki yıla göre üç kat daha az ve üç yıllık ortalamanın %63 altında.

ABD DONANMASI HUSİ HEDEFLERİNİ VURUYOR

ABD, Babülmendep’te güvenliği sağlamak amacıyla Refah Muhafızı Operasyonu adında yeni bir deniz gücü kurdu. Kızıldeniz’deki ticari gemileri korumaya yönelik bu ortak askeri operasyonun 10 ortağı bulunuyor: ABD, İngiltere, Kanada, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda, Norveç, Bahreyn ve Seyşeller. ABD, kasım ve aralık aylarında Husileri doğrudan hedef almadı. Ancak ocak ayında Husi hedeflerine yönelik onlarca hava saldırısı gerçekleştirildi.

Kızıldeniz krizinin deniz taşımacılığı, tahıl piyasaları ve gıda güvenliği üzerindeki etkilerinin boyutu, Husi saldırılarının ne kadar süre devam edeceğine bağlı olacak. Kızıldeniz rotasında uzun vadeli bir kesintinin, Afrika ve Asya’daki bazı ekonomik olarak kırılgan tahıl ithalatçısı ülkeler üzerinde net etkileri olacak. Bu ülkeler ya alternatif tedarikçiler arayacak veya ithalat için önemli ölçüde daha yüksek maliyetler ödemek zorunda kalacak. Bu ülkelerin tedarikçilerini değiştirmesi halinde Avrupa, Rusya ve Ukrayna’daki üreticiler uzun vadede muhtemelen daha düşük fiyatlar elde edecek. Kızıldeniz krizi, bir kez daha tedarik zincirlerinin kırılganlığını ve aksaklıklar meydana geldiğinde ülkelerin gıda tedarikinde esnek olmaları gerektiğini hatırlatıyor.

Piyasa Analizi Kategorisindeki Yazılar
08 Mart 20226 dk okuma

Ukrayna krizi küresel gıda güvencesini nasıl etkileyecek?

07 Aralık 20238 dk okuma

Dünya pirinç fiyatlarında 2025’e kadar düşüş beklenmiyor

09 Nisan 20182 dk okuma

IGC: TAHIL TİCARETİNDE TARİHİ ZİRVE YAŞANACAK

Uluslararası Tahıl Konseyi’nin her ay revize ettiği tahıl raporu yayınlandı. Aylık olarak yayınlana...