Grains & Flours Insights’ın kurucusu Fabien Varagnac, en ucuz tahıla odaklanan değirmencilerin; ekstraksiyon, tutarlılık ve buğdayın öğütme davranışı dikkate alındığında, tesiste gerçekte daha yüksek bir maliyetle karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
Yaklaşık 20 yıllık saha deneyimine sahip değirmencilik danışmanı Fabien Varagnac, IAOM MEA’deki sunumunda un sanayicilerine, buğdayı yalnızca FOB/CFR fiyatıyla değil “kullanım maliyeti”yle—yani fiilen üretilen her bir ton unun maliyetiyle—değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı. “Değirmenci buğday satmaz, un satar” diyen Varagnac, ekstraksiyon ve operasyonel istikrarın, kâğıt üzerinde “avantajlı” görünen bir alımı çok hızlı biçimde tersine çevirebileceğini vurguladı.
“Kağıt üzerindeki fiyat avantajının” değirmende ne kadar hızlı eriyebileceğini göstermek için yakın dönem ürün örneklerine atıf yapan Varagnac, un randımanının %82,3 ile %78,5 arasında değişebildiğini söyledi. Buğday fiyatının 250 $/ton olduğu bir senaryoda, 1 ton un üretmek için gereken buğday maliyetinin; yüksek randımanda yaklaşık 304 $, düşük randımanda ise yaklaşık 319 $ seviyesine çıkabildiğini belirtti. Yani yalnızca verim performansından kaynaklı ton başına yaklaşık 15 dolar kayıp söz konusu.
Durban’a teslim yaklaşık 54.000 tonluk tam bir Supramax yükü için yaptığı vaka çalışmasında Varagnac, farklı menşelerden gelen teklifleri karşılaştırdı. Romanya ve Arjantin menşeli buğdayların teslim fiyatları birbirine yakınken, ABD menşeli buğday yaklaşık 10 dolar/ton daha pahalıydı. Ancak Varagnac’a göre kritik nokta şuydu: Sözleşme fiyatındaki tasarruf, buğday öğütme performansı hesaba katıldığında hızla ortadan kalkabiliyor. Fransız uzman, randıman, tavlama davranışı ve tutarlılık gibi unsurlar değerlendirmeye dahil edildiğinde, daha yüksek başlangıç fiyatına rağmen ABD buğdayını harmanlayan bir tedarik stratejisinin değirmene yaklaşık 300.000 avro tasarruf sağladığını aktardı.
TUTARSIZLIK GİZLİ BİR MALİYET
Varagnac, bir sevkiyatın veya harmanın içindeki “tutarsızlık” sorununun da marjları sessizce aşındırabileceğini söyledi. Değişkenliğin randımanı 0,8 puan aşağı çekebildiğini; teorik olarak %79 olması beklenen randımanın fiiliyatta %78,2’ye gerileyebildiğini belirtti. Bu durumun, 250 $/ton buğday fiyatında 1 ton un başına yaklaşık 3,25 $ ek maliyet anlamına geldiğini ifade etti. Operasyonel açıdan önemli olanın, bu kayıpların çoğu zaman sözleşme kıyaslamalarında görünmemesi; ancak günlük üretim sonuçlarında ve müşteri çıktılarında birikerek ortaya çıkması olduğunu vurguladı.
DEĞİRMENCİLER İÇİN ÜÇ PRATİK MESAJ
Varagnac, konuşmasını değirmenciler için üç somut öneriyle özetledi:
- Sadece buğday fiyatına bakarak alım yapmayın. Kontrat fiyatı sadece başlangıçtır; randıman, nem, tavlama davranışı ve un kalitesi; değirmendeki gerçek maliyeti belirler.
- Tutarlılık kazandırır. Daha stabil buğday; daha stabil ekstraksiyon ve un kalitesi sağlar, kalite sınıf düşüşlerini ve müşteri şikâyetlerini azaltır.
- Kullanım maliyeti belirleyicidir. Buğdayın gerçek değeri; öğütme performansı, kalite istikrarı ve pazar memnuniyetiyle tanımlanır; yalnızca sözleşme üzerindeki rakamla değil.