BLOG

Karadeniz tahıl fiyatları, güçlü üretim beklentisine rağmen dirençli

29 Nisan 20266 dk okuma

Karadeniz buğday ve mısır piyasaları yeni sezona alışılmadık bir fiyatlama yapısıyla giriyor. Ukrayna ve Rusya’da güçlü üretim beklenmesine ve yeni sezona rahat stoklarla girileceği öngörülmesine rağmen, yeni mahsul fiyatları eski mahsul seviyelerine yakın seyrediyor. Fastmarkets Analisti Masha Belikova, EuroGrainExchange 2026’da yaptığı değerlendirmede, çiftçilerin satışa direnç göstermesi, artan üretim maliyeti beklentileri ve başlıca alıcılardan gelen talebin düzensiz seyretmesinin fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı sınırladığını söyledi.

Karadeniz tahıl piyasaları yeni sezona güçlü arz beklentileriyle girerken, normal koşullarda bu tabloya eşlik etmesi beklenen fiyat baskısı henüz belirginleşmiş değil. Fastmarkets Analisti Masha Belikova, Bükreş’te düzenlenen EuroGrainExchange 2026’da yaptığı sunumda, Ukrayna ve Rusya’da büyük mahsuller beklenmesine ve bölgenin yeni sezona rahat devreden stoklarla girmesinin öngörülmesine rağmen, Karadeniz buğday ve mısır fiyatlarının alışılmadık ölçüde dirençli kaldığını belirtti.

Mevcut sezonun en dikkat çekici özelliklerinden biri, Karadeniz buğday fiyatlarında oynaklığın oldukça sınırlı kalması oldu. Örneğin Rusya menşeli yüzde 12,5 proteinli buğday fiyatı, sezon boyunca yalnızca ton başına yaklaşık 12 dolar hareket etti. Bu, olağan piyasa koşullarına kıyasla oldukça dar bir fiyat aralığına işaret ediyor.

Bu sınırlı hareket alanı, ihracatçılar ve tüccarlar için işlem fırsatlarını azalttı. Ancak daha önemlisi, yeni mahsul fiyatlamasını da şekillendirdi. Normal bir yılda güçlü üretim beklentileri ve yüksek devreden stoklar, yeni mahsul buğdayda belirgin bir fiyat düşüşü oluştururdu. Bu yıl ise Karadeniz yeni mahsul buğday fiyatları eski mahsul seviyelerine oldukça yakın gösteriliyor.


UKRAYNA’DA BUĞDAY ÜRETİMİ 22,3-23,5 MİLYON TON ARALIĞINDA BEKLENİYOR

Ukrayna’nın 2026/27 sezonu buğday üretimine ilişkin erken tahminler 22,3 milyon ton ile 23,5 milyon ton arasında değişiyor. Geçen yıl üretim 22,8 milyon ton seviyesindeydi. Belikova, bu aralığın alt bandının daha kötümser bir görünümü yansıttığını, buna karşılık ürün koşullarının genel olarak olumlu seyrettiğini ifade etti.

Ukrayna, mevcut sezonda şu ana kadar yaklaşık 10,8 milyon ton buğday ihraç etti. Bu da sezon sonuna kadar yaklaşık 6 milyon tonluk ilave ihracat potansiyeli bulunduğuna işaret ediyor. Ancak Belikova’ya göre Ukrayna’nın bu potansiyeli tamamen kullanması beklenmiyor. Bunun nedeni arz yetersizliği değil, talebin zayıf seyretmesi.

RUSYA’DA ÜRETİM TAHMİNLERİ 89-91 MİLYON TON SEVİYESİNDE

Rusya’da da güçlü bir buğday üretimi bekleniyor. Belikova, işgal altındaki Ukrayna toprakları hariç tutulduğunda, Rusya’nın yeni mahsul buğday üretimine ilişkin tahminlerin 89 milyon ton ile 91 milyon ton arasında olduğunu aktardı. Geçen yıl bu rakam 91,1 milyon ton seviyesindeydi.

Rusya’nın buğday ihracatı 40 milyon tona yaklaşırken, sezon geneli ihracat tahminleri yaklaşık 45-47 milyon ton aralığına işaret ediyor. İhracat sezonun büyük bölümünde geçen yılın gerisinde kalsa da mart ve nisan aylarında toparlanma eğilimi göstermeye başladı.

YENİ MAHSUL FİYATLARI NEDEN HÂLÂ GÜÇLÜ?

Belikova’ya göre bazı piyasa katılımcıları başlangıçta yeni mahsul fiyatlarındaki güçlü seyri yakıt ve gübre maliyetlerinde artış beklentisiyle ilişkilendirdi. Ancak mevcut fiyatlama dinamiği bunun ötesinde daha geniş bir çerçeveye sahip. Bu durum kısmen MATIF ile Romanya ve Bulgaristan’daki yeni mahsul değerleri arasındaki ilişkide yatıyor. Romanya ve Bulgaristan’daki yeni mahsul fiyatları ile MATIF vadeli işlemleri arasındaki ilişki piyasa açısından kabul edilebilir seviyelerde görüldü. Bu tablo, önce Ukrayna’nın ardından Rusya’nın yeni mahsul buğdayı güçlü fiyatlardan pazara sunmasını destekledi. Borsa fiyatları, döviz hareketleri ve bölgesel referanslar, Karadeniz’de yeni mahsul fiyatlarının eski mahsule yakın kalmasına zemin hazırladı.

Aynı zamanda satıcılar fiyat indirmek için güçlü bir baskı altında değil. Ukrayna, Rusya ve diğer orijinlerde çiftçiler, ürünü elde tutup daha iyi satış fırsatlarını bekleyebildiklerini gösterdi.

TÜRKİYE VE MISIR TALEBİN ANA BELİRLEYİCİLERİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR

Karadeniz buğdayı açısından en önemli belirsizlik talep tarafında bulunuyor. Belikova, Türkiye talebinin daha zayıf seyrettiğini, Mısır’ın ise bir dönem aktif olmasına rağmen son haftalarda bir miktar yavaşladığını söyledi. Bu durum önemli; çünkü Türkiye ve Mısır Karadeniz buğdayının en önemli alıcıları arasında yer alıyor.

Doğu ve Batı Afrika’dan talep devam etse de bu talep, bölgenin geleneksel büyük ithalatçılarından gelen daha güçlü alım eksikliğini tam olarak telafi etmiş değil.

Sonuç olarak yeni mahsul ticareti yavaş başlıyor. Normalde sezonun bu aşamasında bir miktar forward işlem yapılması beklenirdi. Ancak bu yıl alıcılar daha cazip fiyatlar beklerken, satıcılar daha düşük seviyelere inmeye isteksiz davranıyor. Bu da ticari aktiviteyi sınırlıyor.

LATİN AMERİKA VE AVUSTRALYA BUĞDAYI REKABETİ YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR

Belikova, Arjantin buğdayının FOB bazda rekabetçi göründüğünü, ancak karşılaştırmanın doğrudan yapılmasının kolay olmadığını belirtti. Piyasada fiyatlanan yüzde 11,5 proteinli buğdayın pratikte büyük ölçüde bulunmadığını, Arjantin’in ağırlıklı olarak yüzde 10-10,5 protein civarında daha düşük proteinli buğday sunduğunu ifade etti.

Lojistik de Arjantin buğdayının rekabet gücünü sınırlıyor. Buğday, terminal kapasitesi için büyük mısır mahsulüyle rekabet etmek zorunda kalıyor. Ayrıca Panamax yüklemelerinde top-off operasyonları efektif maliyetlere ton başına 10 dolara kadar ek yük getirebiliyor.

Avustralya’da ise doğu eyaletlerinde kurak hava koşullarına ilişkin endişeler nedeniyle buğday fiyatları son haftalarda sert şekilde yükseldi. Bu gelişme, bazı Asyalı alıcılar için Karadeniz buğdayını daha ilgi çekici hale getirdi. Ancak mevcut yeni mahsul fiyat seviyeleri, özellikle haziran-temmuz yükleme pozisyonları için geniş çaplı talebi tetikleyecek kadar cazip bulunmuyor.

ÜRETİM MALİYETLERİ FİYATLARDAKİ AŞAĞI YÖNLÜ ALANI SINIRLAYABİLİR

Belikova, güçlü arz görünümüne rağmen Karadeniz fiyatlarında sert bir düşüş yaşanmayabileceğini savundu. Bunun nedenlerinden biri, bir sonraki ürün için üretim maliyetlerinde artış beklentisi. Piyasa katılımcıları üretim maliyetlerinin yaklaşık yüzde 10-15 artabileceğini öngörüyor.

Mevcut fiyat seviyelerinde çiftçiler hâlâ marj elde edebiliyor. Ancak ton başına yaklaşık 10 dolarlık bir düşüş, bu marjı önemli ölçüde azaltabilir. Bu durum, çiftçilere daha düşük fiyatlara direnme motivasyonu veriyor.

Ukrayna, Rusya ve diğer orijinlerde üreticiler, ürünü elde tutup daha elverişli piyasa koşullarını bekleyebildikleri için fiyat oluşumunda giderek daha etkili bir konuma geliyor.

UKRAYNA MISIRINDA DA BENZER FİYATLAMA TABLOSU VAR

Benzer fiyatlama dinamiği Ukrayna mısırında da görülüyor. Belikova, Ukrayna mısırının FOB bazda yeniden en pahalı orijinlerden biri olduğunu, ancak bunun talep bulamayacağı anlamına gelmediğini ifade etti.

Ukrayna’nın 2025 yılı mısır üretimi 30,7 milyon ton seviyesinde gerçekleşti. 2026 mahsulüne ilişkin erken tahminler ise 32 milyon ton ile 34 milyon ton arasında değişiyor. Daha kötümser tahminler 30 milyon tonun biraz altında bulunuyor.

Ukrayna temmuz ayından bu yana 15,7 milyon ton mısır ihraç etti. Bu, yeni mahsule kadar en az 9-10 milyon tonluk ihracat potansiyelinin hâlâ mevcut olduğunu gösteriyor. Buna rağmen Ukrayna mısır fiyatları güçlü kalmaya devam ediyor. Bu tablo, buğdayda görülen faktörlerin mısırda da etkili olduğunu ortaya koyuyor: çiftçilerin ürünü elde tutma gücü, maliyet beklentileri ve daha düşük fiyatlardan agresif satış yapma isteksizliği.

TÜRKİYE’NİN MISIR İTHALAT KOTASI UKRAYNA FİYATLARINI DESTEKLİYOR

Türkiye, Ukrayna mısırı için kritik bir alıcı konumunda. Belikova, Ukrayna mısırının şu anda Mısır veya İspanya gibi bazı geleneksel destinasyonlarda en rekabetçi orijin olmadığını; belirli sevkiyat dönemlerinde ABD veya Brezilya mısırının daha avantajlı hesaplanabildiğini söyledi.

Buna karşın Türkiye talebi piyasaya önemli destek sağladı. Türkiye’nin 3 milyon tonluk mısır ithalat kotası açıklaması piyasada hemen etkisini gösterdi. Bu karar CPT ve FOB bazda fiyatları yukarı taşırken, CIF Marmara değerleri de tepki verdi.

Açıklamadan bir hafta sonra CIF Marmara fiyatları yeniden kota öncesi seviyelere yaklaşsa da FOB ve CPT değerleri aynı ölçüde geri çekilmedi. Bu durum, kotanın özellikle Ukrayna iç piyasasında ve çiftçiler tarafında satıcı psikolojisini güçlendirdiğini gösteriyor.

Haberler Kategorisindeki Yazılar