BLOG

Doruk Un, Panpan markası ile perakende pazarına giriyor

16 Eylül 20224 dk okuma

Türkiye’nin buğday ve buğday bazlı ürünler alanında en büyük üreticilerinden biri olan Doruk Un, Panpan markası ile perakende un pazarına girecek. Doruk Un, perakende atılımı ile evsel kullanımdan fırın ve restoranlara, otellerden baklavacılara kadar geniş bir skalada özel ürünler geliştirecek.

Türkiye’nin en büyük buğday unu üreticilerinden ve ihracatçılarından Doruk Un, 5 yıllık projeksiyonda perakende başta olmak üzere tarım ve tohumculuk, noodle ve makarna, yem ve yem hammaddeleri alanında gerçekleştirmeyi planladığı 1.1 milyar TL yatırımla un ve unlu mamullerde % 200 üzerinde, diğer yatırım ve iş kollarıyla birlikte %400’ün üzerinde büyüme hedefliyor. Ek olarak kendi enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik RES ve GES yatırımı planlayan Doruk Un, 41 ülkeye gerçekleştirdiği ihracatın yanı sıra Panpan markası ile perakende un pazarını da domine etmeye hazırlanıyor. Marka, perakende atılımı ile evsel kullanımdan fırın ve restoranlara, otellerden baklava ve hamurculara kadar geniş bir skalada ihtiyaca ve kullanım amacına özel ürünler geliştirecek.

Türkiye’nin buğday ve buğday bazlı ürünler alanında en büyük üç markasından biri olan Doruk Un, yıllık 438 bin ton buğday kırma kapasitesi, yıllık 350 bin ton un üretimi, 60 bin ton buğday kapasitesi, 20 bin m2 ileri teknoloji tesisi, her geçen yıl genişleyen satış & dağıtım ağı ile Türkiye ekonomisinde güçlü bir yer ediniyor. Afrika, Asya, Güney Amerika ve Orta Doğu bölgelerindeki 41 ülkeye ihracat gerçekleştiren Doruk Un, 2021 yılında elde ettiği 1,8 milyar TL ciroyu yeni yatırımları ile birlikte 5 yılda 7.25 Milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyor. 

Perakende markası Panpan ile evsel tüketime yönelik ürün geliştirecek olan Doruk Un, kurduğu yem tesisi ile bu alanda da atağa geçecek. Özellikle dünyada fast-food tüketiminin artış gösterdiğinden yola çıkarak ihracat pazarlarında da makarna ve noodle yatırımıyla ses getirecek olan marka, enerji yatırımı için de düğmeye basıyor. Dünyada enerji fiyatlarının geldiği nokta sonrasında enerjinin büyük bir gider kalemi olmasından yola çıktıklarını belirten Doruk Un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Gürsel Erbap, kuracakları güneş enerjisi tesisiyle kendi tüketimlerini karşılayacaklarını ve maliyetleri minimize edeceklerini belirtiyor. Doruk Un, Fortune Dergisi’nin hazırladığı Fortune 500 listesinde geçen yıla oranla cirosunda %102,6’lık bir değişimle 324. sırada yerini alırken 2021 İSO 500 listesinde net satışlarda 316. sırada, Capital 500 listesinde ise 471. sırada yer alıyor.  

Gürsel ERBAP

Doruk Un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO Gürsel ERBAP

“İhracatta en büyük başarımız Ar-Ge ekibiyle son kullanıcının taleplerini karşılıyoruz. Her ülkenin kendi tüketim alışkanlıklarına ve ekmek çeşitlerine göre buğdayı seçiyor, öğütüyor ve yarattığımız teknolojiyle yerelleştiriyoruz.”’ şeklinde konuşan Erbap, üretimlerinin %60’ını ihracata yönelttiklerini, ihracatta 7 ayrı marka ve müşterilerine özel üretim gerçekleştirdiklerini belirtti. 

 ‘PANPAN PERAKENDE TARAFINDAKİ GÜCÜMÜZ OLACAK’

Erbap, kurlarda yaşanan hızlı artış ve pandemi nedeniyle daralan ticaret ağı sonrasında gıda ve özellikle temel gıda maddelerinin başında gelen un sektörünün ciddi bir sınavdan geçtiğini, buna rağmen başarılarla dolu bir dönemi ve bereketli bir hasadı geride bıraktıklarının altını çiziyor. Erbap, “Tüm dünya ekonomisinde stratejik öneme sahip un sektörü, kur artışları, iklimsel etkiler, pandemi ve pandeminin getirmiş olduğu ekonomik belirsizlikler sebebiyle zor günler geçirdi. Ciddi küresel fiyat dengesizlikleri yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Geride bırakmış olduğumuz 2021 yılında Doruk Un olarak biz tüm bu şartlara rağmen hedeflerimizi yakaladık. İçinde bulunduğumuz süreçte ise özellikle geçtiğimiz kış ülkemizin aldığı yağış miktarı ve iklimsel şartlar verimli bir hasat dönemi geçirmemize olanak sağladı. Kısa dönem hedefimiz tedarik zincirimizi destekleyecek üretim ve lojistik yatırımları yaparak sektördeki gücümüzü daha da derinleştirmek. Buna ek olarak doğru pazar, doğru ürün ve talep doğrultusunda farklı kategorilerdeki un gereksinimlerini yönetmeye dair planlarımızı hayata geçiriyoruz. Perakende tarafındaki gücümüz Panpan, bu planın önemli bir parçası olacak.” şeklinde konuştu.

BUĞDAY ÜRETİMİNİ YÜZDE 60 ARTIRABİLİRİZ

Ülkemizde 2022 yılında yaklaşık 19 milyon ton buğday hasadı gerçekleştiğini vurgulayan Gürsel Erbap, “Türkiye buğdayda kendi kendine yeten bir ülke…Türkiye’de doğru tarım politikaları ile hareket edilirse ve özellikle bu yıl olduğu gibi TMO, tarım desteklerini devam ettirirse buğday üretiminde önemli bir artış olacaktır. Tarım arazilerinin birleştirilmesi ve toplulaştırma yaparak ekilmeyen alanları tarıma kazandırarak, verimlilik yatırımları yaparak,  teknolojiye entegre ederek mevcut üretimini %60 oranında artırabilir. Bu demek oluyor ki ithal etmeden ihracat potansiyeline kavuşarak katma değerli bir ekonomi yaratmak mümkün.” dedi. 

Gürsel Erbap, Ukrayna tahılını Karadeniz üzerinden yeniden dünya pazarlarına açan Tahıl Koridoru Anlaşması’na da değindi.  “Karadeniz havzasına olan yakınlığı ve özellikle Rusya-Ukrayna savaşından sonra Türkiye’nin buğday üretiminde kritik bir ara nokta olması ise ihracat konusunda Türkiye’yi öne çıkarıyor. Irak ve Suriye haricinde Türkiye’den gerçekleşen toplam un ihracatının %13’ünü Doruk Un olarak biz gerçekleştiriyoruz. Sadece sınır ihracatı yapıyor olmak, Türkiye için gelecek süreçte ciddi bir risk taşıyor, bu sebeple biz farklı pazarlara yöneldik.” diyen Erbap, tahıl anlaşması ile Türk ununun ihracat pazarlarında varlığını daha da artıracağını belirtiyor. 

Haberler Kategorisindeki Yazılar
14 Kasım 20191 dk okuma

AB buğday ihracatı tahmini, son 4 yılın en yükseğinde

Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA), Avrupa Birliği (AB) buğday ihracatının 2019/202...

10 Şubat 20202 dk okuma

Türkiye’de organize sanayi bölgesi kuran ilk kadın başkan

Mersin’den dünyaya açılan bir marka olan Akyürek Teknoloji’nin Yönetim Kurulu Üyesi Gül Akyürek Bal...

06 Aralık 20131 dk okuma

Kepler Weber’in kârı 22.6 milyon dolara ulaştı

Kepler Weber, artan tarımsal üretim ve depolama ihtiyacıyla birlikte 2013 yılının üçüncü çeyreğinde...