BLOG

Çiftçi lisanslı depoculuğu bilmiyor ürünü tüccara satıyor.

10 Eylül 20183 dk okuma

“Tarımı Değiştiriyoruz” sloganıyla çalışmalar gerçekleştiren Doktar şirketi Türk çiftçisinin nabzını tuttu. Yapılan çalışmada çiftçinin maliyet analizi, sigorta yaptırma gibi finansal yetkinliklerinin ve yetiştiricilikte modern ziraat tekniklerini uygulama alışkanlığının zayıf olduğu, bunlara bağlı olarak gelirlerinin giderek düştüğü ortaya çıktı.

Doktar’ın Türk çiftçisinin profilini belirlemek amacıyla gerçekleştirdiği “Çiftçinin Nabzı Araştırması” ilginç sonuçları ortaya çıkardı. Tarımsal teknolojinin üretilmesi ve geliştirilmesi konusunda çalışmalar yapan Doktar, bu sene ilkini gerçekleştirdiği araştırmayla Türk zirai üreticisinin yetiştiricilik alışkanlıklarını, gelir değişimini, finansman ve maliyet hesabı uygulamalarını, ürün satış tercihlerini ve zirai bilgilerini mercek altına aldı.

Çalışma kapsamında Nisan-Mayıs 2018 tarihleri arasında 81 il ve 665 ilçeden 3 bin 187 üretici ile görüşüldü. Elde edilen sonuçlar bölgesel ve ürün grubu bazında gruplanarak gerçek Türkiye dağılımlarına göre analiz edildi. Araştırma neticesinde üreticilerin yüzde 56’sının maliyet hesabı tutmadığı, vade kullanan çiftçilerin ise yüzde 48’inin ödediği faizi bilmediği ortaya çıktı. Finansal okur-yazarlık ile ilgili soruların yanında çiftçilerin sigortacılık alışkanlıkları ile ilgili sorular neticesinde, Türkiye genelinde tarım sigortası yaptıranların oranının yüzde 20’lerde kaldığı, Doğu Anadolu’da ise bu oranın çok daha bir düşük seviyede olduğu görülüyor.

Çiftçinin Nabzı Araştırmasında, üreticiye ürününü nasıl, hangi koşullarda kime sattığı ve parasını ne zaman aldığı şeklindeki sorulara verilen cevaplar sonucunda ortaya çıkan bulgulara göre, çiftçi malını en çok tüccarlara (yüzde 59) satıyor. Birlikler ve fabrikalar daha sonra geliyor. Doğrudan son tüketiciye satış yapan çiftçi oranının ise yüzde 10 olduğu görülüyor. Çiftçilerin girdilerini ağırlıklı olarak 1 bayiden temin ettiği ve pazarlık güçlerini geliştiremediği görülüyor. Çiftçilerin yüzde 70’i parasını hasatta alıyor. Her 4 çiftçiden 3’ü lisanslı depoları hiç duymamış; kullananların oranı ise yüzde 2’yi geçmiyor.

TAHIL ÜRETİMİ ESKİ YÖNTEMLERLE

Çiftçinin Nabzı araştırmasına göre üreticilerin yarısından fazlası toprak analizi yaptırmıyor ve düzenli olarak bir ziraat mühendisi ile çalışmıyor. Zirai teknikler konusunda en iyi uygulama oranları Çukurova ve Akdeniz bölgesinden çıkarken ürün grubu olarak bakıldığında “Tahıl” grubu bu uygulamalarda zayıf kalıyor.

Finansal ve yetiştiricilik yetkinlikleri gelişmeyen çiftçinin geliri düşüyor, tarlasına yatırım yapamıyor. Araştırma, üreticilerin yüzde 84 gibi büyük bir bölümünün para biriktiremediklerini ve tarlaları için yeni yatırım yapmadıklarını ortaya koydu. Yani Türk çiftçisi toprağına bağlı ancak para kazanamıyor. Her 4 çiftçiden 3’ü yaptığı işten gurur duyarken kendi çocuklarının bu işe devam etmesine sıcak bakanların oranı yüzde 30’larda kalıyor. Çiftçilerin yarısından fazlasının yaptıkları işin toplumda saygı görmediğini düşündüğü de araştırmanın bulguları arasında. Diğer taraftan çiftçilerin arazilerini satmayı düşünmediği (yüzde 84) ve çiftçiliğe devam etmek istediği görülüyor.

Türk çiftçisinin yüzde 88’inin 10 yıl ve üzeri zamandır çiftçilik ile uğraştığını ortaya çıkaran araştırmada, çiftçilerin televizyon, internet ve telefon alışkanlıkları da analiz edildi. Sonuçlar çiftçilerin yarısının herhangi bir akıllı telefon uygulaması kullandığını ancak teknik konularda, web sitesi, servis ve uygulamalara başvuran çiftçilerin oranının halen oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte çiftçi büyüklüğü ve yetiştirilen ürünün değeri arttıkça teknik bilgi kaynaklarına ilgi ve erişim artıyor.

Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Doktar Genel Müdürü Tanzer Bilgen, “Doktar tarımda dijital dönüşüm ile katma değeri artırmayı amaçlayan bir şirket, bunu başarabilmek için 3 şeyi çok iyi bilmemiz gerekiyor: bitkiyi, teknolojiyi ve çiftçiyi. Teknoloji ve zirai uzmanlık konusunda çok yetkin bir ekibimiz ve gelişmiş ürünlerimiz var, üreticiler ile de çok sık etkileşim yaşıyoruz ancak bununla birlikte Türkiye’de çiftçi davranışlarını inceleyen bir araştırmanın eksikliğini yıllardır hissediyoruz. Çiftçiyi daha iyi anlayabilmek ve bu doğrultuda sektöre ışık tutabilmek için bu araştırmayı her sene düzenli olarak yapmaya karar verdik” dedi.

Sözlerine devam eden Bilgen, “Bizim açımızdan en temel bulgu, çiftçinin işinden gurur duyduğu ve bu işi yapmaya devam edeceği, ancak gelirinin artmamasından dolayı çocuklarının bu işi yapmasını istemediği yönünde. Bununla birlikte maliyet hesabı tutmak, sigortalar, depoculuk, toprak analizi, zirai bilgiyi etkin kullanım gibi konularda yeterli bilgi sahipliği yok. Dolayısı ile üreticilik giderek yaşlanan ve temel zirai işletme prensipleri uygulanmadan yapılmakta bu da ülkenin topraklarından alabileceği katma değeri kısıtlamaktadır. Üreticilerin ve özellikle gençlerin zirai işletme yönetimi, finansal okuryazarlık, dijital tarım teknolojileri gibi konularda eğitilmesi ve desteklenmeleri bu doğrultuda ülkemiz için temel bir öncelik olmalı” diye ekledi.

 
Haberler Kategorisindeki Yazılar
04 Mart 20141 dk okuma

Tarihin en eski buğdayı Siyez’den ekmek yapıldı

Türkiye’de Kastamonu’nun Seydiler, İhsangazi ve Devrekani ilçelerinde yetiştirilen siyez buğdayının...

08 Mart 20211 dk okuma

Hindistan buğdayı global piyasalara dönüyor  

Hindistan buğdayının altı yıl aradan sonra 2020-21 sezonunda global tahıl piyasalarında rekabet güc...