İDMA 2026, 25-27 Haziran tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 11. kez kapılarını açacak. 20 ülkeden yaklaşık 200 katılımcı firmayı ve 120 ülkeden ziyaretçiyi tahıl ve gıda işleme değer zincirinde bir araya getirecek fuar, bu yıl “Dirençli Tahıl Ticareti, Yenilikçi Değirmencilik” temasıyla düzenlenecek İDMA Global Grain & Milling Forum ile daha güçlü bir içerik kazanacak.
ABD Tarım Bakanlığı’nın (USDA) mayıs ayı Küresel Tahıl Piyasaları ve Ticaret raporu, 2026/27 sezonunda küresel tahıl piyasalarının daha sıkı bir arz-talep dengesiyle karşı karşıya kalacağına işaret ediyor.
HUBUDER’in XI. Uluslararası Tahıl Konferansı küresel piyasalardan üretim tahminlerine kadar sektörün geleceğini masaya yatıracak.
İDMA ve IAOM MEA, özellikle Afrika odağında yem ve değirmencilik etkinliklerini birlikte geliştirmek amacıyla stratejik bir ortaklık kurduklarını açıkladı.
Bakliyat, gıda sektöründeki geleneksel rolünün ötesinde, bitki bazlı protein pazarındaki hızlı büyümenin de etkisiyle yem ve gıda işleme sektörlerinden gelen talepte bir artış yaşıyor.
Son küresel tahıl projeksiyonları, başlıca tahıllar için olumlu üretim tahminlerine işaret ediyor.
Değirmenci Dergisi’ne konuşan Ahmed El-Sebaie, Mısır’da oyuncu sayısının yüksek olduğu ve yoğun rekabetin fiyatları baskıladığı bir un pazarının bulunduğunu belirtiyor.
Dünya tahıl ticaretinin kurallarını ve standartlarını şekillendiren en önemli kurumlardan GAFTA’nın yeni Başkanı Brian Arnold, Değirmenci’ye yaptığı açıklamada, sürdürülebilirlik ve dijital ticari belgelendirmenin kurumun öncelikli gündemleri arasında yer aldığını söyledi.
Küresel buğday piyasası bir süredir bol arz, zayıf volatilite ve görece rahat alım temposunun etkisi altında fiyatlanıyordu. Ancak Ortadoğu patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı ekseninde yaşanan gerilim, piyasanın gözden kaçırdığı kırılganlıkları yeniden gündeme taşıdı.
Türkiye, buğdayda “istikrar–verimlilik–kalite” eksenli yeni bir faza hazırlanıyor. Değirmenci Dergisi’ne konuşan Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Yaşar Serpi, suya göre üretim planlaması, modern sulama, kuraklığa dayanıklı çeşitler ve teknoloji odaklı desteklerle 2040’ta 30 milyon ton üretim hedefine ulaşmanın mümkün olduğunu; stratejik stok yönetimi ve öngörülebilir politikaların ise bu dönüşümün temel sigortası olacağını vurguladı.
Dünyanın birçok yerinde barışın en büyük güvencesi hâlâ ekmektir. Gıda güvenliği için kritik bir 10 yıla giriyoruz. İklim değişikliğinin yarattığı kırılganlık ve su kısıtı, tarımı bir milli güvenlik meselesi haline getiriyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların çatışmalar nedeniyle %70’ten fazla azalması, enerji piyasalarını altüst ederken küresel gübre ticaretinin üçte birini de risk altına sokmuştur.
Küresel ticaret düzenindeki dönüşümler, jeopolitik riskler ve iç makroekonomik dengesizlikler, Türkiye buğday değer zincirinde yapısal kırılganlıkları belirginleştiriyor.
Macaristan’ın güneyindeki modern bir bezelye işleme tesisi, sürdürülebilir tarımın geleceğini yeniden tanımlıyor. Helvét-Farm’da gelenek ile inovasyon buluşurken, uzun yıllar arka planda kalan bezelye bugün yeni bir protein anlayışının merkezine yerleşiyor.
Küresel bakliyat ticareti, 2025 yılında Hindistan’ın özellikle kuru bezelye ve mercimekte alımlarını azaltmasının etkisiyle yıllık bazda yüzde 6 gerileyerek tahmini 21 milyon tona indi. Diğer pazarlarda talep güçlü kalmaya devam etse de bu zayıflama genel hacmi aşağı çekti.
Bakliyat, temel gıda olmanın ötesine geçerek stratejik bir beslenme unsuruna dönüşüyor. Bitki bazlı proteinler ise tüketici ilgisinin yarattığı ilk heyecan dalgasını aşarak; öğütme, fermantasyon ve gıda formülasyonu gibi alanları kapsayan daha geniş bir endüstriyel ekosistemin parçası haline geliyor.
Kadınlar; üretimden ticarete, işlemeden teknolojiye ve politika yapımına kadar tahıl sektörünün geleceğini giderek daha fazla şekillendiriyor.
Hindistan, 2026/27 sezonuna (Nisan 2026-Mart 2027) girerken, buğday sektörü güçlü üretim beklentileri ile değişen ticaret politikaları ve piyasa dinamikleri arasında kritik bir dönemeçte bulunuyor. AgPulse’un değerlendirmesine göre görünüm olumlu.
Avustralya buğday sektörü 2026/27 sezonuna, teknoloji ve ölçek ekonomisinin desteklediği güçlü bir verim ivmesiyle giriyor. Çiftliklerin konsolidasyonu, daha gelişmiş makine parkı, hassas ve otonom ilaçlama uygulamalarının yaygınlaşması ve daha kurak koşullara uyum sağlayan tohum ıslahındaki ilerlemeler bu ivmeyi besliyor.
Almanya değirmencilik sektörü, Avrupa’daki en derin yapısal dönüşümlerden birini yaşadı. On binlerce küçük, zanaatkâr ölçekli değirmenden, az sayıda yüksek kapasiteli endüstriyel tesise uzanan bu yolculukta sektör; modernleşme, konsolidasyon ve gelenek arasında bir denge kurarak, hem arz güvenliğini sağlıyor hem de sürdürülebilirlik ve regülasyon alanlarındaki yeni gerekliliklere uyum sağlamaya çalışıyor.
Gaziantep merkezli, üçüncü kuşak bir aile şirketi olan Tanış Milling, un–irmik ve mısır değirmenlerinden yem fabrikalarına uzanan anahtar teslim tesisleriyle bugün 70’ten fazla ülkede yatırımcıların çözüm ortağı. Cidde’de görüştüğümüz Tanış Milling Genel Müdürü Emre Tan, Afrika ve Ortadoğu’nun şirket için neden “omurga” olduğunu, yeni Puridant Semolina Purifier ile dikey mısır degerminatörünün sahada nasıl fark yarattığını anlattı.
Yüksek kaliteli laboratuvar ölçüm cihazları ve proses ölçüm sistemleri üreten Anton Paar’ın, Brabender’i bünyesine katmasının ardından tam bir yıl geride kaldı.
Artık ülkelerin tahıl işleme kapasitelerini geliştirmeye önem verdiklerini belirten, Ortaş Değirmen Yönetim Kurulu Üyesi Samet Taşkın, anahtar teslim fabrika kurulumuna olan ihtiyacın arttığını söyledi.
Değirmenci’ye konuşan Expana Tahıllar ve Yağlı Tohumlar Analiz Direktörü Benoît Fayaud, Ortadoğu’daki gerilimin buğday piyasasında şimdilik sınırlı bir fiyat etkisi yarattığını, ancak asıl riskin orta vadeli üretim dengelerinde saklı olduğunu vurguladı.
Dünya buğday unu ticaretinin, 2025/26 sezonunda üst üste ikinci kez gerileyerek 16 milyon tona (buğday eşdeğeri) düşmesi ve böylece son dört yılın en düşük seviyesini görmesi bekleniyor.
Küresel buğday piyasası bir süredir bol arz, zayıf volatilite ve görece rahat alım temposunun etkisi altında fiyatlanıyordu. Ancak Ortadoğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı ekseninde yaşanan gerilim, piyasanın gözden kaçırdığı kırılganlıkları yeniden gündeme taşıdı.
İran, ABD ve İsrail arasındaki savaş küresel dengeleri sarsmayı sürdürürken, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, yükselen enerji maliyetleri ve lojistik aksaklıklar gıda güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.
Parantez Medya'nın İDMA İstanbul'da hayata geçirdiği IDMA Today ve BBM Mutfak projelerinin mimarı Parantez Medya Genel Müdür Yardımcısı Mohammed Freij, ilham kaynağını ve gelecek planları hakkındaki görüşlerini paylaştı.
İDMA İstanbul ile eşzamanlı olarak düzenlenen TABADER, artık gelenekselleşen Duayenler Ödül Töreni’nin beşincisi 2 Mayıs tarihinde Wow Otel’de gerçekleştirildi.
Fas Un Sanayicileri Federasyonu (FNM) Başkanı Moulay Abdelkadir Alalaoui, İstanbul’da düzenlenen İDMA Fuarı sırasında verdiği özel röportajda ülkesindeki değirmencilik sektörünün durumu ve Türkiye ile ilişkileri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Dünya tahıl işleme endüstrisi İstanbul’da buluştu. Üretiminin yüzde 90’ını ihraç eden önemli endüstriler arasında yer alan yerli un, tahıl, yem, bakliyat üretim ekipmanları ve değirmen makineleri sektörü, 120 ülkede 10.000’den fazla profesyonel ile 10. İDMA İstanbul’da buluştu.
Gündemi yakalayın, etkinlikleri takip edin, özel içeriklere ulaşın!
12 Aralık 2017 5 dk okuma
ÜLKE PROFİLİ
Mozambik, Afrika’nın yoksul ülkeleri arasında yer alsa da gelecek vaat eden bir ülke. Muazzam bir t...
ARAŞTIRMA
Makarna üretiminde ana hammadde olarak kullanılan durum buğdayına olan talep giderek artmaktadır. I...