Karadeniz bölgesinde rekor buğday mahsulü,
beklenenden yavaş ilerleyen ihracat, Mısır’ın değişen alım modeli ve
Ukrayna’nın İspanya’dan uzaklaşıp Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yönelmesi,
2025/26 sezonunda buğday ticaret haritasını değiştirmeye başladı. Çiftçinin
ürünü elinde tutma eğilimi, AB kısıtlamaları ve savaş koşullarındaki lojistik;
artık dünyadaki en büyük alıcıların buğdayını hangi menşelerden temin edeceğini
belirleyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Global Grain Geneva konferansında Karadeniz tahıl piyasasına ilişkin düzenlenen oturumda ASAP Agri’den Christina Serebriakova, MVE Prospera AG’den Mykhailo Lytvyn, Ameropa’dan Victor Petzold ve Egyptian Swiss Group’tan Ahmed Elsebaie ile bu yeni haritanın nasıl oluştuğunu açık bir biçimde masaya yatırdı. İşte oturumda öne çıkan konular:
DAHA BÜYÜK MAHSUL, SINIRLI İHRACAT
ARTIŞI
2025/26 sezonu için Karadeniz buğday üretiminin, başta Rusya’daki daha büyük mahsul, Ukrayna’da istikrarlı üretim ve Romanya’daki iyi hasat sayesinde yaklaşık 10 milyon ton artması bekleniyor. Ancak ihracat tarafındaki resim çok daha sınırlı: bölgeden buğday ihracatının sadece 1 milyon ton civarında artacağı öngörülürken, Fransa’nın sevkiyatlarında çok daha güçlü bir toparlanma beklentisi öne çıkıyor.
Romanya, bu çelişkili tablonun iyi bir örneği. Son yılların en iyi mahsullerinden birine ve güçlü ihracat altyapısına sahip olmasına rağmen, liman yüklemeleri hız kesmiş durumda. Bunun temel nedeni, birçok çiftçinin mevcut fiyat seviyelerinden satış yapmayı reddetmesi ve Karadeniz’deki fazlanın önemli bir bölümünün çiftçi depolarında “kilitli” kalması.
MISIR’IN BUĞDAY ALIMINDA YENİ DENGE
Karadeniz buğdayı için hâlâ kilit pazar konumunda olan Mısır, yıl başından itibaren geçen sezona kıyasla yaklaşık %15–20 daha az buğday ithal etti. Aylık ortalama ithalat miktarı yaklaşık 1,22 milyon ton civarından 1,1 milyon ton seviyesine gerilerken, Ekim ayı bunun istisnası oldu ve neredeyse 2 milyon ton ile son dönem normlarının çok üzerine çıkan bir ithalat hacmi kaydedildi.
Sezon başı stoklarının daha yüksek seviyelerde bulunması, yerli buğday üretiminin yaklaşık 9 milyon tondan 10 milyon ton civarına yükselmesi ve un ihracatındaki yavaşlama, Mısır’ın toplam ithalat temposunun neden daha düşük seyrettiğini açıklayan başlıca unsurlar.
Aynı zamanda ülkenin buğday tedarik modeli de değişiyor. “Mostakbal Misr” (Mısır’ın Geleceği) kurumu ve özel sektörün artan rolü, kamu alım kuruluşu GASC’ın sistem içindeki göreli ağırlığını azaltıyor. Düzenlemelere, finansmana erişim koşullarına ve lojistik kısıtlara daha iyi uyum sağlayan şirketler, özel ithalatçı sıralamasında öne çıkarken; bazı aktörler geride kalıyor. İhracatçılar açısından bakıldığında Mısır artık sadece kamu ihaleleri üzerinden okunabilecek bir pazar değil; özel ithalatçılar ve bunların uluslararası ticaret finansmanına erişimi, denklemde merkezi konuma gelmiş durumda.
Mısır’ın buğday tedarikinde menşe dağılımı da hızla değişiyor. Geçen sezon Temmuz–Ekim döneminde Mısır ithalatında yaklaşık %70 paya sahip olan Rusya, bu sezon aynı dönemde %50’nin biraz üzerinde bir paya gerilemiş durumda. Bu gerilemenin önemli bir bölümünü ise Ukrayna dolduruyor.
Ukrayna buğdayı, %11,0–11,5 protein bandındaki kalite profiliyle Mısır’ın hem un hem yem karışımlarına oldukça uygun bir bileşim sunuyor. Aynı zamanda bu buğday, hem “Mısır’ın Geleceği” programının yapısına hem de özel alıcıların kullandığı Batı destekli ticaret finansmanı hatlarına daha sorunsuz uyum sağlayabiliyor. Bu da Ukrayna buğdayını, Mısır’daki özel sektör oyuncuları için cazip bir seçenek haline getiriyor.
UKRAYNA
BUĞDAYINDA EKSEN KAYMASI
Ukrayna buğdayı, AB pazarında ise özellikle de İspanya’da alan kaybediyor. Bunun arkasında iki temel neden var:
- Ukrayna’ya tanınan tam serbest, gümrüksüz erişim döneminin sona ermesi,
- Akdeniz yem pazarında ithalatı sıkıştıran rekor düzeyde Fransız mahsulü.
Bu koşullar nedeniyle, geçmişte İspanya ve diğer AB pazarlarına giden yaklaşık 2,0–2,5 milyon ton Ukrayna buğdayı, artık Kuzey Afrika ve Ortadoğu’ya yönlendiriliyor. Özellikle Mısır, Cezayir, Tunus, Libya ve İsrail, Ukrayna buğdayının yeni ağırlık noktaları olarak öne çıkıyor.
Rusya’nın güçlü rekabetine rağmen, bu ülkelerde Karadeniz buğdayına dönük temel talep yüksekliğini koruyor. Ancak savaş koşulları, AB kısıtları, çiftçinin ürünü elde tutma eğilimi ve finansman kanallarındaki değişim; Karadeniz çıkışlı buğdayın “yeni coğrafyasını” şekillendiren başlıca dinamikler olarak ön plana çıkmış durumda.